18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 19 Temmuz 2017 10:30

15 TEMMUZ HEPİMİZİNDİR

Yazan  Faruk Haksal

15 TEMMUZ HEPİMİZİNDİR

Toplum o kadar ayrıştırıldı ki, birinin Adediğine öteki, otomatik olarak B demeye hazır.

Soğukkanlı, yansız, objektif olarak sorgulama –neredeyse- rafa kalkmış durumda…

En yakın örnek: 15 Temmuz…

Cumhurbaşkanı’nın şahsına ve izlediği siyasetle karşı olanlar, çok önemli bir yanlışın kıyısında dolaşıyorlar.

Erdoğan’a karşıysanız, O’nun her söylediğine de karşı olacaksınız… Bu tutum bağrında ciddi yanlışlıklar barındırmaktadır.

15 Temmuz, Cumhurbaşkanı’nın ve genel başkanı olduğu partinin siyaset malzemesi değildir… Bu durumdan kurtarılmalıdır.

O gün tüm ülke, çok önemli bir badirenin üstünden atlamış ve karanlığın daha da dibine yuvarlanmaktan kurtulmuştur.

15 Temmuz bütün ulusun hep birlikte kutlaması gereken bir bayramdır.

Aynı zamanda 15 Temmuz verilen şehitler için bir anma günüdür, matem günüdür.

Bu bayram tüm ulusça hep birlikte kutlanmalı ve  şehitlerimizin acısı birlikte duyulmalıdır.

Bu noktada karşı olunması gereken şey, 15 Temmuz’un kendisi değil; 15 Temmuz’un siyaset malzemesi haline getirilmesidir.

Çivisi zaten çıkmış olan adaletin iyiden iyiye zıvanadan çıkmasıdır.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün irili-ufaklı tüm unsurları tabii ki cezalarını çekmelidirler… Ancak, böyle bir suçla suçlanan kişilerin yasal haklarını arayabilecekleri yargı mercileri de –mutlaka- mevcut olmalıdır.

Adalet –mutlaka/mutlaka ve yine mutlaka- işlemeli, işletilmelidir.

15 Temmuz; demokratik hak ve özgürlüklerin, hukuk devleti ilkelerinin iğdiş edilmesinin gerekçesi ya da bahanesi olarak kullanılmamalı, kullanılamamalıdır…

FETÖ suçlaması ile görevlerinden atılan insanlar başvuracakları adli ve idari merciler bulabilmelidirler.

Aklanma talebi bir haktır; engellenemez…

Oysa bugün idari yargı devre dışıdır.

Adli yargının hangi noktada su kaynattığı ayrıca karmaşık bir konudur.

Ancak bütün bu aksaklıkların varlığı, hiç kimseyi 15 Temmuz’un karşısında olmaya sürüklememelidir.Dünyanın birçok bölgesinde CİA ile ortak çalışan Fethullahçı terör Örgütü’nün ülkemize yönelik silahlı kalkışma hareketinin niteliği ve amaçları gözden kaçırılmamalıdır.

Türkiye ince bir ip üzerinde yürümektedir. Aşağısı uçurumdur.

Bu uçurama yuvarlanmaktan kurtulmamız ise, olayların arka perdelerini ve siyasi söylemlerin satır aralarını okuyacak bir farkındalığa ulaşmamız ile mümkündür.

 

Faruk Haksal

Faruk Haksal

Faruk Haksal Hakkında