90'li yıllar...
Bursa GESIAD'ın (Genç Sanayici İşadamları Derneği) haftalık buluşmasında konuk konuşmacıyım.
Ülkenin tekstil başkenti olarak tanımlanan Bursa'nın akarsularının ve deniz kıyılarının kumaş boya atik sularıyla nasıl katledildiğini anlatıyorum.
Yarası olan gocunur derler ya üyelerden Hüseyin Özdilek sözlerimi kesiyor ve diyor ki
-Kumaş boya fabrikaları olmasa üzerindeki bu süslü kıyafetler nasıl yapılacak?
Adam arıtma tesisi kurmak gerek, haklısınız doğayı korumak gerek diyeceğine, doğrudan saldırıya geçiyor şımarıkça, pervasızca...
O yıllarda Nilüfer Çayı, Panayır deresi kapkara akıyor ve bölgede kokudan durulmuyor.
Bu umursamazlık sonucunda iste deniz bitti, ama kıyı görülmedi, kirlilik, bozulma ve deniz canlılarına ölüm reva görüldü ama saldırganlar asla durmuyorlar ve durmayacaklar, çünkü onlar doymuyorlar.
Bu ülkede çevre sorunları artizin , şarkıcının reklam kokulu söylemleriyle geçiştirilemeyecek derecede önemli bir sorundur, hızla çözüm bulunması gerekmektedir. Karadeniz'in dolayısıyla Marmara Denizi'nin sularına bırakılan kirleticilerin arındırılması Yalnızca Karadeniz'e değil, Tuna Nehri'ne kıyıları olan ülkelerin ortak yükümlülüğündedir.
Ve Didim'de Çevreyi Koruyanlar
Çevre korumak eğitimle ilgilidir, ama yalnızca çöpleri toplamak çevre korumacılığı değildir. Didim'deki kırsal alanları yapılaşmaya açmak çevre sorunlarına neden olur. Yetersiz altyapıya (özelikle de kanalizasyon sorunlarına) çözüm bulmamak, denizi kıyılarının doğallığını bozmak, Didim'e içilebilir su sağlayamamak, Didim'de aşırı yapılaşma nedeniyle Poyraz rüzgarının dolaşımını engellemek gibi olumsuz nedenler çevre sorunlarına neden olur. Bu sorunları da önlemek öncelikle Belediye'nin görevidir. Çöp toplayanlarla poz veren Başkan Totik; ne yazık ki bu gerçekleri ya bilmemektedir ya da bilse de çözüm üretememektedir. Dolayısıyla Belediyelerin yetersizliği ya da yeteneksizliği nedeniyle ne yazık ki her geçen günle birlikte Didim yaşanabilir kent olma özelliğini yitirmektedir. Evet eğitim önemlidir ama yalnızca kentlinin eğitimli olması değil, kenti yönetenlerin de eğitimli, bilgili, yetenekli ve yeterli olması çok ama çok önemlidir.
Didim'de her akşam ilaçlama yapıyoruz diye gezen araçlar; boşuna benzin, mazot israfı...