22 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 19 Ekim 2017 15:16

TÜM GERİCİ VE İSTİSMARCI YASALARA VE ZİHNİYETLERE İTİRAZ EDİYORUZ

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

TÜM GERİCİ VE İSTİSMARCI  YASALARA VE ZİHNİYETLERE İTİRAZ EDİYORUZ

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Akbük Şubesi Kadın Kolları üyeleri Cemevi inşaat alanında müftülüklerin nikah kıyma yetkisinin verilmesine karşı çıktıklarını belirten basın açıklaması yaptılar.

Akbüklü kadınlar “Müftülere nikah yetkisi veren yasa tasarısına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İsteseniz de istemeseniz de Meclisten geçecek” sözlerine  tepkili olduklarını söyledikleri açıklamaya  “Bu zihniyetin hayatlarımıza egemen olmasına itiraz ediyoruz” diyerek başladılar.

“Kadınların tepkisiyle karşılaşan ve tartışma yaratan, il ve ilçe müftülüklerini de evlendirme memurları arasına ekleyen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” bugün Meclisten geçti ancak;   ‘Eşit ve özgür bir yaşam için: Bu yasalar böyle geçmez’ diyoruz Erdoğan ise ‘Zaten bu konuda karar verildi. Zaten geçecek.’ diyor.   Bu yasayla medeni kanunla elde ettiğimiz haklar ortadan kaldırılıyor. Evlilik,  miras ve boşanma haklarında güvencesiz bırakılmamızın önünü açıyor. Medeni hakların din görevlilerine  devredilmesi laikliğe aykırıdır. Ve laikliğin olmadığı yerde en çok biz kadınların hakları tırpanlanır.

2015 yılında resmi nikah yapılmadan dini nikah kıyılması halinde: dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesi yasası kaldırıldı. 2016 da ise  bir yasayla “ Çocukların dinsel ilişkiye rıza” yaşı 15 den 12 ye indirildi.

Çocuk yaşta evlendirilen, tacize uğrayan kız çocuklarının yaptıkları doğumlarının bildirimine ilişkin zorunlulukta ortadan kaldırılıyor” diyen kadınlar bu yasanın istismar ve tecavüzün önünü açtığını iddia ettiler  ve “Nikahı kimin kıyacağı (Belediye memuru, müftü) kadınlar üzerde bir baskı ve şiddete dönüşebilir. Bu baskı altında kadınlar istemeseler de  din görevlisinin nikahına zorlanabilir” dediler.

‘KADINLAR BU KURUMLARA MAHKUM EDİLİYOR’

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Akbük şubesi kadınlar basın açıklamasının son bölümünde “Bizlerin hayatlarını etkileyen tasarılar olduğu gibi çocuklarımızın da laik ve bilimsel eğitimden koparılarak dini eğitime yöneltildiklerini görmekteyiz.

Müftülük kurumunun son 5-10 yıldır sosyal politika ve sosyal hizmet alanında ciddi biçimde yetkilendirilmekte. Müftülüklere bağlı aile ve dini rehberlik büroları açılıyor. Bu bürolar her yerde var. Ancak her ilde, her ilçede kadınların şiddete uğrağında başvuracakları şiddet önleme merkezi yok. Kadınlar zaten bu kurumlara başvurmak zorunda bırakılıyor. Çünkü başka bir olanak sunulmuyor. Zorunda bırakıldığımız kurum, bizlerin erkeklerle eşit olmadığımızı söylüyor. Bu eşitsizlik aslında şiddetin ve cinayetlerin sebebi.

Bunun tüm kadınların aleyhinde olduğunu söylüyoruz ve itiraz ediyoruz. İmam nikahının azaltılacağı söyleniyor. Bunu inandırıcı bulmuyoruz. Tam tersine yine toplumu kutuplaştıracaklar kadın üzerinden.
Siyaset çünkü kendini kadın bedeni üzerinden kurguluyor. Bütün kadınların buna karşı çıkması gerektiğini düşünüyoruz ve itiraz ediyoruz” dediler.

Açıklamalarında eğitim siteminde ki rahatsızlıklarını da ; “ Son birkaç yıldır İstanbul’da, özellikle emekçilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde, hem kreş hem de okul öncesi din eğitimi veren, denetimden muaf sübyan mektepleri hızla yayılmaya başladı. Devlet okullarında ana sınıflarının yeterli sayıda olmaması, 150-200 lira arasında değişen ana sınıfı ücretlerinin aileler tarafından karşılanamaması, okul saatlerinin çalışan kadınlara uygun olmaması nedeniyle yaşanan çaresizlikler bu ‘mektep’leri cazip hale getiriyor.
Son zamanlarda, sübyan mekteplerinde yaşanan olaylar ve çocukların yaşadığı ruhsal zorluklar gündemde.
Ebeveynler, ‘ağaç yaşken eğilir’ yaklaşımı ile çocukların erken yaşta din eğitimi almaları gerektiğine ikna edilmeye başlandı.
Bu yaklaşımın, çocukların gelişim süreçlerini istismar etmesi ve bu konudaki bilgi eksiklikleri nedeniyle çocukların ruh sağlığı açısından acilen yeniden düşünülmesi gerekiyor.

Biz kadınlar medeni kanunla kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz.

Laik ve bilimsel eğitimden vazgeçmeyeceğiz. Çocuklarımızın geleceklerini sübyan mektepleri ve dini vakıflar eliyle karartılmasına boyun eğmeyeceğiz. Şeri yasalarla yönetilmek istemiyoruz” diyerek tamamladılar.

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü