BEN RAHATSIZ OLUYORUM,  YA ONLAR…

İnsan olmanın gereğidir,
Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapmayacaksın, iyi de
sen yolun kenarına gelir yatarsan, yoldan geçenin ayak sesi bile seni rahatsız eder, bırakın  gürültü yapmayı.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu senede AKBÜK’ de  çadırcılar gelişigüzel çadırlarını kurup  barınma ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar,
Çağdaş dünyada,
Batıda
Doğuda
Her neyse  başka ülkelerde acaba böyle mi oluyor, elbette hayır
Didim merkez de   bile olmuyordur,
Ama  AKBÜK’ de oluyor. 
Evet, orası AKBÜK
Sahipsiz bırakılmış bir yer,
Köy desen değil,
Şehir desen değil,
Mahalle desen yine değil ama öyle diyorlar,
Ne orası 
Sahipsiz bir yer.
Sabah yürüyüşlerini yıllardır yaparız, yaparım 
Böyle keşmekeşliği birkaç senenin dışında yaşamamıştık,
Her geçen yıl acaba düzelir mi diye bekleriz, yazar çizeriz
Ne yazık ki her geçen seneyi arar durumda kalırız,
Bu senede böyle senelerden biri, bitirmeye çalışıyoruz, 
Vatandaş haklı,
Şehrin gürültü patırtısından,
Havanın kavurucu sıcağında 
Azıcık da olsa serinlerim belki diye koşup gelmiş Deniz kenarı diye AKBÜK’e,
Masrafsız,
Neredeyse bedavaya gelmiş gibi bir tatil için,
Bulmuş kendine göre bir yer, yol kenarı, bir ağaç altı
Sermiş çadırını, varsa bir ağaç gölgesi yoksa da önemli değil  bir bez parçasından yapılmış gölgelik
Birkaç günü idare eder gideriz,
Suyu var mı yok mu önemli değil, getirilmiş birkaç   bidon su, yetmez ise alırız marketten,
Tuvalet, en doğal ihtiyaç,
Önemli değil, arkanda koca bir orman 
Yoksa da koskocaman bir derya DENİZ var,
Işık, gerek yok, sokak lambasının ışığı hatta ay ışığı yeterli
Umurunda da mı yoldan geçenlerin ayak sesleri, konuşmaları
Nasıl olsa onlar bizleri fark ederler sessizce geçip giderler
Öyle de yapıyoruz,
Bakınız bunlar aynen böyle oluyor ve de böyle yaşanıp gidiyor yıllardır AKBÜK’ de.
Peki hep böyle mi gidecek,
Böyle mi  olunacak  Turizm  beldesi 
Vallahi ben bu durumdan çok rahatsız oluyorum 
Bu nedenle yürüyüşlerimizde sessiz olmayı özen gösteriyorum ve yürüyüşteki  arkadaşlarımda aynı hassasiyeti gösteriyorlar
Uyku yarı ölüm demektir
Nasıl yattığın belli değildir,
Hele de doğamızda bu kadar aç kalmış domuz sürüleri var ikenböcü börtü var iken,
Açıkta yiyecek içecek bırakmanız mümkün olmazken, yerlere sere serpe yatılmış  iken,
Böyle tatil yapmayı  hak mı görüyorsunuz benim vatandaşıma
Bir yetkili çıksa da kardeşim şurada kamp, çadır ve tatil yeri var, oraya gidin dese, gitmezler mi?
İnsanca yaşanabilir  
Suyu, Elektriği, Tuvaleti olan bir yer gösterilse vatandaşımız gitmez mi?
Elbet gider
Hatta daha güvenli bir tatil yapar
Bizim yerel yönetimimiz ne yapmış biliyor musunuz, ağaçların gövdelerine  ilan asmışlar, burada çadır kurulmaz, kamp yapılmaz, ateş yakılmaz Çimleri basmayınız  “Taşın içindeki  olmayan çimleri mi? ”, adam da tam bu ilanın altına inat olsun diye olsa gerek ateş yakmış.
Böyle yönetiliyor AKBÜK.
Onun için  hep söylüyoruz  gözden çıkartılmış AKBÜK diye.
Böyle bir yönetimden kurtulmak elimizde, değiştirmek bizlerin elinde. hak ettiğimiz bir yönetime  ne zaman kavuşacağız,
Bizim halkımız böyle yönetime  layık  değil 
İnsanca yaşamı  hak etmiş çağdaş bir halk olarak fazlasını hak ediyor olmalıyız ama,  NE ZAMAN…