24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Rastgele Galeriler

Reklam

Tarihe Göre İhale İlan Haberleri

« Kasım 2017 »
Pzt Sal Çrş Prş Cu Cts Pz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      

İhale İlanları

İLAAN

İLAAN

Tweet (http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mavididim.com.tr%2Fihale-ilanlari%2F60-yakin-cevre%2F129-efes.html)İLAN  

EFES

Antikçağda en görkemli günlerini M.Ö. II. ve I. yüzyıllarda, Roma İmparatoru Augustus döneminde yaşayan Efes, imparatorluğun Asya'daki başkenti olmuş ve 200.000'i aşan nüfusuyla dev bir yerleşime ev sahipliği yapmıştır.

Didim'e 1,5 saat uzaklıkta olan Efes, Panayır ve Bülbül Dağı yamaçlarındaki Ayasuluk Tepesi mevkiinde kurulu ve İzmir'e bağlı Selçuk ilçesindedir. M.Ö. 6.000 yılına dek uzanan arkeolojik geçmişi eşelendiğinde, kentin kaderinin M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmasıyla değiştiği ve şekillendiği söylenebilir. İon Medeniyeti'nden günümüze miras kalan ören yeri ise, Büyük İskender'in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuştur.

Efes'in kuruluş efsanesine göre ise, Atina Krallarından Kodros'un cesur oğlu Androklos'a dayanır. Babasından Ege'nin karşı kıyılarını keşfetme isteğiyle izin alan Androklos, önce Delphi kentindeki Apollon Tapınağı'nın kahinlerine danışır. Kahinler kendisine, balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kuracağını müjdeler. Bu sözün anlamını düşünerek gemisiyle Ege'nin lacivert sularına açılan Androklos, o zamanki ismi Kaystros olan Küçük Menderes Nehri'nin ağzındaki körfeze gelince karaya çıkmaya karar verir. Ateş yakarak tuttukları balıkları pişirirken çalıların arasından çıkan bir yabandomuzu, Androklos'un balığını kaparak kaçınca, kehanetin gerçekleştiğini anlayan cesur Atinalı, kendisine eşlik eden insanlarla burayı mesken tutar...

Küçük Asya'nın en parlak kent merkezlerinden biri ve 12 İon kenti içinde günümüze kalan en önemli antik yerleşim olan Ephesus, kendi parasını basacak kadar özerk bir yapıda yönetilmiştir.

M.S. IV. yüzyılda limanının dolmasıyla Efes'te ticaret gerilemeye başlayınca, İmparator Hadrian limanı birkaç kez temizletmiştir. Ancak liman kuzeyden gelen Marnas Çayı ve Küçük Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla dolmuş ve Efes denizden bir daha yaklaşmamak üzere uzaklaşmıştır.

1330 yılında Türkler tarafından alınan Efes, önceleri Aydınoğulları'nın merkez olarak belirlediği Ayasuluk'u öne çıkarmışsa da, XVI. yüzyıldan itibaren kent giderek küçülmeye başlamıştır.


ARTEMİS TAPINAĞI
Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı, insanoğlunun mermerden inşa ettiği ilk tapınak olup, temelleri M.Ö. VII. yüzyıla dek gider.

Tanrıça Artemis'e ithafen Lidya Kralı Croesus tarafından yaptırılan bu tapınak, Yunan mimar Chersiphron tarafından tasarlanmış ve dönemin en büyük heykeltraşlarından Pheidias, Polycleitus, Kresilas ve Phradmon tarafından yapılmış olan bronz heykellerle süslenmiştir. 130 x 68 metrelik heybetli ölçüleriyle Artemis Tapınağı, hem bir pazaryeri hem de bir mabet olarak kullanılmıştır.


Ancak Artemis Tapınağı'nın kaderi, M.Ö. 21 Temmuz 356'da, adını ölümsüzleştirme peşindeki bir başka Yunanlı'nın elinden geçecek ve bu kişinin komutasındaki binlerce kişi tarafından bir gecede yıkılıp, yakılacaktır. Rivayete göre, Büyük İskender de, Artemis Tapınağı'nın yıktırıldığı bu gecede doğmuştur. Belki de bu ilginç tesadüfün farkında olan Büyük İskender, Anadolu’yu fethettiğinde Efes'teki Artemis Tapınağı’nın yeniden inşa edilmesi için rahiplere yardım teklif etmişse de reddedilmiştir. Bu tarihi ıskalamanın bir neticesi olarak, orijinal ilk tapınaktan günümüze sadece birkaç mermer blok kalmıştır.



CELSUS KÜTÜPHANESİ


Agora'nın güney tarafında görkemli bir şekilde yükselen Celsus Kütüphanesi, M.S. 135 yılında Asya Konsülü Julius Celsus Halemaeanus adına, oğlu Julius Agiula tarafından Romalı mimar Vitruoya'ya yaptırılmıştır.

Roma dönemi yapılarının en güzellerinden birisi olan ve dıştan iki katlı, içten ise 15 metre yükseliğinde yekpare bir salondan oluşan bu yapı hem kütüphane, hem de anıt mezar görevini üstlenmiştir. Arka taraftaki bir kapıdan Celsus'un mezar odasına geçilir. Celsus'un kazıbilimciler tarafından yapılan kazılarda bulunan şaheser bir heykeli ise İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.



MERYEMANA EVİ


Hazreti İsa'nın annesi olan Meryem'in son yıllarını Aziz John ile birlikte geçirdiğine inanılan Bülbül Dağı'ndaki bu kilise Meryemana Evi olarak anılmaktadır. Meryem Ana ören yerine, Efes antik kentinin üst kapısının yanından geçilerek çıkılmaktadır. Burası Hıristiyanlar için kutsal bir hac yeridir ve bazı papalar tarafınan da ziyaret edilmiştir. Meryem'in mezarının da burada olduğu iddia edilse de, asıl mezarın Silifke'de olduğuna inanılmaktadır.



TİYATRO

Antik Efes kentinin görkemli yapıları, bin yıllara meydan okurcasına yükselir ve ayakta dururken, bunların en muhteşemlerinden biri de 25.000 kişilik amfitiyatrodur.

Tiyatronun, ilk kez Helenistik Dönem'de yapıldığı bilinse de, günümüze kadar kalan kısmı İmparator Cladius zamanında yeniden inşa edilen bölümdür.



AZİZ JEAN BAZİLİKASI

Doğu Roma, yani Bizans İmparatoru Büyük Iustinianus tarafından yaptırılan ve o dönemin en büyük yapılarından bir olan 6 kubbeli bu bazilikanın merkezini oluşturan alt kısmında, İsa'nın en sevdiği havarisi Aziz Jean'nin (Yuhanna)mezarının bulunduğu iddia edilmektedir. Ayrıca burada Aziz John adına dikilmiş bir anıt, hazine binası ve vaftizhane de bulunmaktadır.



MERMER CADDE

Efes antik kentinin güneydoğusunda bulunan Magnesia kapısından Koresos kapısına kadar uzanan 400 metrelik Mermer Cadde, M.S. V. yüzyılda yeniden inşa edilmiş bir alandır. Yapıldığı dönemlerde caddenin altından geçen kanalizasyon sistemi ise denize dek uzanırdı. Mermer Cadde ile Celsus Kütüphanesi arasındaki açık alanda Auditorium bulunduğu ve burada konuşmaların yapılıp, şiirler okunarak söylevler verildiği bilinmektedir.



AŞK EVİ

Mermer Cadde'nin Kuretler Caddesi ile kesiştiği noktada bulunur. Yol üzeründe kazılarak yapılmış bir sol ayak ve bir kadın başı figürü vardır. Bu iki görüntü arkeologlar ve sosyal bilimciler tarafından 'dünyanın ilk reklam panosu' olarak değerlendirilmekte ve caddein az ilerisinde kadın bulunabileceğini simgeliyordu.

Bu ilginç ev, M.S. I. yüzyılla tarihlenmektedir. Ana bir hol ve buraya açılan birçok odadan oluşmakta, içinde burada çalıştığı varsayılan genç kızlara ait mozaik portreler yer almaktadır.



YAMAÇ EVLER


Celsus Kütüphanesi'nden Kuretler Caddesi'ne dönüşte sağ tarafta bulunan Bülbül Dağı'nın yamaçlarında antik dönemin kentli zenginlerinin ikamet ettiği evlerdir. Yakın zamanda restore edilerek orijinallerine daha yakın hale getirilen kalorifer sistemli ve hepsi hamamlı olan bu evler, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmakta ve duvarlarında fresk mozaiklerle süslü kaplamalar bulunmaktadır.