Makaleme başlığı mücadele insanı şair, yazar araştırmacı, toplum ve siyaset bilimcisi Dr. Ertekin Özcan’ın ansiklopedi niteliği kitabından aldım.
Torunum Sinti Roma ve Holokost konusunda doktora çalışmasını hazırlıyor.
Bu kitap her iki ülkede üniversite öğrencilerine kaynak olacaktır. Tarih, geçmişte kazanılan değerlerin, deneyimlerin geleceğe pusula gibi yol göstermesine yarar. Hem Türkiye hem Almanya için kazanılmış bir nimettir.
Alan ve gönderen ülkeler 1961 yılından itibaren Türkiye’den Almanya’ya gelen işçilere üniversite öğretimi için gelen öğrenciler kadar yardım etmemiştir. Yalnız işçi olarak gönderilmiş insan oldukları geç anlaşılmıştır.
İlk kurulan Türk dernekler vatan hasreti giderilen lokal görevi üstleniyordu. Hafta sonlarında sohbet buluşmalarında sorunlarına çare aranıyor, resmî kuruluşlardan gelen mektuplara cevap veriliyordu. Fabrikalarda tercüman çok azdı, icabında öğrenciler Almanca çevirilerde yardım ediyorlardı.
Bu kitapta altmış yılda her iki ülkede değişen sosyal, siyasal, dilsel, dinsel ve kültürel alanda dernek tüzüklerinin de tamamlandığı yazılıyor.
Türkçe dilinin diğer Avrupa dilleriyle eşit muamele görmesine önem veriyor, dernek yöneticileri Alman bilim kuruluşlara ve politikacılara iki dilde yazılan raporlarla adeta danışmanlık yapıyor, alınacak karar, yasa ve kurallarda rol alıyor, yol gösteriyorlardı.
Örgütlenme öncüsü olan Dr. Ertekin Özcan hiç yılmadan yıllarca Almanya’daki Türk toplumunun haklarını savunmuştur. Çok sayıda dernek kurucu başkanı veya yönetiminde görev yapmıştır. Bir dernekte sürekli kalmamış, mücadele arkadaşlarına görevini devretmiş, yeni bir dernek kuruluşuna öncü olmuştur.
Bana, Berlin-Spandau ilçesinde bir köy öğretmeni gibi çalışma, gel aramıza katıl demişti. Etkinliklere devamlı davetiye gönderiyor ve makalelerimde yazmaya teşvik ediyordu.
Almanya’daki Türkiye, her iki ülkede gelişen güncel konularda etkinliklerle ve yazılı bilgilerle toplumu aydınlatıyor, Türk toplumunun kalıcı Almanya toplumunun bir parçası olduğu sinyallerini veriyordu.
Dile kolay altmış yılın tarihini bir kitapta derleyip yazmak kolay iş değildir. Ertekin Özcan bu kitap için yıllarca araştırarak çalışmış, hasta yatağında ölümünden üç gün önce bitirerek Tekin Yayınevi’ne göndermeyi başarmıştır, fakat yayınlandığını görememiştir.
Kitap 750 sayfa olup, 16 alt başlık bölümde içerik hakkında detaylı bilgi verilmektedir.
Almanya’daki Türkiye kökenli toplumun konumu/
Almanya’da toplum, devlet yapısı ve siyasal sistem/
Türkiye’deki siyasal gelişmeler ve Almanya’daki Türkiye kökenli topluma etkileri/
Adalet Kalkınma Partisi ve hükümetleri Dönemi/
Almanya’da Türkiye kökenli toplumun ve örgütlerinin gelişimi/
Göçün 60. Yılında Türkiye kökenli toplumun konumu ve örgütleri/
Sosyal Demokrat ve Sosyalist örgütler/
Almanya’da eşit hak ve uygulamalar için kent ve eyaletler düzeyinde kurulan örgüt ve girişimler/
Eşit hak ve uygulamalar için Federal düzeyde çalışan örgütler: TGD-Almanya’da Türk Toplumu (Türkische Gemeinde in Deutschland e.V.)/
Eğitim, öğretim ve yüksek öğrenim alanında eşit hak ve uygulamalar için savaşım veren kuruluşlar/
Tutucu-Liberal örgütler, Türkiye Cumhuriyeti’nin güdümündeki örgütler ve işveren örgütleri/
Sünni İslâmcı örgüt ve tarikatlar, siyasal İslâmcı Millî Görüş örgütleri/
Aşırı Milliyetçi ve Türkçü-İslâmcı Örgütler MHP yanlısı ve Ülkücü örgütler/
AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu-Alevitische Gemeinde in Deutschland e.V./
Almanya’daki Türk Örgütleri/
Almanya’da siyasal yaşama katılım ve geleceğe bakış/
Genel sonuçlar ve geleceğe bakış/
Her alt bölüm ayrı doktora çalışması olabilir. Siyasal yaşama katılım seçmen olarak göçmenlere yakın olan Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ve Yeşiller Partisini seçerek Türk Toplumu Federal Almanya ve Eyaletler düzeyinde hükümetlerin kurulmasında katkı sağladılar.
