İnsan, hayatı boyunca birçok şeyi bilmek ister. Yarın ne olacağını, verdiği kararların nereye varacağını, attığı adımların kendisini hangi kapıya çıkaracağını merak eder. Belki de insan olmanın en yorucu taraflarından biri, cevabını henüz bilmediği sorularla birlikte yaşamayı öğrenmektir.
Belirsizlik, çoğu zaman bir eksiklik gibi görülür. Sanki her şeyin adı konulmalı, bütün yollar önceden belirlenmeli, bütün ihtimaller kontrol altında tutulmalıdır. Oysa hayatın kendisi, büyük ölçüde bilinmeyenin içinde ilerler. Bir mevsimin ne zaman değişeceğini, bir karşılaşmanın hayatımızda nasıl bir iz bırakacağını, yıllar sonra hangi anının değer kazanacağını önceden bilemeyiz.
Belki de insanın asıl mücadelesi belirsizliği ortadan kaldırmak değil, onunla kurduğu ilişkiyi değiştirmektir. Çünkü hayat, hiçbir zaman bütün cevapları aynı anda vermiyor. Bazı anlamlar ancak yaşandıktan sonra ortaya çıkıyor. Bazı yollar, ancak yüründükçe nereye çıktığını gösteriyor.
Geçmişe baktığımızda bunu daha iyi fark ederiz. Bir zamanlar büyük bir kayıp gibi görünen bazı olayların, yıllar sonra farklı bir anlam taşıdığını görürüz. Bir kapanışın yeni bir başlangıca dönüştüğünü, beklenmedik bir karşılaşmanın hayatımızda önemli bir yer edindiğini anlarız. O günlerde göremediğimiz resmi, zaman bize yavaşça gösterir
Belirsizlik karşısında duyulan korkunun önemli bir nedeni de kontrolü kaybetme hissidir. İnsan, bildiği şeylerin içinde kendini daha güvende hisseder. Fakat hayatın bütününü kontrol etmeye çalışmak, bazen hayatın kendisini kaçırmaya neden olur. Sürekli yarını hesaplayan bir zihin, bugünün sessiz güzelliklerini fark etmekte zorlanabilir.
Oysa biraz dikkatle bakıldığında belirsizliğin içinde de bir imkân vardır. Henüz yazılmamış sayfalar, değişebilecek ihtimaller ve yeniden başlayabilme gücü... Her şeyin kesinleştiği bir dünyada sürprizlere, dönüşümlere ve yeni anlamlara daha az yer kalırdı.
Çünkü insan, yalnızca bildikleriyle değil; bilmedikleriyle de büyür. Bazen yolun nereye çıktığını bilmeden atılan adımlar, insanı kendisine en çok yaklaştıran adımlar olur.
Belirsizlik, hayatın önümüzde kapattığı bir perde değildir. Bazen arkasında ne olduğunu merak ederek yürüdüğümüz uzun bir koridordur. Ve belki de yolculuğun anlamı, yalnızca varacağımız yerde değil; o koridordan geçerken kim olduğumuzu fark edebilmemizdedir.
Haftaya ruh sağlığımızı ilgilendiren başka bir konuda yeniden buluşmak dileğiyle…
Klinik Psikolog
Asuman Köseoğlu