Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Eğer yazan yapana sadık kalmaz ise hakikatler şüpheli bir şekil alırlar. Böylece de beşeriyetin yolunu değiştirirler. Biz daima hakikati arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça, süslemeye cesaret gösteren insanlar olmalıyız. Her şeyden evvel kendi inisiyatifinizi ve de milli süzgecinizi kullanınız çünkü tarihi hadiseler ve müşahedeler, insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hakim olduğunu göstermiştir…(M.Kemal ATATÜRK)

Son yıllarda araştırma yönü ağır basan güçlü tarihçiler yetişmekte. Bu milletimiz adına sevindirici bir durumdur. Bunlardan birkaç tanesinin yaptığı araştırmaları sizlere sunmak istiyorum. Türk tarihine yönelik araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. İlber Ortaylı, yiğitliği korumak için tarihi yalanlar ortaya atıldığını dikkat çekip, popüler Türk tarihinin menkıbe (efsane- destan) ve yalanlardan arındırılıp bilimsel bir temele dayandırılması gerektiğini söyledi. Tarihi yalanların, o ülkenin insanlarının objektif değerlendirilmeleri karşısında daha zor düşüreceğini belirten Prof. Dr. İlber Ortaylı “Bir kral veya padişah pislikten öldü ise ölmüştür. Onu kahramanca savaşarak öldü diye anlatırsanız, bu yalanınızı bir gün yüzünüze vururlar. Bu gibi olumsuzlukları doğru dürüst tarih kitapları yazarak önlenir”   
  Ortaylı’nın ve Türk Tarih Dergisi yazarları Tarihçi Murat Bardakçı ve ekibinin tespit ettiği balonların bazılarını sıralayalım.


Fatih Sultan Mehmetin’in annesi Sırp mıydı? 

Kesinlikle değil Fatih Sultan Mehmet’in annesi Türk’tür, Hatice Âlime Hüma Hatun, (1440-1449) Fatih Sultan Mehmet’in öz annesidir. Hakkındaki bilgiler çok sınırlıdır. Mezarı Bursa Muradiye Camii içinde ve Hüma Hatun veya Hatuniye Kümbedi olarak bilinmektedir. ,
Fatih Sultan Mehmet’in Sırp analığı vardır. Bu üvey annesine çok değer verirdi. Bu yüzden bazı kayıtlarda maksatlı olarak Fatih annesini Sırp diye geçmiştir. Mara Brankoviç ya da Mara Despina Hatun (1412-1487) Sırp despotu Đurađ Branković'in kızı ve Osmanlı padişahı II. Murat'ın eşlerinden biri.  1435 yılında saraya gelen Mara Hatun'un II. Murat'la olan evliliğinden çocuğu olmadı. Yani Fatih Sultan Mehmet’in gerçek annesi değildir. Evliliği sırasında Hıristiyanlığı bırakmayan Mara Hatun eşi 1451 yılında ölünce manastıra kapanmak üzere izin alarak Sırbistan'a geri döndü. Ancak üvey oğlu II. Mehmet’le bağlantısını kesmedi. 1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı sırasında Venediklilerle Osmanlılar arasında arabulucuk görevini üstlendi. Hatta arabuluculuk görevini eşinin torunu olan II. Bayezid zamanında bile sürdürdü.

Fatih Ayasofya’ya atla girdimi? 

Niye atla girsin? koridor bölümüne törensel anlamda girmiş olabilir. Bizans İmparatorları da bunu yapardı. Mabede atla girdiği doğru değildir.  Haçlıların İstanbul’a yaptığı işgalle fetih, birbirine çok karıştırılıyor. Haçlılar İstanbul’da Latin Krallığı (1204-1261) kurduklarında şehri kelimenin tam anlamıyla yağmaladılar. Avrupa Haçlıları, Hıristiyanlık adına 57 yıl boyunca İstanbullu Hıristiyanlara zulüm ettiler. 

Fatih Ayasofya’yı satın aldı mı? 

Öyle bir şey yok. Şehrin en büyük mabedi, fetih hakkıdır. Camiye çevrilir. Ayasofya yeryüzünün en büyük, en parlak, en şöhretli mabediydi Fatih,  istese adını Fethiye Camii yapabilirdi, ama yapmadı.
     
Bizans isminde devlet var mıydı ? 

Bizans sonradan uydurma bir isimdir. Bizans, doğu Roma da değildir. Bizans dedikleri Roma’nın ta kendisidir. Bazı tarihçiler Avrupa’daki Roma – Germen İmparatorluğu’nu Roma olarak yorumluyor öbürünü Bizans diye bize iteleyip kakalamaya kalktılar 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner26

banner27


Fatal error: Uncaught Error: Call to a member function set() on unknown in /home/mavidid1/public_html/index.php:344 Stack trace: #0 {main} thrown in /home/mavidid1/public_html/index.php on line 344