1987 yılında Batı Berlin’de Alternatif Liste’den aday olan Sevim Çelebi Gottschlich ilk eyalet milletvekili seçildi. Onu 1989 yılında Avrupa Parlamentosu (SPD) milletvekili olan Leyla Onur takip etti. 1994 yılında Yeşiller’den ikinci nesil Cem Özdemir Federal Almanya Meclisi’nde milletvekili olarak seçildi.
Daha sonraki yıllarda göçmen çocuk ve torunlarına kapılarını açan partilerde bu sayı Federal Bakan, Müsteşar olarak seçilenler oldu. Bilhassa milletvekili seçilenler yıllar ilerledikçe sayıları çoğaldı. Üçüncü nesilden seçilenler var.
Hristiyan Demokrat Birlik’ten (CDU) ise yalnız Serap Güler milletvekili seçildi, eyaletlerde az sayıda seçilen milletvekillerine aktif politikada yer verildi.
Yazar bu kitapta derlediği siyasal, sosyal, kültürel etkinlikler yanında şiir akşamları düzenledi. İlkesi olan, söz uçar yazı kalır sözüne uyarak kitapçıklar yayınladı, etkinlikler yazıldı.
Ertekin Özcan 1946 yılında Erzincan Çayırlı ilçesine bağlı Çaykent köyünde doğdu. Haydarpaşa lisesini 1965 yılında bitirdi. Yüksek öğrenimi 1970 yılında İstanbul Üniversitesi
Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Bu yılda ilk şiir kitabı Tükenişin Türküsü yayınlandı. Avukatlık stajından sonra avukat olarak çalıştı. Doktora yapmak amacıyla 1973 yılında Berlin’e geldi ve Berlin Hür Üniversitesi (FU) Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu.
Çok sayıda derneklerin kuruluşunda öncü oldu. Berlin-Brandenburg Türk Veliler Birliği’nde bilimsel araştırmacı olarak görev yaptı. 30 Ağustos 2023 yılında aramızdan ayrıldı. Yayınladığı diğer kitapları da gelecek nesillere ışık tutacaktır.
Son yıllarda tarihte ün yapmış tanınmış sanatçıların, politikacıların, kral ve imparatorların kadın eşleriyle ilgili kitaplar yazılıyor, filmler çevriliyor.
Geride büyük ve önemli eserler bırakanlar eşlerinin destekleriyle başarmışlar. Fakat tarih sayfalarında kadınların adı yazılmamıştır.
Dr. Ertekin Özcan da mücadelesini, eşi Işıl Özcan ve kızları Süreç ve Gönenç destekleriyle başarmıştır.
Almanya Türk Toplumu (TGD) çatı örgütüne çok sayıda dernek üyedir. 2025 yılında kuruluşunun 30. Yıldönümü kutlandı. Işıl Özcan’ın Divan ve TGD Yönetim Kurulu Üyelerine hitaben yaptığı konuşmada arzularını dile getirmiştir.
Dr. Ertekin Özcan’ın onur üyeliği baki olmalı, kendisi yaşadığı müddetçe daima onur konuğu olma, kendisinden sonra kızları Gönenç ve Süreç’in onur konuğu olarak yanlarında olmaları arzusunu açıklamıştır. Böylece TGD’ye nesilden nesle uzun ömür dilemiş oluyor. Örgütlenmenin önemini kavrayan tüm bu aktif görev alan insanlara selâm olsun.
Doktora tezini güncelleyerek ve genişleterek yayınladığı bu kitabı bilim dünyasına kazandırmıştır. Akademik çevreler kaynak olarak kullanacaktır.
Işıl Özcan kitap tanıtımında her iki ülkede çok büyük gayret gösteriyor. Ayrıca kitabın Almanca’ya çevrilme teklifini çok önemli buluyorum.
TGD’nin şimdiki yöneticilerin bu arzu ve önerilerini ciddiye alacağına inanıyorum. Bu kuruluşun tanıtımı ayrı bir makale konusudur.
İlâve olarak Ertekin Özcan’ın anısına, mücadelesine bilimsel olarak devam edilmesi için bir vakıf kurulmasını öneriyorum.
Dr. Ertekin Özcan’ın detaylı biyografisini, mücadelesini kavramak isteyenlerin kitabı en kısa zamanda tedarik ederek, meraklarını gidermeleri arzumdur.
Okuyarak kalan!
Kaynaklar:
Ertekin Özcan, Almanya’daki Türkiye, Tekin Yayınevi, İstanbul 2024.
www.tekinyayinevi.com.tr
Işıl Özcan’ın 6.12.2025 tarihinde TGD’nin (Türkische Gemeinde Deutschland ) 30.yıl kutlamasında konuşması.