21 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Yazarlarımızın En Son Eklenen Yazıları

  • Yeter!...
    Yazan Selma Erdal
    Yeter!... Yeter!... Neler duy­duk, neler gör­dük ca­nı­mız gibi sev­di­ği­miz şu ül­ke­miz­de?... Ör­nek­ler­sek; İMRALI'DAKİ CANİ İÇİN EŞ­BAŞ­KAN­LIK İSTEM­LERİ... ERMENİ; İSTE­ME­DEN TOP­RAK­LA­RI VER­MELİ İÇERİKLİ ÇA­LIŞ­MA­LAR... Yüzde 99'u Müs­lü­man ol­du­ğu var­sa­yı­lan ül­ke­de, Or­to­do­x­lar'ın Ekü­men­lik…
  • HALK İLE HALKA KARŞI(!)...
    Yazan Ferhan Ercan
    HALK İLE HALKA KARŞI(!)... HALK İLE HALKA KARŞI(!)... Dik­ta­tör­lük­ler­de ve bas­kı­cı re­jim­ler­de yö­ne­ten­le­rin en büyük yar­dım­cı­sı ya­lan­lar ve o ya­lan­la­ra ina­nan­lar­dır(!) Bu yön­tem­le halkı halk­la bas­kı­la­mak ola­nak­lı olur. İna­nan­lar yı­ğın­laş­tık­ça sü­rü­ye dö­nü­şür ki; bu…
  • Anlatılanların hepsi suç duyurusudur
    Yazan Erol YILDIZ
    Anlatılanların hepsi suç duyurusudur Anlatılanların hepsi suç duyurusudur Ekonomik koşulların insanları üzdüğü günlerde, sığınacak tek dalın televizyonlar olduğunu sonunda öğrendik. Masallarla insanları avutan gelişmiş ülkeler, son günlerde yaşanan Kuzey Irak bölgesinde almış oldukları yeni…
  • Mizah Öykü / KİTAP FUARI
    Yazan Musa Dinç
    Mizah Öykü / KİTAP FUARI Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Mizah Öykü / KİTAP FUARI Yazar olmak bambaşka bir duygu canım. Yazarlar dünyasına girmek de öyle pek kolay değil; üstün gayret ve…
  • ACİL GÖREV
    Yazan Ferhan Ercan
    ACİL GÖREV ACİL GÖREV Ki­şi­sel so­run­lar değil, ülke ve ül­ke­nin ge­le­ce­ği söz ko­nu­su ol­du­ğun­da görev he­pi­mi­zin omuz­la­rı­na biner. Önü­müz­de­ki seçim veya se­çim­le­rin ül­ke­nin son se­çi­mi ol­ma­ma­sı için mu­ha­le­fe­tin ak­lı­nı ba­şı­na dev­şir­me­si ge­re­kir.…
  • Kop­ma­dı İşte Kı­ya­met...
    Yazan Selma Erdal
    Kop­ma­dı İşte Kı­ya­met... Kop­ma­dı İşte Kı­ya­met... Her şey dü­ze­nin­den çıktı; ek­se­nin­den kaydı… Alt, üst oldu ya­sa­lar; hem DOĞA’da, hem DEV­LET’de, hem de DÜNYA ge­ne­lin­de… Dilde pe­le­senk olsa da “saçı bit­me­miş yetim hakkı” al­dır­maz­ca…

AKKÖY

Akköy adı, köydeki istisnasız her evin dış cephesinin bembeyaz boyalı olmasından dolayı bu şekilde verilmiştir. 1922 yılı öncesine değin köyde sayıları 4.000'i bulan bir Rum nüfus yaşamıştır. Rumlar 1870'lerde Milet'e arkeolojik kazı için gelmiş olan Almanlardan da destek alarak önce bir okul, ardından da Ayiyos Georgiya adını verdikleri bir kilise inşa etmişlerdir.

Çilek ve tütün tarlalarıyla, şarap imalathânesiyle, eski Rum evleriyle öne çıkan ve Milet ile Apollon Tapınağı'nın tam ortasına konuşlanan Akköy, günümüz Türkiye'sindeki en büyük köy kütüphanesine sahiptir. Bu kütüphane merkezli ve köyün ismi altında hazırlanan ve ülkemizdeki köy çıkışlı periyodik bir kültür-sanat-edebiyat dergisi de vardır.

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kuruluş yıllarında Nahiye Müdürlüğü binası, çevre köylülerin çocuklarının da geldiği bir ilkokul binası ve jandarma karakol binası olmak üzere üç adet bina bulunan Akköy'deki kalan evler kerpiçten yapılmış köy evleriydi. Bugün itibarıyla 400 hane ve 1.200 nüfustan oluşan Akköy ahalisinin ana geçim kaynağı turizm, tarım ve zeytinciliktir.
Akköy'deki en önemli özelliklerden birisi de göçmen kuşların gözlemciliği yapılacak alanlar bulunmasıdır. Ege üstünden geçen kerkenez sürülerinin her yıl Mart ayı sonuyla Nisan ayı başında Akköy ağaçlarını ve çatılarını yuva olarak kullanmaları Didim yakınlarındaki Akköy'ün periyodik olarak yaşadığı en çarpıcı doğa olaylarından birisidir. Çekirge, akrep, yılan ve çiyanları avlayarak beslenen kerkenezlerin konaklamasına uygun ortamlar yaratmayı ilke edinen Akköylüler, Afrika'dan gelen bu yırtıcı ama yararlı kuşlara ev sahipliği yapmaktan çok hoşlanırlar.

Amatör ve profesyonel ornitologlar, yani kuşları inceleyen zoolojinin alt kollarından biri olan bilim dalında çalışanlar, Bafa Gölü'nden Menderes Nehri'nin Ege Denizi'ne döküldüğü yer olan Kafa'ya değin arazinin her karışını çok iyi bilirler. Ellerinde kameraları ve uzun zumları algılayan fotoğraf makinalarıyla, sırtlarındaki çantalarla ve dürbünlerle sürekli olarak havaliyi tararlar.

Oldukça yorucu bir işçilik gerektiren tütün tarımı Akköy'ün başat ziraatçiliğidir. Buna bir süre önce çilek yetiştiriciliği de eklenmiştir. Çileğin yanı sıra çok çeşitli meyve ve sebze de verimli Akköy topraklarında yetişmektedir. Bu ürünlerin çoğu alabildiğine taze bir şekilde yaz aylarında bilhassa Mavişehir'deki pazar tezgahlarında alıcı bulmaktadır. İncir yetiştiriciliği de hemen tüm Ege bölgesinde olduğu gibi Akköy'ün de geleneksel ziraat unsurlarından biridir. Bursa Karası başta olmak üzere, sarı ve kara lop türü incirler Akköy'ün ağaçlarından tüm Didim'e ulaşır. Akköy'ün geçmişten gelen bir diğer üretimi de üzüm bağlarındaki bereketli üzümleridir.

Akköy, doğal güzellikleriyle, ortasından insanları Didim'e ulaştıran karayolu geçse de naturel kalmayı başaran dokularıyla Ege'nin simgelerinden biridir