Özet
5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyü, PKK mensuplarınca gerçekleştirilen silahlı saldırıya maruz kalmış; aralarında yaşlılar ve sivillerin de bulunduğu 33 köylü yaşamını yitirmiş, köyün önemli bir bölümü ateşe verilerek tahrip edilmiştir. Olay, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sivilleri hedef alan en ağır terör saldırılarından biri olarak hafızalara kazınmıştır. Başbağlar Katliamı yalnızca can kaybına yol açmamış; aynı zamanda toplumsal hafızada derin yaralar açmış, terörün sivil yaşam üzerindeki yıkıcı etkisini açık biçimde ortaya koymuştur.
Anahtar Kelimeler: Başbağlar, PKK, terör, Erzincan, Kemaliye, 1993, Türkiye.
Giriş
Türkiye, 1980'li yılların ortalarından itibaren PKK'nın gerçekleştirdiği çok sayıda silahlı saldırıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Terör örgütü, güvenlik güçlerinin yanı sıra zaman zaman sivilleri de hedef alan saldırılar düzenlemiştir. Bu saldırıların en acı örneklerinden biri, 5 Temmuz 1993 gecesi Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde yaşanmıştır.
Başbağlar Katliamı, yalnızca bir köyün hedef alınması değil; sivillerin topluca öldürülmesi ve yerleşim yerinin yakılıp yıkılması nedeniyle Türkiye'nin yakın tarihindeki en trajik olaylardan biri olarak değerlendirilmektedir.
1993 Yılının Güvenlik Ortamı
1993 yılı, Türkiye'nin terörle mücadelesinde en yoğun dönemlerden biri olmuştur. Aynı yıl içerisinde hem güvenlik güçlerine hem de sivillere yönelik birçok saldırı gerçekleşmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde artan terör olayları, ülke genelinde güvenlik endişelerini artırmıştır.
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta meydana gelen olayların ardından, 5 Temmuz gecesi Başbağlar'da gerçekleştirilen saldırı kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Olayın zamanlaması nedeniyle farklı değerlendirmeler yapılmış olsa da, saldırının faili olarak PKK yargı kararları ve resmî kayıtlarla ortaya konulmuştur.
Katliamın Gerçekleşmesi
5 Temmuz 1993 akşamı, silahlı PKK mensupları Başbağlar köyünü kuşattı. Köylüler caminin önünde toplandı. Silahlı grup tarafından yapılan propaganda konuşmasının ardından köy halkı hedef alındı.
Saldırıda 33 sivil yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümü kurşuna dizilerek öldürüldü. Ayrıca köyde bulunan evler, okul, cami, köy odası ve çok sayıda bina ateşe verilerek kullanılamaz hâle getirildi. Tarım araçları ve hayvanlar da zarar gördü.
Saldırının ardından köy büyük ölçüde harabeye dönerken, sağ kalanlar yaşananları Türkiye kamuoyuna aktardı.
Devletin Müdahalesi ve Soruşturma Süreci
Olayın ardından güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı operasyon başlatmıştır. Adli ve idari soruşturmalar yürütülmüş; saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin deliller resmî soruşturmalara yansımıştır.
Başbağlar Katliamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de çeşitli dönemlerde gündeme getirilmiş; olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve hafızalarda canlı tutulması gerektiği vurgulanmıştır.
Toplumsal Etkileri
Başbağlar Katliamı, yalnızca köy halkını değil, bütün Türkiye'yi derinden etkilemiştir. Terörün etnik, mezhepsel ve bölgesel ayrım gözetmeksizin sivilleri hedef alabildiğini gösteren en acı örneklerden biri olmuştur.
Katliam sonrasında Başbağlar, terör mağdurlarının sembol yerleşimlerinden biri hâline gelmiş; her yıl 5 Temmuz'da düzenlenen anma programlarıyla hayatını kaybeden vatandaşlar saygıyla anılmaktadır.
Hukuki ve Tarihî Değerlendirme
Uluslararası insancıl hukuk bakımından silahsız sivillerin kasıtlı olarak hedef alınması ağır bir insan hakları ihlali ve savaş hukuku açısından da yasaklanan fiiller arasında yer almaktadır.
Başbağlar'da kadın, yaşlı ve sivil köylülerin hedef alınması, olayın yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda insan hakları açısından da değerlendirilmesi gereken trajik bir vaka olduğunu göstermektedir.
Tarih yazımı açısından Başbağlar Katliamı, Türkiye'nin terörle mücadelesinin en acı sayfalarından biri olarak kabul edilmektedir.
Sonuç
5 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan Başbağlar Katliamı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sivilleri hedef alan en ağır terör saldırılarından biridir. Otuz üç masum vatandaşın hayatını kaybetmesi ve köyün yakılarak büyük ölçüde tahrip edilmesi, toplumsal hafızada silinmeyecek izler bırakmıştır.
Geçmişte yaşanan bu tür acıların doğru belgelerle incelenmesi, tarihsel hafızanın korunması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması açısından büyük önem taşımaktadır. Başbağlar'da hayatını kaybeden vatandaşların hatırası, Türkiye'nin ortak hafızasında yaşamaya devam etmektedir.
"Başbağlar'da hayatını kaybeden 33 masum vatandaşımızı rahmetle anıyor; ailelerine ve Milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum."
Kaynakça
* Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tutanak Dergileri ve araştırma komisyonu görüşmeleri.
* T.C. İçişleri Bakanlığı, Terörle Mücadeleye ilişkin resmî açıklamalar ve raporlar.
* T.C. Erzincan Valiliği, Başbağlar Katliamı anma programlarına ilişkin yayımlar.
* Terörizm ve güvenlik politikaları üzerine akademik çalışmalar.
* Ulusal gazetelerin Temmuz 1993 tarihli arşiv haberleri.
* Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı arşiv yayınları.
Mavi Didim’in değerli okuyucuları, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla