KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, Didim’de yerel basınla bir araya geldi

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Eğitim-sen Didim Temsilciliğini ziyaret ederek, yerel basınla bir araya geldi. KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, toplu iş sözleşmesinde kamu emekçilerinin yaşadığı sorunlar ve pandemi sürecinde okullarda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.

08 Ekim 2021 Cuma 10:53
253 Okunma
KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, Didim’de yerel basınla bir araya geldi

Düzenlenen basın toplantısında KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik’e, Tüm Bel Sen Kadın Sekreteri Nazife Bayrak Tosu, Yapı Yol Sen İzmir Şube yöneticisi ve Aydın İl Temsilcisi Deniz Fidan, Eğitim-sen Didim Temsilcisi Belkıs Kahraman ve sendika yöneticileri eşlik etti.


“Yüz yüze eğitimin sürdürebilir olması için taleplerimizi yineliyoruz”
Basın toplantısında ilk olarak konuşan Eğitim-sen Didim Temsilcisi Kahraman, “6 Ekim tarihi ile bizim Türkiye genelinde Eğitim-sen genel merkezin almış olduğu kararla bütün gelenlerde İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri önünde bir basın açıklaması yapıldı. 6 Eylül’de başlayan okullarımızın üzerinden 1 ay geçmiş olmasına rağmen okullarımızda gözle görülür eksiklerimiz devam ediyor. Uzun bir pandemi sürecinden sonra yüz yüze eğitimden mahrum geçirdiğimiz bir aradan sonra yüz yüze eğitimin sürdürebilir olmasında ısrarcıyız ve bunun içinde gereken tedbirlerin alınması konusunda tüm yetkilileri en baştan itibaren uyardık ama hepinizin bildiği gibi güçlendirme çalışmasından kaynaklı yarım kalan okullarımız var. Birleştirilmiş okullarımız var. Ders sürelerinin birleştirilmiş okullar için 30 dakikaya indirildi ama liseler için ya da eğitime devam edenler için talep 40 dakika olarak devam ediyor. Okullarımızın hizmetli sorunları hala çözülmüş değil. Okullarımızda temizlik ve hijyen ile ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Geçen haftalardan itibaren Didim genelinde karantinaya alınan sınıflarımız oldu. Bugün geldiğimiz noktada da biz yüz yüze eğitimin sürdürebilir olması için bu taleplerimizi yine buradan yineliyoruz. Özellikle bunlar için ek bütçe olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Her defasında dile getiriyoruz ama ne yazık ki bu konuda henüz atılan bir adım yok.” ifadelerini kullandı.


“Süreç başından beri demokratik, şeffaf bir şekilde yürütülmedi”
KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise; “Krizi son süreçte bir ekonomik kriz ve bir toplumsal dönüşmüş durumda doğal olarak ülkemizde 2020 yılı Mart ayında başlayan pandemi sürecinin yönetilmesi ile ilgili var olan iktidarın yürütmüş olduğu politikaları açısından baktığımızda, süreç başından beri demokratik, şeffaf bir şekilde yürütülmedi. Özellikle pandeminin başladığı ilk dönemde 2020 yılında Sağlık Bakanı'nın TTB ve sendikamız SES, sağlık meslek örgütlerini sürecin dışında tutması, ülkede gelişen pandemi süreci ile ilgili bilgilerin şeffaf olarak toplumla paylaşılmaması sonucunda da birçok yurttaşımızın, kamu emekçisinin, sağlık emeklisinin, eğitim emekçisinin yaşamına mal olan kötü bir süreçle karşı karşıya kaldık. 
“Genelgeye uygun hareket etmediler”
Aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen hala iktidarın hem bu pandemi krizine, ülkedeki ekonomik krize, toplumsal krizi yönetememe süreci ile karşı karşıyayız. Doğal olarak da o günden bu yana baktığımızda özellikle 7 ülke okulları kapatarak, yüz yüze eğitime ara veren ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini ifade etmek istiyorum. Özellikle sendikamız Eğitim-sen ve konfederasyonumuz KESK başından beri kamusal hizmetlerin aksatılmadan yürütülmesi gerekli önlemlerin alınması ve yüz yüze eğitime ara verilmesi açısından da covid-19 ile ilgili bir rehber yayınlamamıza rağmen Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, valiler, il milli eğitim müdürlükleri, sağlık müdürlükleri yani bir bütün kamuyu temsil eden amirler bu genelgeye uygun hareket etmediklerini ifade etmemiz gerekiyor. İstanbul'da bugün Didim'de Aydın'da da gördük okullar bir buçuk yıl kapalı olmasına rağmen ben deprem nedeniyle güçlendirilmesi gerekiyor diye hem yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Okullar zamanında ihalelerin yapılmaması keşiflerin yapılmaması nedeniyle henüz inşaatları 6 Eylül tarihinden itibaren başlamıştır. Bunun yaratmış olduğu çeşitli sorunlar var kalabalık sınıflar ortaya çıkmış, doğal olarak da öğrencilerimizin öğretmenlerimizin velilerimizin enfekte süreciyle daha yakın bir temas süreci başlatılmıştır. Doğal olarak da biz bu sürecin demokratik, şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğine tekrar ifade ediyoruz.


