24 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Yazarlarımızın En Son Eklenen Yazıları

  • İnsan Ne İçin Yaşar?...
    Yazan Selma Erdal
    İnsan Ne İçin Yaşar?... İnsan Ne İçin Yaşar?... Dün­ya­ca ünlü Rus yazar TOLS­TOY; “ İnsan Neyle Yaşar ?...” so­ru­su­na yanıt ara­mış…Kuş­ku­suz ben Tols­toy ol­ma­ya so­yun­ma­dım, öy­kün­me­dim ama bu ya­zım­da bi­raz­cık ondan esin­le­ne­rek “insan ne…
  • Neremiz tam bağımsız anlamıyorum
    Yazan Erol YILDIZ
    Neremiz tam bağımsız anlamıyorum Neremiz tam bağımsız anlamıyorum Millet aya gidiyor biz hala kavgadayız kelimesini ben kabul etmiyorum. Millet aya gitti de ne oldu. Ortada hala bir şey yok. Ben çocukken astronotlar ilk olarak…
  • BÖYLE Mİ OLACAKTIK…
    BÖYLE Mİ OLACAKTIK…   BÖYLE Mİ OLACAKTIK… Bize mercimek lazım,çünkü açız,yerlisi yok mu? Hem karnımızı doyuracağız,hem de paramız bize kalsın diyoruz ama ne gezer, Mercimek KANADA’ dan Beslenmemiz için protein’e  ihtiyacımız var, yani hayvansal…
  • SEVR Açı­lı­mı Bu Ya­şa­nan­la­rın Adı
    Yazan Selma Erdal
    SEVR Açı­lı­mı Bu Ya­şa­nan­la­rın Adı SEVR Açı­lı­mı Bu Ya­şa­nan­la­rın Adı Yıl­lar önce (1999 yılı; ANAP-DSP-MHP Ko­alis­yo­nu dö­ne­mi) MÜ­DA­FAA-İ HUKUK Der­gi­si’nde ya­zı­yo­rum… Ve Prof. Dr. Çetin YETKİN; Bursa Tem­sil­ci­li­ği’ni öne­ri­yor der­gi­nin…Bu aşa­ma­da der­si­mi iyice ça­lış­mak, der­gi­yi…
  • Artık içim karardı
    Yazan Erol YILDIZ
    Artık içim karardı Artık içim karardı Ülkemizin bütçesi sonunda kopacak. Sanki pamuk ipliğine bağlı. Enflasyon bir yandan çekiyor, diğer yanda ise ülkemizi yönetenler. Arada kalanlar ise, bir gün aç, bir gün dertli, bir…
  • Yeter!...
    Yazan Selma Erdal
    Yeter!... Yeter!... Neler duy­duk, neler gör­dük ca­nı­mız gibi sev­di­ği­miz şu ül­ke­miz­de?... Ör­nek­ler­sek; İMRALI'DAKİ CANİ İÇİN EŞ­BAŞ­KAN­LIK İSTEM­LERİ... ERMENİ; İSTE­ME­DEN TOP­RAK­LA­RI VER­MELİ İÇERİKLİ ÇA­LIŞ­MA­LAR... Yüzde 99'u Müs­lü­man ol­du­ğu var­sa­yı­lan ül­ke­de, Or­to­do­x­lar'ın Ekü­men­lik…

TARİHTE DİDİM, DİDİM'DE TARİH

Aydın ilinin son yıllarda öne çıkan turistik ilçelerinden olan Didim’deki ilk yerleşke izleri Milattan Önce 16.000 yılına kadar uzanmaktadır. İonlar, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve ardından da Türklere ev sahipliği yapan bu coğrafya, aradan geçen yaklaşık 160 asır boyunca pek çok tarihi olaya tanıklık etmiştir. Helenistik çağlardan önce Didim'in yaşadığı evreler hakkında doyurucu bilgiler olmasa da; yöre, bilhassa Büyük İskender'den sonraki dönemlere ışık tutan arkeolojik kazılara sahne olmuştur.

Günümüzdeki Ege Bölgesi'ni kendilerine mesken tutan İonlar, kolonilerinin haricinde (Miletos, Myos, Priene, Ephesus, Kolophon, Lebedos, Teos, Erythria, Klazomenia, Phokia, Samos ve Khios'tan müteşekkil) 12 'kent devletinden oluşan bir birlik' halinde yaşamıştır. Kendi dönemlerinin ticaret yollarının kesişme noktalarında kurulan bu 'kent devletleri', tarım ve deniz ticareti sayesinde kısa sürede zenginleş­miştir. İon devletlerini benzelerinden ayıran bir özellik de kültürel birikimlerini besleyecek sayı ve niteliğe haiz yazar, filozof ve alimlere kucak açmasıdır.. Bu sayede İonlar, tüm Batı Anadolu ve hatta Anadolu medeniyetleri içindeki en gelişmiş idari yapıyı ve uygarlığı kurmuşlardır.

İon Medeniyeti'ne dahil kent ve yörelerde felsefe alanında Anaxagoras, Anaximander, Anaximenes, Antisthenes, Aristotle (Aristo), Democritus, Sinoplu Diogenes, Epicurus (Epikür), Empedocles, Heraclitus, Leucippus, Gorgias, Parmenides, ünlü Plato, Protagoras, Pythagoras, Socrates (Sokrat), Thales ve Zeno gibi abide isimler yaşamıştır.

Bölgede çoca bulunan zeytin, kocayemiş, keçiboynuzu, erguvan, zakkum ağaçları yeşil ve kızılçamlar arasında kurulu bu kentlerde yaşayan Antik Çağ yazarları arasında ise Aeschylus, Aesop (Ezop), Aristophanes, Euripides, Herodotus (Heredot), Hesiod, Homer, Lucian, Menander, Pindar, Plutarch, Polybius, Sappho, Sophocles (Sofokles), Megaralı Theognis Thucydides ve Xenophon isimleri öne çıkar.

Dantela gibi örülü Ege kıyılarındaki İon iskeleleri bir yandan teknesiyle kendisine yanaşacak balıkçıları beklerken, diğer taraftan ise Büyük İskender'den Lycurgus'a, Leonidas'tan Alcibiades'a, Demosthenes'ten Pericles'e, Solon'dan Themistocles'e, Archimedes'ten (Arşimet) Hippocrates'a (Hipokrat), Aspasia'dan Crotonlu Milo'ya kadar tarihe geçmiş veya tarihin yazımına bizzat önayak olmuş kişileri de ağırlamıştır..

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Didim’deki ilk kazılar 1858’de İngilizler tarafından Arkeolog Newton’un başkanlığında yapılmıştır. 1905’te ise Bayan Elizabeth Weigand yönetiminde başlatılan kazılar, ilk kez sistemli temellere dayandırılarak 1937’ye kadar sürdürülmüştür. Bu dönemde tapınağın toprak altında kalmış olan büyük bir kısmı ilk kez ortaya çıkartılmıştır. Sonraki kazılar ise Alman arkeoloji uzmanlarının organizasyonlarında şekillenmiştir.

Bu kazılarda ortaya çıkarılan harabelerde yapılan araştırmalara göre; Didymaion, ilk olarak Miletus’a ve onun tanrılarına bağlı bir kahinin ikamet yeri ve onun inancına bağlı olanların ibadet ettiği bir mabet alanı merkeze alınarak yerleşkeye dönüştürülmüştür. Yapılan arkeolojik, antropolojik incelemelerde arkaik tapınağın yapımına İonyalılar tarafından M.Ö. VI. yüzyılın ortalarında başlanıldığı belgelenmiştir. Günümüzde kalıntılarını gördüğümüz tapınak ise, ardılına oranla küçük olan bu arkaik tapınağın bulunduğu yerin üzerine konuşlandırılmış ve yapımına da Büyük İskender’in Perslere karşı elde ettiği zaferden hemen sonra başlanmıştır. Ancak yine bu bulgulara göre, günümüze kalıntıları ve ayakta kalmış üç sütunu ulaşan bu görkemli tapınak, çeşitli nedenlerden ötürü tam anlamıyla asla tamamlanamamıştır.

Grekçe'deki 'Didyma' sözcüğünde bahsi geçen 'İkiz Kardeş'ler ise, Tanrı Apollon ile Tanrıça Artemis'tir. Bilindiği gibi Artemis adına Efes'te yapılmış olan ve 'Artemis Tapınağı' adıyla bilinen mekan, antik dünyanın 7 Harikası'ndan biridir. Havalideki önemli antik unsurlardan birisi de (günümüze somut anlamda gelememiş olsa da) Miletus ile Didim'deki Apollon Tapınağı arasında dümdüz bir şerit halinde tasarlanan 'Kutsal Yol' ve bitimindeki 'Artemis Kutsal Alanı'dır.