20 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 19 Eylül 2017 15:32

“LAİK BİLİMSEL EĞİTİM İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM!..”

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

“LAİK BİLİMSEL EĞİTİM İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM!..”

Eğitim Sen Didim Temsilciliği önceki gün (18 Eylül 2017) Cumhuriyet Meydanında Didim Demokrsi Platformunun da katılımıyla Eğitim Öğretim yılının başta öğrencileri öğretmenler, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere, ağır sorunlar ve saldırıların gölgesinde, her zamankinden daha zor koşullarda açıldığını belirtiği bir basın açıklaması yaptı.

Eğitim Sen Didim Temsilciliği Yürütme Kurulundan Erkin Pınarbaşı’nın yaptığı açıklama; “Yeni Eğitim Öğretim Yılını Ağır Tehdit Ve Saldırılarla Karşılıyoruz!” başlığıyla yapılan açıklama; “ 18 Eylül 2017 tarihi, 18 milyon öğrenci, 900 bini aşkın eğitim emekçisi açısından sadece okulların açılmasını ifade etmemektedir. Bugün, toplumun tamamını ilgilendiren eğitim alanına yönelik çok yönlü saldırı ve tehditlerin yaşandığı, laik bilimsel eğitim anlayışına açıkça meydan okunduğu yeni dönemin ilk günüdür.

Kamuda ve eğitimde siyasi ve idari kararlarla hayata geçirilen hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, sendikal faaliyetler nedeniyle yaşanan sürgünler, bilime meydan okuyan yeni müfredat öğrenciler yarış atı gibi sınavdan sınava koşturması, öğretmenlerin mülakat sınavı ile sözleşmeli istihdam edilerek güvencesiz çalışmaya mahkum edilmesi benzeri sorunlar eğitimin zaten sorunlu olan eğitimin niteliğinin daha da kötüleşmesine neden olmaktadır” sözleriyle başladı.

MEB, yıllardır yaptığı değişikliklerle eğitim sistemini yap-boz tahtasına çevirmiş, son olarak yeni müfredat ve TEOG üzerinden yürütülen tartışmalara,  da dikkat çekilen açıklamada  son yıllarda eğitim müfredatında ve yönetmeliklerdeki değişikliklerde eleştirildi ve “Öğrencilerimiz Sınav Cenderesinden Kurtarılmalıdır” denildi.

“Eğitimde dinselleşme ve ticarileşme artarak sürmektedir” diyen Pınarbaşı ; “ Eğitim politikalarının belirlenmesi, oluşturulması ve uygulanması sürecinde Diyanetin, dini vakıf ve cemaatlerin belirleyiciliği ve etkinliği son yıllarda belirgin bir şekilde artmıştır. Yaşananlardan gerekli dersler alınmamış olacak ki, devlet içinde dini cemaatler merkezli yeni oluşumlara zemin hazırlanmaktadır. MEB’in merkezi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, yerellerde ise İl müftülükleri başta olmak üzere, büyük çoğunluğu dini cemaatlerin uzantısı olan kimi vakıf ve derneklerle çeşitli konu başlıkları altında imzalanan işbirliği protokolleriyle eğitim sistemi tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir kuşatma ile karşı karşıya bırakılmıştır.” Diyerek eleştirisini sürdürdü.

“Eğitimde yaşanan dinselleşmeye paralel olarak, özellikle 4+4+4 sonrasında ticarileşme uygulamaları katlanarak artmış, kısa süre içinde özel okulların resmi okullara oranı yüzde 20’lere dayanmıştır. Eğitimde 4+4+4 sonrasında devlete ait ilkokul sayısı yaklaşık 4 bin, devlet okullarına giden öğrenci sayısı ilkokulda 668 bin, ortaokulda 336 bin azalmıştır. Sadece son bir yıl içinde 1.177 gibi rekor sayıda yeni özel okul açılmış ve MEB’in bu durumu “övünç kaynağı” olarak görmesi, kamusal eğitimin iktidar eliyle nasıl tasfiye edildiğini açıkça göstermektedir. Zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden birçok velinin özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiş, devlet okullarında eğitim bizzat MEB eliyle çökertilme noktasına getirilmiştir

AKP iktidarında eğitimde yaşanan dinselleştirme uygulamalarının da doğrudan etkisiyle özel okul sayısı 10 kat, özel okula giden öğrenci sayısının 12 kat artmış olması tesadüf değildir. Zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden velilerin ekonomik koşullarını zorlayarak özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiştir.

Eğitim Hakkı ve Eğitime Erişimde Sorunlar Sürüyor” da denilen açıklamanın son bölümünde “Laik Bilimsel Eğitim İçin Birlikte Mücadele Edelim! “ çağrısı yapıldı.

Erkin Pınarbaşı okuduğu açıklamanın son bölümünde de ;  “Eğitim sisteminde yıllardır yaşanan ve katlanarak artan sorunlar, MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığını açıkça göstermektedir. Okullarda yaşanan yoğun dinselleşme ve eğitimi ticarileştirme uygulamaları okullarımızı eğitim yuvası olmaktan uzaklaştırmaktadır.

Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okulöncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, dini inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminin çocuklarımıza, öğrencilerimize verebileceği hiçbir şey yoktur. Eğitim Sen olarak ülkenin ve çocuklarının geleceğinden endişen eden herkesi kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için birlikte mücadeleye çağırıyor, iktidarın eğitim alanındaki dayatmalarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Eğitim Sen Didim Temsilcisi Turgay Elçi’de KHK’larla görevden uzaklaştırılan ya da ihraç edilen kamu çalışanlarının geri döneceğine inandıklarını belirtti.

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü