19 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Rastgele Galeriler

Reklam

Tarihe Göre Haberler

« Kasım 2017 »
Pzt Sal Çrş Prş Cu Cts Pz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'da Bir Mesaj Yayınladı

T.C. DİDİM BELEDİYE BAŞKANI A.DENİZ ATABAY, ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ARAMIZDAN AYRILIŞININ 79. YILI DOLAYISIYLA BİR MESAJ YAYINLADI

Gazi Mustafa Kemal Atatürk tüm olumsuzluklara rağmen boyun eğmeyen kararlı tutumuyla Türk halkını,nice zaferlere taşımış büyük bir liderdir.

Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük komutan, eşsiz devlet adamı milletimizin unutulmaz lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü,ebediyete yolcu etmemizin 79. yılında minnet, özlemle ve saygıyla anıyorum. Ruhu şad olsun.

A.Deniz ATABAY

 

T.C. Didim Belediye Başkanı

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 09 Kasım 2017 15:17

ATAMIZI ANIYORUZ

ATAMIZI ANIYORUZ

Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak Atamızı, ölümsüzlüğünün 79. yılında geleceğin teminatı olan çocuklarımızın tiyatro gösterisiyle anıyoruz.

10 Kasım Cuma günü saat 20.00'de Şükran Güngör-Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu'nda düzenlenecek olan “Atatürk’ü Anma Gecesi” adlı etkinlikte, kültür merkezi eğitmenleri ve kursiyerleri tarafından hazırlanan program sahnelenecek.

Kültür merkezi kursiyerlerinin sahneye çıkacağı gecede Atatürk'ün hayatından kesitler yer alacak; slayt gösterileri, canlandırmalar yapılacak ve Atatürk'ün sevdiği şarkılar seslendirilecek.

12 Kasım Pazar günü saat 19.30'da yine Şükran Güngör-Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu'nda düzenlenecek ikinci etkinlikte ise Atamızın sevdiği şarkılar ve türküler seslendirilecek.

İki bölümden oluşacak etkinlikte ilk bölümde şef Murat Akyüzlü yönetimindeki Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Korosu sahneye çıkacak ve Atatürk'ün sevdiği Türk sanat müziği eserlerini seslendirilecek.

İkinci bölümde ise şef Özcan Yılmaz yönetiminde Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Korosu, Atamızın sevdiği türküleri seslendirecek.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, etkinliklere tüm Aydın halkını davet etti.

Yayınlandığı yer Didim

“10 KASIM YAS GÜNÜ DEĞİL, MÜCADELE GÜNÜDÜR!...”

Vatan Partisi Didim İlçe Başkanı Bülent  Boyer, Mustafa Kemal  Atatürk’ün ölümünün 79. Yılında yaptığı açıklamada 10 Kasım’ın  Yas Günü Değil, Mücadele Günü olarak anılmasını istedi.

Başkan Boyer: “Ulusumuzun kurtarıcısı ulu önderimizi 79 yıl önce bugün ebediyete uğurlamıştık. Öncelikle 10 Kasım’ın yas günü değil, mücadele günü olduğunu belirtmek gerekir. Büyük devrimci Atatürk'ün anılmaya ihtiyacı yoktur, ama bizim Atatürk Devrimlerine her zaman ihtiyacımız olacaktır.

Atatürk'ün toplumda unutturulmaya çalışılmasına asla izin vermeyeceğiz. Dün andımızın okunması yasaklandı, TC ibaresi silindi. Bugün devlet kurumlarından ve Milli Eğitim’den Atatürk silinmeye çalışılmaktadır. Boşuna uğraşıyorlar. Biz yurtseverlerin gönlünden vatan, bayrak ve Atatürk sevgisini silemeyecekler.


ABD emperyalizmi, gerici terör örgütü FETO ve bölücü terör örgütü PKK ile ortaklık kuranlar yıkılır! Mustafa Kemal’in Askerleri yenilmez ama Cumhuriyeti yıkmaya ve vatanı bölmeye çalışanlar yok olmaya mahkumdur.” Dedi.

Vatan Partisi Didim İlçe Başkanı Bülent  Boyer diğer partilere de çağrıda bulunarak ABD Emperyalizminin yanında olmayın dedi.

“Bütün partilere buradan tekrar çağrıda bulunuyoruz. ABD emperyalizminin yanında olmaktan vazgeçin, Mustafa Kemal’in askeri olun! Gelmezseniz, Aslanlı Yol’daki yürüyüş siz olmadan devam eder. Bu kaçınılmazdır! Gelmeyen, ABD emperyalizminin uşağı olan FETO ve PKK’nın kaderini paylaşır.

Ayrıca, yüzyıllardır aynı topraklarda yaşamış ve yaşamaya devam eden, Türk, Kürt – Alevi, Sünni vatandaşlarımız arasında kardeş kavgası çıkmasına ve Türkiye’nin bölünmesine asla izin vermeyeceğiz. Milletimizi birleştiriyoruz. Bölenleri yıkacağız! Bütün vatandaşlarımızı, bölünmeye geçit vermemek için ayağa kalkmaya, Atatürk’ün iktidar yürüyüşüne katılmaya çağırıyoruz.

Kitlesel eylemler ve halk hareketleri de göstermiştir ki Atatürk’ün Cumhuriyeti sahipsiz değildir. Unutturulmak istenen Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü devlette iktidar, toplumda bir yaşam biçimi haline getirene kadar, ülkemiz tam bağımsızlığını kazanana kadar mücadelemiz devam edecektir” diyen Başkan Boyer sözlerini “Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ü özlem, minnet ve saygı anıyoruz” diyerek tamamladı.

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 09 Kasım 2017 15:16

ASKİ DİDİM’de SIKI ÇALIŞMIŞ

ASKİ DİDİM’de SIKI ÇALIŞMIŞ

Didim’de 47 bin 875 metre içme suyu,16 bin 766 metre kanalizasyon, 4 bin 426 metre yağmur suyu hattı yenileme çalışmaları yapılmış

Aydın Büyükşehir Belediyesi Didim’de yaptığı su ve kanalizasyon çalışmaları ile ilgili bilgilendirme yaptı.

Yapılan açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun talimatı doğrultusunda Aydın Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü ekipleri Aydın’ın Didim İlçesi’ndeki birçok noktada çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

ASKİ ekipleri Didim İlçesi’nde kanalizasyon, içme suyu isale hattı, artezyen kuyusu çalışmalarını büyük bir titizlikle yürütüyor” denildi.

Fevzipaşa mahallesinde, Efeler Mahallesi ve Hisar Mahallesindeki çalışmalar ile Akbük’te 11 adet  Didim merkezde 14 adet sondaj kuyusu vurularak su sorununa da çözüm üretildiği belirtildi.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun “Halk ister, Büyükşehir yapar” ilkesinden yola çıkan belediyenin tüm birimleri Topuklu Efe’nin talimatları doğrultusunda şehrin dört bir yanında çalışmalarına devam ediyor. Bu ekiplerin başında gelen ASKİ, Aydın’ın merkezinden ilçelerine kadar alt yapı çalışmalarına hız verdi. ASKİ ekipleri Didim İlçesi’nde kanalizasyon, içme suyu isale hattı, artezyen kuyusu çalışmalarını büyük bir titizlikle yürütüyor.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun talimatı doğrultusunda Aydın Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü ekipleri Aydın’ın Didim İlçesi’ndeki birçok noktada çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

5,5 KİLOMETRELİK İSALE HATTI DEĞİŞTİRİLDİ

ASKİ ekiplerinden alınan bilgiye göre Fevzipaşa Mahallesi’nde geçen sene başlanan isale hattındaki sürekli patlak veren ve mahalleye kaliteli su verilemeyen isale hattının değiştirilmesine devam edildiğini bildirdi. ASKİ ekipleri, geçen sene 3 kilometrelik bir alanı değiştirdiklerini, bu yıl ise 2 bin 500 metreye yakın bir alanda değişim yaptıklarını ifade etti. Böylece toplamda 10 bin 700 metrelik isale hattının en çok patlak veren 5,5 kilometrelik bir bölümü değiştirilmiş oluyor.

SADECE KANALİZASYON DEĞİL İÇME SUYU HATTI DA DEĞİŞTİRİLDİ

Didim merkezde de kanalizasyon ile ilgili çalışmalar devam ederken, atık su terfi merkezinin dalgıç pompa bakımları, çek valfler, pompa çıkış boruları hepsi yenilendi. Didim merkezde 14 tane artezyen Akbük Mahallesi’nde de 11 tane artezyen kuyusu vuruldu. Bu iki mahallede ki su sorunları giderildi. Bunun dışında diğer parsel bağlantıları da  devam ediyor. Şu ana kadar ASKİ olarak 17 bin metreye yakın bir kanalizasyon sistemi çalışması,30 bin metreye yakında içme suyu isale hattı değiştirildi. Yeni imara açılan yerlere parsel bağlantıları yapılırken, isale hatları da çekildi. Şu an da Akbük’te kanalizasyonla ilgili çalışma yürütülürken, bu çalışma Başkan Özlem Çerçioğlu’nun Didim’deki en büyük yatırımlarından biri. Oda bu aylar içerisinde başlayacak. Didim’de 47 bin 875 metre içme suyu,16 bin 766 metre kanalizasyon, 4 bin 426 metre yağmur suyu hattı yenileme çalışmaları yapıldı. Didim’de toplam 25 adet artezyen kuyusu vuruldu ve içme suyu şebekesine bağlandı.

Didim’de yapılan çalışmalarla ilgili olarak ta mahalle muhtarları ile görüşen ASKİ ekipleri bu mahallelerde yapılan çalışmalar için Belediye Başkanı Özlem Çerçioğluna teşekkür ettiler.

“BAŞKANIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ”

Hisar Mahalle Muhtarı Bahri Aşık, mahalle olarak yaşadıkları en büyük sorunu kanalizasyon olduğunu bu sorunun da Başkan Çerçioğlu sayesinde çözüldüğünü ifade etti. Aşık, “En büyük sorunumuz kanalizasyon sorunuydu. Değerli belediye başkanımız Özlem Çerçioğlu’na bir iki tane dilekçe gönderdim. Sağolsun ekip gönderdi kestiler, biçtiler, yerin kontrolünü yaptılar. Şu anda da başladığını duydum. Kendisine çok teşekkür ederim. En büyük sorun burada Kamacı petrol karşısı, Akarkuyu mıntıkası dediğimiz yer birde çoban kuyu caddesine şuanda başlanmış. Kendisine çok teşekkür ederim. Tabii büyükşehir olunca onunda sorunları arttı pat diye bu büyük şeyler yapılmıyor. Sonra birkaç tane daha dilekçe verdim. Kocakuyu caddesi, Fener caddesi, Baykal caddesi, Akansu caddesi, Sarızeybek Caddesi, Sağtur mıntıkası için. Bazıları yapıldı. Bütün yerleşimdeki vatandaşlar Başkanımıza teşekkür ediyor, halkımız çalışmalardan çok memnun” dedi.

“EN BÜYÜK DİLEĞİMİZ KANALİZASYONDU”

 

Efeler Mahallesi Muhtarı Mehmet Emin Öztürk de yapılan çalışmalardan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, “Bu benim muhtarlıktaki ilk dönemim. ASKİ olarak mahallemize yapılan çalışmalardan son derece memnunuz, çünkü bu alt yapı elektrikten de daha önemli. Özellikle kış aylarında kanalizasyon olayı olmadığı için kottan düşük evlere bastığında insanların yürüyecek yerleri yoktu. Alt yapı olduğu zaman yağmur sularının kontrol edilmesi ayrıca kanalizasyon sularının da arıtılıp ta bir şekilde kontrol altına alınması buradaki insanların en büyük dileğiydi. Bu sokakta yaşayan insanlar bunu sağladığı için Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na ve ASKİ ekiplerine çok teşekkür ediyor” dedi.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 09 Kasım 2017 15:15

DİMDER Ata’yı Sevdiği Şarkılarla Anacak

DİMDER  Ata’yı Sevdiği Şarkılarla Anacak

Didim Müzik Derneği 11 Kasım akşamı Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde Şef Seher Giray yönetiminde bir konser verecek. Konserde Atatürk'ün sevdiği şarkılar koro eşliğinde ve solo olarak seslendirilecek.

Sunuculuğunu Didem Kahya’nın yaptığı , Saat 20’de başlayacak olan konserde koro şefi Seher Giray’ın hazırladığı repertuvar 2 bölüm halinde seslendirilecek ilk bölümde 14 Eser’in 4 tanesi koro tarafından geriye kalanlar solistler tarafından seslendirilecek.

42 Koro elemanının sahne alacağı konserin ikinci bölümünde 13 eser solistler tarafından seslendirilirken   Klarnette İsmail Bergamalı, Kanun'da Ali İlikan, Ud’lar da Zafer Oytun, Hüseyin Sekü, Fahri Taşpınar,  Tuncay Sültaş, Ergül Ersoy,  Kemanlarda Timur Yarmacı, Emel Berik,  Selma Akova, Viyolada Hüseyin Bigen, Viyolonsel'de Görkem Gençsoy, Ritim Sazlarda Doğan Ersoy, Ayhan Belensu ve Konuk sanatçı  eserlere eşlik edecek.

 

11 Kasım günü ve Atatürk’ün anısına  olması dolayısıyla Dimder’in her zaman yaptığı konserlerden daha fazla izdihama neden olması bekleniyor.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 09 Kasım 2017 15:15

“ 79. Yıldır Özlemle Anıyoruz!...”

“ 79. Yıldır Özlemle Anıyoruz!...”

“ Atatürk’ü anlamanın en güzel yolu yaşamını, düşüncelerini, ilke ve devrimlerini gelecek kuşaklara anlatmaktır”

Eğitim Ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Didim Temsilciliği,  10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yayınlayarak “Devrimci Ruhu Yaşıyor, Devrimleri Aydınlatıyor!” dedi.

Eğitim İş’in yayınladığı basın bildirisinde “Kurtuluş Savaşı’nın mimarı, bağımsızlık savaşında dünyada bir ilk olmuş, devrimleriyle ulusa kimlik kazandırmış Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 79. yılında sevgi, saygı ve büyük bir özlemle anıyoruz.” Denildi.

Bildiride ayrıca; “Devrimci ruhu bugün de o günkü gibi diri, ilerici ve aydınlık olan Mustafa Kemal’in açtığı yol, çağdaş uygarlık yoludur. Mustafa Kemal Atatürk dün olduğu gibi bugün de, yarın da aydınlığa, çağdaşlığa, özgürlüğe götürecek bir idealin adıdır.

Çağdaş, bilimsel, laik ve ulusal eğitimin savunucusu Eğitim-İş, Cumhuriyet’in değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini, çocuklara öğretmeye devam edecektir.

Günümüzde yaşanan gelişmeler, Atatürk’ün  en büyük eseri ve bizlere emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine  sahip çıkmamız gerektiğini, demokrasinin ve hukuk devletinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur” denildi.

Eğitim-İş gündemle ilgili olarak yaptığı açıklamanın sonuç bölümünde önemle altını çizdiği bölümde: “Bugün ulus olarak yapmamız gereken, Büyük Önder’in yaşamını, düşüncelerini, ilke ve devrimlerini tüm yönleriyle gelecek kuşaklara öğretmektir. Atatürk’ü anmanın ve anlamanın en güzel yolu budur.

Eğitim-İş; laik, demokratik, bilimsel eğitime, Cumhuriyetimize, bölünmez bütünlüğümüze, Atatürk devrimlerine, sosyal hukuk devletine sahip çıkacak, yılmadan mücadeleye devam edecektir.

Devrimci ruhu yaşayan, devrimleri aydınlatan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyoruz” Denildi.

 

Yayınlandığı yer Didim

İNG BANK ve TEB’den Didim Ticaret Odası’na Ziyaret

İNG BANK Söke şube müdürü Hüseyin Yıldırım ve portföy yöneticisi Yalçın Zengin İle TEB Didim şubesi müdürü Nurçin Yılmaz ve işletme müşteri ilişkileri yetkilisi Özge Erel Didim Ticaret Odasını ziyaret etti. Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Üstündağ ve Yönetim Kurulu Üyesi Lütfü Karaaslan misafirlerini ağırladı.

 

Her iki müdüre yeni görevlerinden dolayı hayırlı olsun dileklerini ileten Başkan Şaban Üstündağ ve yönetim kurulu üyesi Lütfü Karaaslan ilçe hakkında bilgiler aktardı. Ziyarette ilçe ve ülke ekonomisi, turizm, inşaat ve emlak sektörünün durumu, ekonomik beklentiler, döviz kurlarındaki yükselme hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Devlet destekleri ve Bankaların sağladığı kredi şartlarının konuşulduğu ziyarette Başkan Şaban Üstündağ, son Ankara ziyaretinde turizm şurasına katılan Bakanların krediler konusunda çalışma yaptıklarını söylediklerini belirtti.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 09 Kasım 2017 09:30

AZRAİLEM / ÖYKÜ

 

Musa DİNÇ/ Sağlık İletişim uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

AZRAİLEM  /  ÖYKÜ

 

Diyarbakır / Eğil, Ergani ve Dicle ilçesini içine alan (Terkân )mıntıkasında dindar bir adamın dört tane oğlu varmış. Büyükten küçüğe sırasıyla: ‘Azrail, Cebrail, Mikail ve İsrafil adlarını koymuş.

Gel zaman, git zaman çocukları büyümüş; İş, güç ve meziyet sahibi olmuş. Azrail balıkçılığı meslek edinmişti. Bize Azrail gerekli olduğu için, diğerlerinin ne iş yaptığı, pek o kadar önemli değil.

Azrail, her sabah erkenden kalkıp, oltasını ve ağını da alıp, Dicle Nehri kıyısına gider, sazan balığı yakalarmış. Balıkları hasır sepetine doldurur, taze taze getirip, Diyarbakır/ Balıkçılarbaşı Semti’ndeki tezgâhında istif ederek, satarmış her akşamüstü.

Eh, günlerden bir gün Azrail, Dicle Nehri’nde balık ağını serpip, kısmetini bekliyormuş.

Dicle Nehri kıyısında karpuz yetiştiriciliği yapan Osman Emmi de nehrin karşı yakasına geçmek istiyormuş o sırada; ama gözü bir türlü kesmiyormuş.

Azrail, yaşlı adamı gözlemlemiş ve acımış haline. Ona yardım etmeye karar vermiş:

“Emmi bekle beni, yardım edecağım saha,” deyip, Osman Emminin yanına gelmiş ve onu sırtladığı gibi Dicle Nehri’ni geçmeye çalışmış. Nehrin coşkulu ve akıntılı yerinde Osman Emmi kendi kendine: “Yahu, bu bahan yardım edi; acep kimdir, kimlerdendir? Diye içinden geçirmiş: “Oğlım, berhudar olasan; ama sen kimsen, kimlerdensen, ey hêr sahıbi?”

Yayınlandığı yer Musa Dinç

Halk­çı Ece­vit­ler'den Söz Açıl­mış­ken (3)...

Bir za­man­lar “ki o gün­le­ri bil­mez yaşı otu­zun al­tın­da­ki­ler” Kıb­rıs Barış Ha­re­ka­tı’nın ar­dın­dan uy­gu­la­nan am­bar­go­lar sil­si­le­si sü­re­cin­de ABD bu­yur­du T.C.’ye, Baş­ba­kan ECEVİT’in şah­sın­da; Tür­ki­ye, TÜTÜN ek­me­sin diye…

Böy­le­ce 80’lerin so­nun­da, Bursa’nın Gö­rük­le kö­yü­nün tütün tar­la­la­rı­na te­mel­ler atıl­dı, ve­rim­li top­rak­la­rın üze­ri­ne ko­nuş­lan­dı­rıl­dı ULU­DAĞ ÜNİVERSİTESİ… Ve son­ra­sın­da sıra, sıra TEKEL TÜTÜN İŞLEME iş­yer­le­ri, de­po­la­rı ka­pan­dı, ör­ne­ğin Mu­dan­ya’da­ki­ne bir ad kondu; Ulu­dağ Üni­ver­si­te­si’ne bağlı Güzel Sa­nat­lar Fa­kül­te­si diye… Henüz An­ka­ra’da TEKEL iş­çi­si so­kak­la­ra çık­ma­dan çok daha ön­ce­sin­de Bursa so­kak­la­rın­da do­laş­ma­ya baş­la­dı JAPON TO­BAC­CO’yu pa­zar­la­yan şir­ke­tin ara­ba­la­rı…

Daha son­ra­sın­da TEKEL iş­çi­si so­kak­la­ra dö­kü­lün­ce, yıl­lar­dır sin­si­ce ve de giz­li­ce ya­pı­lan pa­zar­lık­la­rı sanki bil­mez­miş­çe­si­ne si­ya­set­çi­ler; bir­den des­tek­çi olu­ver­di­ler TEKEL ça­lı­şan­la­rı­nın iş akit­le­riy­le il­gi­li so­run­la­rı­na… CHP’li Çetin SOY­SAL biber gazı sal­dı­rı­sı­na uğ­ra­dı az kal­sın bo­ğul­ma pa­ha­sı­na… Se­siy­le, yü­re­ğiy­le des­tek ver­me­ye geldi Edip AK­BAY­RAM… 12 Eylül 1980 ön­ce­sin­de kalan işçi, emek­çi sınıf da­ya­nış­ma­sı anı­sı­na Şev­val SAM boy gös­ter­di ka­me­ra­la­rın kar­şı­sın­da… Bayan ECEVİT’siz olur mu ?... O da “Dev­let Baba”ya kustu öf­ke­si­ni; “Uta­nı­yo­rum…Dev­let Baba, ba­ba­lı­ğı­nı yap­mı­yor diye uta­nı­yo­rum” ma­ka­mın­dan… Ne yazık ki her şey boş, her şey na­fi­le… So­nun­da ye­nil­me­ye mah­kum bu ka­fi­le…

Bugün mu­ha­le­fet­te olup da dün ik­ti­da­rı pay­la­şan­lar; kü­re­sel ka­pi­ta­liz­min sah­ne­ye koy­du­ğu ve 90’lerın ba­şın­dan beri kamu ku­rum­la­rın­da baş­la­tı­lan “emek­çi sı­nı­fı” güç­süz­leş­tir­me, erit­me ve en önem­li­si de sen­di­ka­sız­laş­tır­ma aracı, yolu, yön­te­mi “ta­şe­ron­laş­ma” uy­gu­la­ma­sı­nı neden kal­dır­ma­dı­lar RTE’den çok ön­ce­sin­de ik­ti­dar­da ol­duk­la­rı gün­ler­de ?…Oysa on­la­rın dö­nem­le­rin­de bir yıl­lık söz­leş­me­ler­le ger­çek­leş­ti­ri­len, kamu ku­rum­la­rın­da­ki “ge­çi­ci işçi sta­tü­sü” kad­ro­la­rı işte bu ka­ran­lık gün­le­rin ha­ber­ci­siy­di…

 