“Acilen tedbir alınması gerekiyor”
İllerde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’nde kaymakamlıklarda sendikamız Eğitim-sen’i yine KESK'e bağlı Tüm Bel-sen, SES gibi birçok temsilciliklerimiz, şubelerimizin bu pandemi kurullarında yer alması hem ülkelerden illerde bu krizi birlikte yürütülmesi önlemlerinde birlikte tartışılarak demokratik bir şekilde alınması gerekiyor. Yine okullarda özellik okul müdürlerininde pandemi kurulları oluşturmaları gerekiyor. Okullarda sendika temsilcilerinin ve temsilcilerinde içerisinde olduğu kurullarla bu sürecin demokratik bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. Yoksa bu pandemi krizi her geçen gün daha fazla artacak. Özellikle toplumsal bağışıklık sistemimizin de yeterince iki doz aşının yapılamaması nedeniyle çok zayıf olduğu bir süreci yaşıyor. Türkiye’de acilen bu söylemiş olduğunuz tedbirlerin başta eğitim alanında, okullarda ve diğer kamu kurumlarında acilen alınması gerekiyor. 


“Taleplerimizi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz”
Ağustos ayında bir toplu sözleşme süreci hükümetle masada bu süreci işlettik. Maalesef yetkili olan Memur-sen’in imzalamış olduğu toplu sözleşme süreci birlikte de mutabakat metni ile birlikte de yine kamu emeklileri önümüzdeki 2 yıl açısından işsizliğe, yoksulluğa mahkum edilen bir süreçle karşı karşıya kalmışlardır. Özellikle bizim KESK olarak bu süreçte öne çıkarmış olduğumuz insanca yaşamaya yetecek bir ücret talebimiz.. Yine kamu emekçilerini ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkartılması, en düşük memur maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkartılması ile ilgili taleplerimiz karşılanmamıştır. Yine kamu çalışanlarına haftalık çalışma sürelerinin 35 saate düşürülmesi talebimiz, 3600 ek gösterge talebimiz, özellikle kamuda sözleşmeli istihdama son verilerek kadrolu güvenceli istihdamın temel bir istihdam biçimi haline getirilmesi talebimiz karşılanmamıştır. Ekim ayından itibaren de Aralık sonuna kadar bu bütçe ile ilgili de bir mücadele programı olacak. Özellikle asgari ücretin vergi dışında bırakılması, kamu emekçilerinin asgari ücret tutarında ki almış oldukları ücretinde vergi dışı bırakılması ve vergi diliminin yüzde ona düşürülmesi ile ilgili de taleplerimizi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum.” dedi. 

HABER: ELİF DİKBAŞ

Son Güncelleme: 08.10.2021 11:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol