18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 08 Kasım 2017 17:20

EĞİTİM SEN 10 SORUDA YENİ SİSTEMİN HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

Yazan  mavi didim
Oy ver
(0 oy)

EĞİTİM SEN 10 SORUDA YENİ SİSTEMİN HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

Eğitim Sen Didim Temsilciliği  Yürütme Kurulu adına öğretmen  Turgay Elçi yayınladığı bir basın bildirisi ile kaldırılan TEOG değerlendirme sınavının yerine getirilen sistemin aksaklıklarını 10 ayrı maddede anlattı.

1- TEOG neden kaldırıldı? Amaçlanan nedir?

TEOG’un kaldırılmasının ardında, AKP’nin bir gerçeği gizleme çabası yatmaktadır. Bilindiği üzere, AKP 4+4+4 sistemiyle birlikte bir taraftan özel okulların diğer taraftan da imam hatiplerin sayısını hızla arttırdı. Toplum mühendisliğinin hedefleri doğrultusunda eğitimin içeriğini yeniden yapılandırdı. Öğretmenleri baskı altına almak ve hükümetin ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmeye zorlamak için elinden geleni yaptı. Yoksul ailelerin çocukları fiilen meslek liselerine, imam hatiplere ve açık liseye gitmek zorunda bırakıldı. Kamu kaynakları devlet okullarına değil, imam hatiplere ve özel okullara aktarıldı. Eğitimdeki

Açıklanan yeni sistemin en önemli amacı imam hatip okullarının akademik başarısını artırmak için %10’luk dilimden öğrenci almasını sağlamaktır.

2- Eğitim Sen’in söyledikleriyle yeni sistem arasında nasıl bir bağlantı var?

Biraz geriye dönelim. 2014 yılında 652 sayılı KHK’nın 37. Maddesine eklenen 9. fıkra ile MEB proje okulları uygulamasını başlattı. Çok sayıda imam hatip lisesi bu kapsamda proje okulu yapıldı. Ardından 16 Eylül 2017 tarihinde “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde” yapılan değişikle imam hatip liseleri hariç tüm proje okullarının öğrenci kontenjanları 5 şube (sınıf) ile sınırlandırıldı. İmam hatipler ise bu sınırlamadan muaf tutuldu.Dolayısıyla, kimi imam hatip liseleri cazip kılınacaktır.

3-Yeni sistemde sınavla öğrenci alacak okullar içinde imam hatip liselerinin ağırlığı fazla mı olacak?

Bakan İsmet Yılmaz merkezi sınavla öğrenci alacak 600 okulun, “fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okulları” olacağını belirtti. Yeni getirilen sistemle bu 600 okulun büyük bir bölümünün imam hatip lisesi olacağını söyleyebiliriz. Ankara, İstanbul, İzmir Fen Liseleri gibi okulların sayısı bile proje okulu olan imam hatip liselerine oranla oldukça azdır. Bu fark dahi AKP’nin asıl amacını ortaya koymaktadır.

4-Merkezi sınavla öğrenci alacak okulların listesi açıklandı mı?

Hayır açıklanmadı. Bakan Yılmaz, bu okulların Mayıs ayında açıklanacağını belirtti ve hangi kriterlere göre bu okulların seçileceğine dair hiçbir şey ifade etmedi. Söylediği tek şey, bu okulların “fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okulları” olacağıydı. Dolayısıyla bu okulların hükümetin siyasi tasarrufuyla belirleneceği çok açık.

5-Her ilde merkezi sınavla öğrenci alan bir okul olacak mı?

Mevcut durum göz önünde bulundurulduğunda merkezi sınavla öğrenci alacak okulların büyük bir kısmının büyükşehirlerde toplanacağı ortadadır. Diğer illerde ise merkezi sınavla öğrenci alacak bir ya da iki okul olabileceği gibi kimi illerde hiç okul olmama ihtimali de mevcuttur.  ekonomik koşulları el vermediği için bu okullara gidemeyecek öğrenciler sorunu karşımıza çıkacaktır.

6- %10’luk dilime giren bir öğrenciyi nasıl bir süreç bekliyor?

Bu öğrenci imam hatip lisesine gitmek istemezse ne olacak?

