A Ğ A Ç L A R I K E S E N S O R U M S U Z L A R.

Alışılmış yaşamlar ona katılarak sürdürenler tarafından değiştirilemez. Bunun için dıştan bir bakışın olması gerekir. Ya da dıştan bakabilme yetkinliğine sahip olmak gerek. Çünkü alışmak
yadsımamaktır. Yadsınmayan şey de sorun olamaz. Sorunun varlığı kabul edilmedikçe çözüme yönelmek mümkün olmaz. Sorun algısı farklı bakışı gerektirir. Sorun algılamak yaşama aktif olarak katılmakla olanaklıdır. Araştırmak ve soruşturmak olmazsa olmazların önde gelenidir. Bu eylem, soru sormakla başlar. Çocukların gelişimini bilinçli olarak gözlemleyenler bunun tanığıdır. Çocuk; “Bu ne” diye sorar. Aldığı doğru ve doyurucu yanıtlar yaşamının temelini oluşturur. Yaşamı boyunca bu alışkanlığını sürdürür ise; doğru ve gerçekçi
bir zeminde yaşamını sürdürür.
Özgür bir kent bireyi olmanın temel koşullarından biri, kendisinin de uyacağı temel kurallarınbelirlenmesine katılabilmektir. Bu nokta özgür iradi katılımlı bireylerin özellikle farkındalıklı
yaklaşımları kendilerinin, toplumlarının, ülkelerinin ve dünya insanlık ailesi ile ötekivarlıkların yararına olur. Farkındalık, farklılıkların farkında olmakla başlar. İnsanlar,
hayvanlar, bitkiler ve doğa. Her türün iç farklılıkları olabilir. Bu konuda öne çıkan insanlardır.
Cinsiyet, ırk, dil ve din ayrılıkları yetmezmiş gibi; buna sınıf ayrımcılığı da eklenir. Önemliolan, farklılıkların farkında olmak fakat, farklılıkların birlikteliğini sağlamaktır. Çünkü gerçek
güç, birlikteliklerden doğar. Tüm varlıkların, varlık sürdürme hakkına saygılı olmak bukapsamda değerlendirilmelidir. Hiç kuşkusuz, yaşamın bütünselliği için birlikte varlığın
anlam ve önemini kavrayarak; hayvanlara, bitkilere, doğaya ve doğal kaynaklara gerekenönemi verebilmektir farkındalık.
Kentli haklarını satır başları ile vurgulamakta yarar var:
1-Siyasetin öznesi kentin önde gelenleri değil, yurttaşlık bilincine sahip olan kent bireyleridir.
2-İnsanlar kendilerinin de katıldıkları kurallara daha kolay uyarlar. Bu demokratikliğin önkoşullarından olan katılımcılığın yolunu açar. Adına hareket edenler (Seçilmişler) temsil
ettiklerinin görüşlerine başvurma alışkanlığını kazanmalıdır. Katılımcılığın, çözümlerekatılmayı da içerdiği unutulmamalıdır.
3-Bilgilenme hakkının sonuna dek kullanılabilmesi için tüm olanaklar hizmete hazır halegetirilmelidir.
4-Bir kentte yaşayan farklı görüş ve mesleklerden, değişik kökenlerden ve farklı inançgrubundan ve farklı kültürlerden gelen kent bireylerinin barış içinde ve bir arada tutabilmek.
5-Kimsesizlerin kimsesi olabilmek ve bunu gereksinenlere hissettirebilmek.
6-Kent yoksullarına dayatılan zorunlu kentlilik açmazını gönüllü kentliliğe dönüştürebilmek!
7-Kentsel kurumlarla birlikte kent hukuku yaratılırken tüm varlıkların var olmakla kazanılantemel hakları kent hukukunun da temelini oluşturur.
8-Çevrenin korunması için gerek duyulacak tüm önlemlerin alınması ve bu doğrultudabilinçlendirme yoluyla en geniş katılımın sağlanması.
İşte bu noktada uyarıda bulunmak ihtiyacını duymaktayız. Çevre, tüm varlıkların içinde yeraldığı ortam olarak tanımlanabilir. Çevre, varlıklarla var olur. Canlı veya cansız tüm varlıklar
ancak bir çevre içinde var olabilir.
Yaşamı üreten her ortam canlılara aittir. Canlılara ait olan ortamların korunması vegeliştirilmesi de insanların temel görevlerindendir. Dahası, demokratik süreçler sonucunda temsil yetkisi alanlar birinci dereceden sorumlu olduklarını unutmamalıdırlar. Çünkü, sorumluluk duygusu içinde iddiası olanlar bu görevlere talip olmaktadırlar.
Her hizmetin bir maliyetinin olduğu kesin. Ama bu maliyet, ağaçların kesilmesiniiçermemelidir. İlçemizdeki asırlık ağaçlar sadece Didimlilerin değil, Aydınlıların,
Türkiye’nin, dahası dünya insanlık ailesinin sahip olduğu bir değerdir. Doğaya sahip çıkmakgeleceğini güvenceye almaktır.

Bir durum tespiti yaparsak, geçmişte devlet organizasyonu içinde yer alan yetkililer,
ormanlarımızı bazı sorumsuz kişilerden korumak için çalışırlardı. Günümüzde durumtamamen tersine dönmüş gibi. Artık vatandaşlar tüm baskı ve yıldırmalara karşın, ormanları,
ağaçları, meraları, dereleri, doğayı, havayı ve sularımızı korumayı görev sayıyor ve mücadeleye katılıyor(!)…