23 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 24 Ekim 2017 13:48

ADD AYDIN ŞUBELERİ EŞGÜDÜM TOPLANTISI DAVUTLAR’DA YAPILDI

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

ADD AYDIN ŞUBELERİ EŞGÜDÜM TOPLANTISI DAVUTLAR’DA YAPILDI

Atatürkçü Düşünce Dernekleri Aydın Şubeleri Davutlarda gerçekleştirilen eşgüdüm toplantısında bir araya geldi. Aydın ilçelerindeki derneklerin başkanları ve temsilcilerinin katıldığı toplantının sonunda bir de sonuç Bildirgesi Yayınlandı.

Toplantıya Katılan ADD Didim Şube Başkanı Türker Bacaksız  toplantıda ülke gündemi ve yaratılan fiili durumlara karşı dernek olarak refleks gösterme kararı aldıklarını belirterek “Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e,  Laik Cumhuriyete karşı yapılan hareketlere mutlaka verilecek cevabımız vardır. Büyük liderimiz Atatürk’ü unutturmak yolundaki dış destekli projelerin ortalıkta uçuştuğu günlerde, ulusal bayramlarımızın bile kutlanmasına yasak getirilmiştir, izin verilmemektedir, ancak bizler buna izin vermeyip Cumhuriyet Coşkumuz yaşayacağız ve yaşatacağız” dedi.

ADD Şube Başkanı Türker; “ bir yandan ülkedeki gelişmeleri kaygı ile izlerken bizim var olma sebebimiz olan Cumhuriyeti ve bayramını bir balo coşkusuyla yaşayacağız, 28 Ekim Akşamı Didim Beach otelde düzenlenecek  balomuzda tüm Atatürkçüleri bekliyoruz. Vals gösterisi, Halkoyunları Gösterileri ve çeşitli eğlenceleri Cumhuriyet ve Atatürk’ümüz için yapacağımız havai fişek gösterisi ile coşkumuzu paylaşacağız” dedi.

ADD Didim Şube Başkanı Türker Bacaksız Davutlardaki Eşgüdüm Toplantısı sonunda bir sonuç bildiriş yayınlandığını, bildiride şu tespitler yapıldığı söyledi.

“Türkiye Emperyalist Kuşatmadan Atatürk’te Birleşerek Kurtulacaktır”

Bugün Türk Milleti’nin birliği, Türk Devleti’nin varlığı ve Türk Vatanının bütünlüğü tehdit altındadır. Ülkemiz, bölücü ve dinci terör örgütlerinin oyuncağı olurken, onlara destek verenleri de unutmamak gerekir. Zamanı gelince hepsinin yargılanacağı da bilinmelidir. Atatürk’e, laik cumhuriyete, demokrasiye ve aydınlığa saldırılar gündelik yaşamımızın bir parçası haline gelmiş artık aymazlığa dönüşmüştür. Saldırı sınır tanımaz bir şekilde Atatürk ilke ve devrimlerine, Atatürk’ün anısına büyük saygısızlığa kadar varmış, Atatürk büstlerine ve heykellerine planlı saldırılar her geçen gün tırmanmıştır. Bu olaylara iktidarın ve muhalefetin yeterli ve gerekli tepki göstermediğine, hatta sessiz kalındığına tanık olmaktayız. Büyük liderimiz Atatürk’ü unutturmak yolundaki dış destekli projelerin ortalıkta uçuştuğu günlerde, ulusal bayramlarımızın bile kutlanmasına yasak getirilmiştir, izin verilmemektedir.
İktidar temsilcileri tarafından dillendirilen yeni bir devlet kurulduğuna yönelik açıklamalar ülkenin birlik ve beraberliği ile düzen ve geleceği için çok tehlikeli bir söylemdir. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak ve yerine yeni bir devlet kurmak kimsenin haddi de değildir, hakkı da değildir ve asla olamaz da. Devlet kurmak ile Habur'a seyyar çadır mahkemesi kurmayı birbirine karıştıranlar, demokratik ve laik cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşayacağını akıllarından çıkartmamalıdırlar.