Somut bir örnek üzerinden konuyu tartışalım. Örneğin X ilindeki bir öğrenci sınava girdi ve genel ortalamada %10’luk dilimde yer aldı. O zaman Türkiye genelinde yerleşebileceği 600 okul bulunmakta.

Kendi ilinde ise merkezi sınavla alan 2 lise var diyelim. Bu durumda öğrenciyi ailesinin ekonomik koşullarını değerlendirme süreci bekliyor. Tercihini ya il dışına gitmekten yana ya da kendi ilinde kalmakta kullanacak.

Son olarak, bu öğrenci söz konusu 600 okula yerleşemedi, tercihini imam hatip lisesinden yana kullanmak istemedi diyelim. Bu durumda akademik başarısı oldukça yüksek bir öğrenci, adresine en yakın liseye ya da özel okullara gitmek zorunda kalacak.

7- %10’luk dilimde yer almayan öğrenciler ne yapacak?

Yeni sistemde özetle öğrencilerin %90 ‘ı adresine en yakın olan 5 okulu tercih edecek ve bunlardan birine yerleşecektir. Eğitim bölgelerinde öğrencilerin tüm gereksinim ve isteklerini karşılayacak okul türü ve sayısının olmadığı gerçeği göz önüne alındığında bu durum “Her Öğrenci İstediği Okula Gidecek” belirlemesinin gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Zorunlu olarak bu okullardan birine yerleşmek durumunda kalan öğrencinin kendi tercihine göre öğrenim görme hakkı ortadan kalkmış olacaktır.

8- Bu durumun ne tür sakıncaları var?

Adrese dayalı bir sistemin öncelikle öğrencilerin seçme hakkını kısıtlamakta, öğrencileri sadece oturduğu mahalle ya da eğitim bölgesine hapsetmektedir. Semtlerin ekonomik ve sosyal farklılıkları ve eşitsizlikleri okullara da kaçınılmaz olarak yansımaktadır. Okulların teknolojik donanımlarından, öğrencilere yönelik olarak sunulan olanaklara, velilerin okul yaşantısına katkısına kadar pek çok alanda bu farklılıkları ve eşitsizlikleri görmek mümkündür

Ayrıca bu sürecin yükü velilerin omzuna binecek ve harcamalarından kısarak çocuğunu özel okula gönderebilmek için tüm imkanlarını seferber edecektir.

9- Bakan’ın yeni sistemi açıklarken “TEOG öğrencileri ve velileri okul dışı kaynaklara (etüt merkezi, kurs, özel ders) yöneltiyordu” sözlerini nasıl değerlendirebiliriz?

Açıklananın aksine temel eğitimden ortaöğretime geçişte sınav kalkmamıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü Haziran ayında yapılacak olan sınava katılacaktır. Doğal olarak Bakan Yılmaz’ın TEOG’un kaldırılmasına gerekçe olarak sunduğu “okul dışı kaynaklara yönelimin” belirgin bir şekilde artması kaçınılmazdırUnutulmamalıdır ki 1 milyon 200 bin öğrenciden sadece 120 bini sınavla öğrenci alacak okullara yerleşebilecektir. Bu durum da sınavın belirleyiciliğini kat be kat artırmak anlamına gelmektedir.”

Eğitim Sen adına yapılan açıklamada çözüm önerisi olarak ta ; “ her öğrencinin istediği okula gitmesi en doğal hakkı olmalıdır. Sınavsız ve her öğrencinin istediği okulda eğitim alması savunulması gereken en temel yaklaşım olmalıdır.

Sınavlara endekslenmiş bir eğitim sisteminin nitelikli olması nasıl mümkün değildir. İlköğretimden üniversiteye kadar yapılan sınavlarda çocuklarımız ve gençlerimiz resmen yarıştırılmakta, birbirleriyle rekabet etmeleri istenmektedir.. Bunun için öncelikli olarak yapılması gereken, öğrencilerimizi sınav cenderesinden kurtarmak olmalıdır.

Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan “sınav merkezli eğitim” anlayışı derhal terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağını kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemeden atılacak her adım, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

mavi didim

mavi didim

Mavi Didim Gazetesi İnternet Editörü