Korona virüsün sebep olduğu pandemi iki yılını dolduruyor. Bu zaman zarfında yaşam çok yavaşladı. En fazla sesli konuşanlar ülkelerin sağlık bakanları, sağlık uzmanları oldu. Siyasetçiler sağlık uzmanları dinlese, daha iyi politika üreteceklerdi.
Zamanın yavaşlaması, internetle ulaşımın kolay olması edebiyatçılara yaradı. Pandemi döneminde çok faydalı belgesel yazılar, hikâye ve romanlar yazılıyor.
Roman kelimesi Türkçe’ye Fransızcadan girmiştir. Gelenek, görenekleri kahramanlarıyla anlatır. Şahısların karakter, tutku ve duyguları belli bir yer ve zaman diliminde düzyazı türünde ifade edilir. Olaylar gerçek olabilir niteliktedir veya gerçektir.
Makale konuma esin kaynağı Elif Şafak’ın İncir ağaçlarının Fısıltısı (Das Flüstern der Feigenbäume) romanı oldu.
Almanya, Avusturya ve İsviçre yapımı 3SAT televizyonda, bir edebiyat yayınında haberim oldu. Almanca konuşan üç ülkenin tanınmış edebiyat eleştirmenleri en iyi romanları konu ederler.
Elif Şafak’ın romanları elli dile çevriliyor. Romanlarını Türkçe ve İngilizce yazıyor.
Bu roman iki adada geçiyor. Kıbrıs ve İngiltere’de. İlk defa romanı anlatan zamanın şahidi ağaç oluyor.
İncir ağacının hikâyesi insanlığın hikâyesi kadar eskiye dayanıyor. Âdem ile Havva ayıp olanı fark edince örttükleri yaprak bu ağacın yaprakları. Kutsal sayılan ağaç olarak tek Tanrılı din kitaplarında geçiyor. Din bilimcileri hâlâ elma mı, yaksa incir mi yediler, sorusunu tartışıyor.
Bitkiler hem yer altında hem de yer üstünde birbirleriyle iletişim ve dayanışma içindeler. İklim değişiminde gücünü koruyan yaşama devam ediyor. İncir ağacı da zeytin ağacı gibi uzun yıllar yaşayabiliyor. Bu nedenle romanda ağaç, bir ailenin aslına kökenlerine inebiliyor.
İki genç sevgili Defne ve Kostas gizli buluşurlar. Kostas Yunan, Defne Türk olduğu için aşkları yasak edilmiştir. Kıbrıs’ta iç savaş hakimdir. Terör olayları adayı yaşanmaz hale getirmiştir.
Anavatanı aniden terk ederken geçmişten kalan, tek anıya şahit olan bavulda getirdikleri ve Londra’da bahçeye ektikleri, daldan büyüyüp gelişen incir ağacıdır.  
Avrupa’da göçmenlere, dini, dili, cilt rengi ve adı çoğunluk toplumdan başka olanlara sorulan soru, nereden geliyorsun sorusudur. Yani köklerin nereden geliyor, mutlaka aslını merak ederler veya dışlamak için sorarlar. Amaç öteki yapmaktır.

Bu nedenle ailenin ikinci nesli kızları Ada’nın yaşadığı duyguları, kimlik arayışı konuyu güncel yapıyor.
Sevgililerin Londra’da tekrar buluşmaları, kızları Ada ile İncir Ağacı aynı yaşta, 16 yaşındalar. Ada’nın okuldaki sorunları da geçmişle ilgilidir.
Şimdiki zamanla geçmiş zaman iç içe geçiyor. İki zamanda yaşanan yıkım, üzüntü ve bıraktığı negatif izler ve yaralar sevgi ile kapatılmaya çalışılıyor. 
Travmadan kurtulma, iyileşme çoğunluk toplumun göçenleri anlamalarıyla mümkündür. Göçen veya sığınmak zorunda kalan insanların, yeni yaşadığı toplumda uyum sağlamaları eski yerlilerin tutumuna bağlıdır. Bu insanlar geçmişiyle, getirdikleriyle bir bütün sayılmalıdır.
Bu romanda ikiye ayrılmış Kıbrıs adasının tarihine merak uyandırılıyor. Resmen ikiye ayrıldığı 1974 yılı dönüm noktası oluyor.
Roman ait olma, saygı ve sevgi görmeye cevap arıyor. Kimlik ararken üzüntü kadar umut da var. Savaşın toplumlara getirdiği dramlar geçmiş değil. Gündemden hiç düşmüyor. Bir zaman komşu, dost ve arkadaş olan insanlar savaşta düşman oluyorlar.
Roman okuru dikkatle okumaya zorluyor, gel git yaşanıyor. Güncel yaşam geçmişin etkisinden kurtulamıyor. Günümüzde sorulan tarihî, sosyal ve ruhsal sorunlara cevap veriyor.
Elif Şafak, Avrupa’da düşünür olarak da ilgi ve saygı görüyor. Geldiği ülke Türkiye’de ve Avrupa’da insan hakları, eşit paylaşım konularında sesini çıkarıyor, çeşitli yayın organlarında makale yazıyor, Londra’da yaşıyor.
Roman Türkçe’ye çevrilse, tartışılsa Türkiye’de tek bir konuya ve kişiye saplanıp kalınmaz. Olaylar artık bir ülkede sınırlı kalmıyor.
Beyni kalbi boş olan insan dik duramaz ve kendine güvenle yürüyemez. Çok okuyan insan sorunlarına çözüm arayışı içinde olurlar. Bir problem varsa birçok çözüm yolu da vardır.

Tarih son söz tanımaz.  Willy Brandt
Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz. Anonim 

Hoşça kalın, ama iyi kitapsız kalmayın.


Kaynak ve tavsiye kitap, mutlaka Türkçe’ye çevrilmelidir:

Elif Şafak, Das Flüstern der Feigenbäume, Roman, 
KEIN & ABER AG, Zürich, Berlin 2021
ISBN: 978-3-0369-5863-7  
     

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner26

banner27


Fatal error: Uncaught Error: Call to a member function set() on unknown in /home/mavidid1/public_html/index.php:344 Stack trace: #0 {main} thrown in /home/mavidid1/public_html/index.php on line 344