ünümüzde Hardin gibi düşünen devletler, politikalar ve kurumlar varlığını sürdürüyor, buna karşın neyse ki, daha katılımcı, daha etik ve daha bütüncül yaklaşımlar da yükseliyor. Yerel yönetimlerin, kadınların, yerli toplulukların, gençlerin ve sivil toplumun aktif katılımı olmadan adil ve sürdürülebilir bir gelecek kurulamayacağı düşüncesi, giderek daha da yaygınlaşıyor.
eknolojiye, bilime, yerel bilgeliklere ve küresel iş birliğine dayanan yeni etik modeller geliştirilebilir. Umut, yalnızca kıyıda bırakılanlarda değil; sandalda hep birlikte kürek çekenlerde yeşerir.