“Türk Milleti'nin, Türk gencinin tarihini bilmeme, öğrenmeme lüksü yok!"
Prof. Dr. İlber Ortaylı

Çoğunuzun Muhtemelen ilk kez okuyacağınız konuları elden geldiğince sizlere anlatmaya çalıştım. 
 
ŞAMAR OĞLANI"NIN İLGİNÇ HİKAYESİ

16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu.  Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu. Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.
İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu. Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi. Şamar Oğlanının İngilizcesi “Whipping boy” dur.


İLK FOTOĞRAF ÇEKTİREN PADİŞAH: SULTAN ABDÜLMECİD

Fotoğrafı çekenler: Abdullah Biraderler Fotoğraf Osmanlı’ya geldikten sonra Müslüman ahali de fotoğraf çektirmek ister ancak İslam’daki “suret yasağı” dolayısıyla fotoğraf çektirmek mümkün değildir. Saray da fotoğraf çektirmeyi istemektedir ancak din adamları direnmektedir. Şeyhülislam’a sorulur, o da:“ bir Müslümanın fotoğrafını çeken Müslümansa fotoğraf çektirmek caizdir” der. Ancak o yıllarda Müslüman fotoğrafçı yoktur. İstanbul’un en popüler fotoğrafçıları Kevork, Hosvep ve Viçen adlı üç Ermeni kardeştir. Piyasanın büyüklüğü hisseden kardeşlerden biri, Viçen, Müslüman olur ve Abdullah adını alır. Firmalarının adını da “Abdullah Biraderler (Fréres) ” koyarlar. 2. Abdülhamid zamanında Müslüman olan Viçen saray fotoğrafçısı olur, hatta bir paşanın kızıyla evlenir ve üç kardeşten biri Müslüman diğerleri gayrimüslim olarak ticaretlerine devam ederler.

OSMANLI AİLESİNDEN BİR BİREYİN GAZETEYE BASILAN İLK RESMİ

Padişah Abdülaziz zamanında Arifaki isminde bir adam “Musavver Medeniyet” isminde bir gazete çıkarmış ve ilk sayfasına Şehzade Yusuf İzzettin Efendi’nin bir resmini koymuş, bu vesile ile valide sultandan ve padişahtan ve saray mensuplarından iki bin altına yakın bahşiş kopartmıştı. Bu hanedandan bir zatın, bir gazeteye basılan ilk resmiydi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner12

banner13


Fatal error: Call to a member function set() on null in /home/mavidid1/public_html/index.php on line 344