Kü­re­sel­leş­me bağ­la­mın­da en çok “öteki” ve “öte­ki­leş­tir­me” ya da ulus dev­let kav­ra­mı­nı to­zu­ma­ya, eroz­yo­na uğ­rat­ma ama­cı­nı için­de giz­le­yen “ye­rel­leş­me” kav­ram­la­rı­na kafa yoran aydın, bay­dın ki­şi­lik­ler; kü­re­sel­leş­me­nin, sı­nır­la­rın kalk­ma­sı bağ­la­mın­da üre­ti­len o tatlı ya­lan­la­rı­na ka­nar­ken “sanki ge­liş­miş ül­ke­ler,ge­liş­me­miş­le­re kucak do­la­yı­sıy­la sı­nır­la­rı­nı aça­cak, do­la­yı­sıy­la tüm Dün­ya­lı­lar gö­nenç için­de ya­şa­ya­cak”…

Ne­re­de o yo­ğur­dun bol­lu­ğu ?...

Bi­tecek mi kulun, kula; kö­le­li­ği, kul­lu­ğu kü­re­sel­leş­me sü­re­cin­de ?...

Ne­den­se kü­re­sel eko­no­mi­le­rin sö­mü­rü dü­ze­ni­ni daha da pe­kiş­tir­mek bağ­la­mın­da “acı­ma­sız­ca sınır ta­nı­ma­yan” emek­çi sı­nı­fı yok et­me­ye yö­ne­lik ayak oyun­la­rı­nı gör­me­di­ler (mi ?), gö­re­me­di­ler (mi ?), yoksa gör­mek is­te­me­di­ler (mi ?) bu aydın, bay­dın ki­şi­lik­ler/kim­lik­ler…

Ki RTE’ye ge­lin­ce­ye değin…

Çünkü bu uy­gu­la­ma Ana­va­tan Par­ti­li Mesut Yıl­maz’ın Baş­ba­kan ol­du­ğu dö­nem­de baş­la­mış­dı…Ve onun ar­dın­dan, özel­lik­le de Bay(an) ECEVİT’in “ko­alis­yon eş­li­ğin­de de olsa” baş­ba­kan ol­du­ğu dö­nem­de ya da daha geniş bir anım­sat­may­la DSP’nin önce “büyük” sonra da “küçük” ortak ol­du­ğu dö­nem­ler­de de iş­çi­nin yaz­gı­sı IMF’nin buy­ruk­la­rıy­la sen­di­ka ağa­la­rın­dan, ta­şe­ron şir­ket­le­rin in­sa­fı­na bı­ra­kıl­mış­dı.

 

Bir dö­ne­min 1475 Sa­yı­lı İş Ya­sa­sı’nın CHP’li Ça­lış­ma Ba­ka­nı Bü­lent ECEVİT’in; iş­çi­nin-emek­çi­nin yaz­gı­sı­nı, ka­ran­lık ge­le­ce­ği­ni yazan bu “ta­şe­ron­laş­ma” yön­te­mi, DSP’li bir baş­ba­kan ola­rak kol­tu­ğa otur­du­ğu gün­ler­de ne­den­se onun ca­nı­nı hiç acıt­ma­mış­dı ve yine o gün­ler­de “Bay ECEVİT be­de­ni­nin için­de­ki baş­ba­kan” Bayan ECEVİT de TEKEL iş­çi­si so­ka­ğa dö­kül­dü­ğün­de Dev­let Baba’nın, TEKEL iş­çi­le­ri­ne karşı ba­ba­lı­ğı­nı yap­ma­ma­sın­dan do­la­yı utanç duy­du­ğu gibi, ne­den­se o gün­ler­de hiç de utanç duy­ma­mış­dı işçi sı­nı­fı­nın gi­de­rek olum­suz­la­şan ko­şul­la­rın­dan…Çünkü Bay(an) ECEVİT’ler için o gün­ler­de önem­li ve de ön­ce­lik­li olan; Hü­sa­met­tin ÖZKAN’ın do­lay­lı ta­ri­kat des­te­ği ve de Vah­det­tin’in “vatan sev­gi­si” üze­ri­ne ya­pı­lan açık­la­ma­lar eş­li­ğin­de sağ­la­nan, sağ­lam bir kol­tuk gü­ven­ce­siy­di…

 

Ne yazık ki ül­ke­miz­de si­ya­sal par­ti­ler bozuk saat gibi dur­duk­la­rı za­man­da, dur­duk­la­rı yerde doğru söy­ler­ler… Ne za­man­da, ne­re­de mi ?... El­bet­te­ki mu­ha­le­fet­te ol­duk­la­rın­da… O gün­ler­de TEKEL iş­çi­le­ri­nin saf­la­rın­da son ne­fe­si­ni, son gü­cü­nü yi­ti­rir­ken, on­lar­dan yana söz söy­le­yip, halk ya da iş­çi-emek­çi sı­nı­fı dal­ka­vuk­lu­ğu yap­mak; vahşi ka­pi­ta­liz­min dişli çark­la­rı­nın ara­sın­da öğü­tü­lüp, kanı akı­tı­lan iş­çi­yi, emek­çi­yi kur­tar­ma­ya yet­mi­yor… Zin­cir­le­rin­den önce, mi­de­sin­de­ki açlık zi­li­nin kı­rıl­ma­sı kay­gı­sı­na düşen işçi sı­nı­fı­nın “üre­tim­den gelen güç” teh­di­di; “pat­ron” Hü­kü­me­ti hiç ür­küt­mü­yor, do­la­yı­sıy­la is­tek­le­ri­ni elde ede­me­yen emek­çi­nin kar­nı­nı da do­yur­mu­yor… O gün­ler­de Hü­kü­me­tin iş­çi­le­re öner­di­ği 15 Şubat 2010 gü­nü­ne değin iş­ba­şı ya­pan­la­ra üc­ret­le­ri­nin öde­ne­ce­ği, ya­şa­dık­la­rı kent­ler­de başka kamu ku­rum­la­rın­da gö­rev­len­di­ri­le­cek­le­ri ve en önem­li­si de mil­yon­lar­ca iş­si­ze kar­şın “sen­di­ka­lı ola­rak is­te­dik­le­ri­nin ya­rı­sı kadar olsa da” ücret kar­şı­lı­ğın­da iş gü­ven­ce­si, is­tih­dam ola­na­ğı su­nu­la­ca­ğı söz­le­ri­nin ve­ril­me­si kar­şı­sın­da iş­çi­le­rin çoğu çö­zü­lü­yor, di­re­niş­ten geri dö­nü­yor, işçi sı­nı­fı eri­yor, tü­ke­ni­yor, do­la­yı­sıy­la RTE’nin aba al­tın­dan sopa gös­te­ren söz­le­ri kar­şı­sın­da emek­çi sı­nı­fı dün ekmek uğ­ru­na sa­vaş­dı­ğı­nı söy­ler­ken, son­ra­sın­da yine ekmek uğ­ru­na savaş ala­nın­dan çe­ki­li­yor­du…

Ve böy­le­ce Hü­kü­met de grev kı­rı­cı­lık iş­le­vi­ni “pes eden, ekmek kor­ku­su­na, kay­gı­sı­na düşen” iş­çi­ler üze­rin­den ger­çek­leş­tir­miş olu­yor…

Ne de­miş­di 24 Ocak 2010 günü (hani şu ünlü 24 Ocak ka­rar­la­rı­nın alın­dı­ğı güne gön­der­me­de bu­lu­nur­ca­sı­na) RTE?...

- Ku­su­ra bak­ma­yın…Ka­sa­yı soy­du­ra­mam !...

 

Kü­re­sel­leş­me budur işte… Vahşi ka­pi­ta­liz­min sö­mü­rü­sü­nün daha da acı­ma­sız­laş­ma­sı… Kü­re­sel düşün, yerel yaşa… Gö­re­cek­sin bak daha neler ge­lecek başa ?...

 

İşte bu­gün­ler­de de Zon­gul­dak­lı Maden İşçisi; özel­leş­tir­me kar­şıt­lı­ğıy­la, ka­pa­tın­ca ken­di­ni maden ocak­la­rı­na... Ki onlar dün TEKEL iş­çi­si­nin ya­şa­dık­la­rı­nı bu­gün­ler­de ya­şa­ma yolunda...​Ondandır bunca söz, on­dan­dır dünü anım­sa­mak...​Ve on­dan­dır işçi sı­nı­fı­nın ge­le­ce­ği için kay­gı­lan­mak...​Gidiş hiç iyi değil dostlar...​Ve siz far­kın­da mı­sı­nız bu ya­şa­nan­la­rın Sayın Bayan ECEVİT?...

 

Bugün de gün­ler­den 10 Kasım...​Varolu­şu­mu­zu,ba­ğım­sız­lı­ğı­mı­zı, ge­le­ce­ği­mi­zi borç­lu ol­du­ğu­muz o büyük in­sa­nın; Ulu Ön­de­ri­miz Kemal ATA­TÜRK'ün be­den­sel ola­rak ara­mız­dan ay­rıl­dı­ğı gün...

O'nu say­gıy­la anı­yo­rum; var ol­duk­ça da O'nun ay­dın­lı­ğın­dan ay­rıl­ma­ya­ca­ğı­ma and içi­yo­rum.Yolum,yönüm,yö­rün­gem; yal­nız­ca sen­sin

Yayınlandığı yer Selma Erdal
Perşembe, 09 Kasım 2017 07:58

“UYUŞ­TU­RAN DEVRİM”

“UYUŞ­TU­RAN DEVRİM”

Terim, Ka­na­da­lı yazar, dü­şü­nür Alen Döno’ya ait. Döno şöyle diyor:

“Vasat, ik­ti­da­rı ele ge­çir­di. Uyuş­tu­ran bir dev­rim var. Bizi hep mer­kez­de ko­num­lan­ma­ya, gev­şek dü­şün­me­ye, baş­ka­la­rıy­la yer de­ğiş­ti­re­bi­len ve çek­me­ce­ler­de sak­la­na­bi­len var­lık­lar ha­li­ne gel­mek için ka­na­at­le­ri­mi­zi ce­bi­miz­de tut­ma­ya davet eden bir dev­rim. Aman bir tat­sız­lık çık­ma­sın, eko­no­mik ve top­lum­sal dü­ze­ni sor­gu­la­ta­bi­lecek hiç­bir şey icat edil­me­sin! Va­sat­lık hü­küm­dar­lı­ğın­da or­ta­la­ma olan, bir kural ha­li­ne gelir; orta yol­cu­luk hâkim olur; fi­kir­ler ve in­san­lar bir­bi­ri­nin ye­ri­ne ko­na­bi­lir.”

Em­per­ya­lizm, bizim gibi iş­bir­lik­çi si­ya­se­tin ege­men ol­du­ğu 3. Dünya ül­ke­sin­de Döno’nun tarif et­ti­ği top­lum­sal düzen kur­muş; Yeni Dünya dü­ze­ni! Ba­ğım­lı­lı­ğın “tam ba­ğım­lı­lık”a dö­nüş­me­si için dü­ze­ni sor­gu­la­yan, dü­ze­ne baş kal­dı­ran siv­ri­lik­ler tör­pü­len­me­li; birey, sis­te­me uyum­lu ufak or­tak­lar ha­li­ne ge­ti­ril­me­li­dir.

Ül­ke­miz­de siv­ri­lik­le­ri tör­pü­le­me iş­le­mi 60’lı yıl­la­rın genç­lik ha­re­ket­le­riy­le bir­lik­te baş­la­dı. O gün­ler­de “aşırı uçlar” de­ni­yor­du, ABD em­per­ya­liz­mi­ne ve onun iş­bir­lik­çi ik­ti­dar­la­rı­na karşı halkı ay­dın­la­tan genç­lik ör­güt­le­ri­ne. Ope­ras­yon­lar, 12 Mart Dar­be­si ile baş­la­dı, 12 Eylül’le hız ka­za­na­rak ta­mam­lan­dı; “Dev-genç” gitti, ye­ri­ne “Sev-Genç” geldi.

Genç­lik, bir top­lu­mu ye­ni­lik­le­re ta­şı­yan en ener­jik kat­man­dır. Fi­liz­le­ri ko­pa­rı­lan top­lum, hızla “Yeni Dünya Dü­ze­ni”ne uyum sağ­la­ma­ya baş­la­dı. Aman tat­sız­lık çık­ma­sın,di­ye­rek ağ­zı­mı­zı, gö­zü­mü­zü, ku­la­ğı­mı­zı ka­pa­ta­rak “üç may­mun”u oy­na­dık, ha bre. Sis­tem dı­şı­na çık­ma­mak uğ­ru­na eleş­tir­mek­ten kork­tuk; mer­kez­de kal­ma­yı yeğ­le­dik.

Kısa va­de­li çı­kar­la­ra hiz­met eden beyaz ya­lan­la­ra inan­ma­yı sür­dür­dük. Key­fi­li­ğin bas­kın ol­du­ğu yoz­laş­mış ku­rum­lar üret­tik. Yoz­lu­ğun ucuna varıp da artık birey ola­rak ken­di­mi­zin de uyuş­tu­rul­du­ğu­nu fark et­ti­ği­miz­de artık çok geçti. Ya­pı­la­cak tek şey, var olanı ka­bul­len­mek­ti. Ço­ğun­luk öyle yaptı; ah­lak­sız­lı­ğı, yol­suz­lu­ğu, hır­sız­lı­ğı, ada­let­siz­li­ği “nor­mal şey­ler” ola­rak ka­bul­len­di.

Peki, ne ya­pa­ca­ğız?

Yoz­laş­ma­ya di­re­nen­ler için söy­lü­yo­rum, di­ren­me­yi sür­dü­re­ce­ğiz. Uyu­şuk­luk ne­re­de varsa ya­za­ca­ğız, yü­rü­ye­ce­ğiz, orada ola­ca­ğız. Ken­di­mi­ze göre, bize ne, nasıl uy­gun­sa…

Alen Döno’nun söy­le­miy­le; “Uyuş­tu­ran dev­ri­me karşı di­ren­mek gerek…”

Yayınlandığı yer Gündüz Murgul
Sayfa 1 / 2