Hükümetin TBMM Başkanlığı’na sunduğu Nüfus Hizmetleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Nüfus Hizmetleri Yasası’nın “evlendirme yetkisi” başlıklı 22. maddesine ekleme yapıldı. Bu tasarıyla il ve ilçe müftülüklerinin resmi nikâh kıymasının önü açılarak, müftülüğün görevlendireceği imamların da resmi nikâh kıyması sağlanmış olacaktır. Laik hukukun en önemli göstergesi olan resmi nikah, toplumu birleştiren bir düzenlemedir. Dini makam olan müftülerin evlendirme memuru olarak görevlendirilmeleri, laik medeni kanundan vazgeçiş olduğu gibi, demokratik ve laik cumhuriyet rejimini ortadan kaldırmaya yönelik planlı girişimlerden biridir.

Bunun yanında hemen hemen her yerde çocuklara yönelik cinsel istismar davasında adı geçen Ensar Vakfı ile beş yıl geçerli olmak üzere ‘çeşitli eğitim, seminer ve sosyal etkinlikler düzenlenmesine dair işbirliği’ yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı, gerek öğretim programlarında, gerek ders içeriklerinde, gerekse okul kitaplarında bilimsel eğitime ters düşen bir çok değişiklik yapmıştır.

 

Yeni ortaöğretim tarih dersleri içeriğinde Atatürk’e, ilke ve devrimlerine daha az yer verildiği görülmektedir. Aslında yapılmak istenen Cumhuriyet devrimiyle hesaplaşmaya çalışmaktır. Okul kitaplarından Atatürk kaldırılarak, ibadet olarak kabul edilen “cihat” kavramının, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin programında okutulması kararlaştırılmıştır. Cihad, insanın maddî-manevî bütün varlığını Tanrı yolunda ortaya koyarak, Hakkın düşmanlarını ortadan kaldırmak için savaşmasıdır.  Bir ilkokul çocuğuna yurttaşlık bilinci, insan ve vatan sevgisi öğretilmeyip, din uğrunda ölmek anlatılmak istenmektedir. 
İzlediği yanlış dış politika ile neredeyse sorunlar yumağı haline gelen bir dediği, diğeri ile örtüşmeyen, sürekli yalpalayan AKP iktidarı Suriye’den sonra Irak’ın Kuzeyinde yaşanan referandum sürecinde de kayıtsız kalmış Peşmergeyi ve Barzani’yi kontrol edememiştir. Bağımsız bir Kürdistan kurulmasının, özellikle ülkemizin ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü tehlikeye atacağını göremeyen ufku dar siyasetçiler, emperyalizmin taşeronluğunu yapmaktadırlar.
Bütün bu tehlike ve tehditler karşısında Mustafa Kemal gibi düşünerek, bilinçli ve kararlı bir şekilde örgütlenerek, demokratik ve laik cumhuriyetimiz için mücadele ederek, ülkemizi yeniden aydınlık günlere getirmek için çalışmalıyız. Bugün Atatürk ilke ve devrimlerinde buluşanların, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığında birleşenlerin yeni emperyalist kuşatmalara karşı bilinçli tepki vermeleri gerekmektedir. Bu tepki tarihsel bir sorumluluk olduğu kadar aynı zamanda aydınlık ve güzel günler için de bir zorunluluktur
Ülkemizi içinde bulunduğu bu zor koşullardan kurtarmanın yolu yurtseverlikten, tam bağımsızlıktan, emperyalizm karşıtlığından, Atatürk ilke ve devrimlerini özümsemekten geçmektedir.
Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği nesil olarak, başarısız bir sınav verdiğimiz ortadadır. Ancak gelinen nokta ne kadar kötü olursa olsun, Atatürk’ün takipçileri için umutsuzluğa yer yoktur. Yurtseverler, vatanseverler, ülkesini sevenler bilinçli ve kararlı örgütlenme ile yapacakları haklı ve demokratik bir mücadele sonucunda, bu yaşanılan karanlığı, aydınlığa çevirebilme potansiyeline sahiptirler. Yolumuz uzun ve çok zor ama başaracağız, başarmak zorundayız.
.

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü