Coğ­raf­ya fark­lı, bek­len­ti fark­lı


Takip eden oku­yu­cu­la­rı­mız bi­le­cek­ler­dir.
Geç­ti­ği­miz haf­ta­nın üç gü­nü­nü yur­du­mu­zun doğu Ana­do­lu'nun Van-Muş ve Bit­lis il­le­rin­de ge­çir­dik.
1986 yılı iti­ba­rı ile Mar­ma­ra böl­ge­sin­de ya­şı­yo­ruz.
Her ne kadar çok sık se­ya­hat etmiş olsak ta ne­ti­ce­de dönüp do­la­şıp ge­le­ce­ği­miz yer yine Mar­ma­ra böl­ge­si olu­yor.
Belli za­man­lar­da belli mer­kez­ler için ara ver­di­ği­miz olu­yor.
Me­se­la yaz mev­si­min­de daha çok Ege ve Ak­de­niz böl­ge­le­ri­ni ter­cih edi­yo­ruz.
Tür­ki­ye son de­re­ce büyük bir ülke.
Hem nüfus hem de hacim açı­sın­dan büyük.
Do­la­yı­sı ile her böl­ge­nin ken­di­si­ne göre şart­la­rı mev­cut.
Söz ko­nu­su ya­şan­tı­lar do­la­yı­sı ile alış­kan­lık­lar başka.
Ge­le­nek ve gö­re­nek­ler­de başka.
Coğ­ra­fi şart­lar ister is­te­mez va­tan­da­şın yaşam alış­kan­lık­la­rı­nı da de­ğiş­ti­ri­yor.
3 gün­lü­ğü­ne git­ti­ği­miz Van-Muş ve Bit­lis'in coğ­ra­fi şart­la­rı ve ik­li­mi de an­lat­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız gibi de­ği­şik.
Mar­ma­ra böl­ge­sin­de ya­şa­yan bi­ri­si ola­rak gece gün­düz "Daha fazla kar yağsa ba­raj­la­rı­mız dolsa da yaz mev­si­min­de susuz kal­ma­sak" şek­lin­de dua edi­yo­ruz.
Ancak doğu ve gü­ney­do­ğu Ana­do­lu böl­ge­le­rin­de durum son de­re­ce fark­lı.
Bit­lis'te soh­bet et­ti­ği­miz va­tan­daş­lar "Kar ya­ğı­şı do­la­yı­sı ile gö­zü­mü­zü aça­mı­yo­ruz bazen gün­ler­ce ev­le­ri­miz­de çı­ka­ma­dı­ğı­mız olu­yor" şek­lin­de şi­ka­yet edi­yor­lar.
Hal böyle olun­ca bizi ge­ce­ler boyu en­di­şe­ye sevk eden "Su­suz­luk" kor­ku­su o böl­ge­le­ri­miz­de yok.
Van'dan, Muş ili­mi­ze ge­çer­ken Tat­van il­çe­miz­den geç­tik.
Tat­van'da tra­fik son de­re­ce yavaş akı­yor.
Se­be­bi­ni sor­duk önü­müz­de sey­re­den bir kar kü­rü­me aracı yol üze­rin­de­ki kar kit­le­si­ni yol­lun sa­ğı­na so­lu­na kal­dır­ma­ya ça­lı­şı­yor.
Muş ili­miz­de fazla bir kar ya­ğı­şı gör­me­dik.
Ancak Muş'tan Bit­lis'e doğru yola çık­tı­ğı­mız­da hiç dur­ma­dan yağan kar do­la­yı­sı ile sı­kın­tı ya­şa­dık.
Yol ke­na­rın­da yak­la­şık bir metre yük­sek­li­ğin­de kar mev­cut.
Gö­rev­li­ler bi­rik­miş kar­la­rın kal­ma­sı için gü­neş­li bir hava bek­li­yor.
Do­la­yı­sı ile mev­sim şart­la­rı böl­ge­de ya­şa­yan in­san­la­rın ha­yat­la­rı­na da di­rekt ola­rak etki edi­yor.
O böl­ge­de ya­şa­yan­lar­da yaşam stan­dart­la­rı­nı mev­sim şart­la­rı­na göre ayar­la­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar.
Başka da çare yok zaten.
Bu durum kar­şı­sın­da belli za­man­lar­da "Coğ­raf­ya ka­der­dir" söy­le­mi­ne ister is­te­mez ka­tıl­mak zo­run­da ka­lı­yo­ruz.
Hal böyle olun­ca do­ğu­da ya­şa­yan in­sa­nı­mız ile ba­tı­da ya­şa­yan in­sa­nı­mı­zın bek­len­ti­le­ri de fark­lı­lık gös­te­ri­yor.
İşte böyle za­man­lar­da dev­le­tin gücü ve oto­ri­te­si daha büyük bir önem arz edi­yor.
Do­ğu­da ya­şa­yan va­tan­daş ile ba­tı­da ya­şa­yan bir va­tan­da­şın yaşam stan­dar­dı­nın aynı şe­kil­de ol­ma­sı ge­re­ki­yor.
Yaşam şart­la­rı iyi olsa va­tan­daş bu­lun­du­ğu böl­ge­yi terk edip başta Mar­ma­ra olmak üzere diğer böl­ge­le­ri­miz­de­ki yer­le­şim mer­kez­le­ri­ne akın etmez.
Ma­ale­sef doğu ve Gü­ney­do­ğu'daki şe­hir­le­ri­miz­den sü­rat­le ba­tı­ya doğru göç edi­yor.
Hiç dur­ma­yan göç do­la­yı­sı ile do­ğu­da­ki şe­hir­le­ri­mi­zin nü­fus­la­rın­da her geçen gün ek­sil­me olur­ken ba­tı­da­ki şe­hir­le­ri­miz hiç dur­ma­yan göç yü­zün­den artık nefes ala­maz bir nok­ta­ya gel­miş du­rum­da.
Yu­ka­rı­da da be­lirt­ti­ği­miz gibi bu olum­suz­luk­la­rı ön­le­me­nin tek yolu va­tan­daş­la­rı­mı­zı ol­du­ğu yerde mutlu etmek.
Bek­len­ti­le­ri­ne kendi ya­şa­dık­la­rı böl­ge­ler­de kar­şı­lık ver­mek.
Aksi tak­dir­de göç veren şe­hir­ler­de , göç alan şe­hir­ler­de mut­suz olu­yor.
"Mut­suz şe­hir­ler­de mutlu insan olmaz" söy­le­mi de tam bu za­man­lar için.