DEĞİŞİMİN YENİ YOLCULUĞU

On yıllar önce John Kennedy: "Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar." sözü günümüzde daha çok anlam kazanmış durumda. Artık değişimin zirvesindeyiz. Bu süreci sağlıklı yönetmek ve geleceğe dair anlamlı bir perspektif çizmek pek kolay olmuyor. Geleceğe dair planlarımızın çok seçenekli olması gerekiyor. Teknolojinin lokomotifi yapay zekâ rüzgârı insanın yaşam standartlarını yeniden belirliyor. Aslında tam olarak belirleyemiyor, süreç devam ediyor. Yarınlara artık çok boyutlu bakmak zorundayız. Çünkü değişkenlik hayatın her alanında. Yaşam gezegeninde çok kısa sürede farklı değişimlere tanık oluyoruz. Gelişmeler genellikle teknoloji odaklı olduğu için insan hayatına yansıması da kısa sürede oluyor. Bu nedenle süreç dinamik ve değişkenlik gösteriyor.

Gelecek konusunda çalışan uzmanlar insanların bu duruma ne kadar hazır olduklarını sorguluyorlar ve çözüm yolları öneriyorlar. Konu ile ilgili değişimlerin nasıl olacağına dair öngörülerde bulunuyorlar. Bunların ne kadarının gerçekleşip, gerçekleşmeyeceğini ise zaman gösterecek. Özellikle gelir dağılımı ve hayat kalitesi dezavantajlı gruplar aleyhine daha çok bozulacak gibi görünüyor. Sonuçta gerek ülkeler bazında gerekse birey bazında hayat koşulları arasındaki makas daha çok açılacak. Bir taraftan refah seviyesi zirve yaparken diğer taraftan katı bir yoksulluğa tanık olabiliriz. Değişimin yolculuğunu artık bir yüzyılla ölçmek mümkün değil. Her on yılda bir yeni bir süreç başlıyor. Nerede duracağı da kestirilemiyor. Bu yeni süreçte olabilecekler ise şöyle sıralanabilir:

* Dünya nüfusunun %1’i ulaşılamayacak seviyede zengin ve güçlü olacak.

* Dünyada gelir dağılımı şu andakinden daha fazla bozulacak.

* Biyoteknoloji alanında akla hayale gelmeyecek gelişmeler yaşanacak.

* Bugüne kadar çözülemeyen birçok hastalık, matematik problemi ve kronik sorunlar çözülecek.

* Bilimsel çalışmalar bir üst faza geçecek. Gelişmelerin hızı baş döndürecek.

* Çok az sayıda ülke, diğerleri ile arayı kapanmayacak düzeyde açacak.

* Eğitim sistemi mevcut haliyle devam edemeyecek. Köklü değişimler olacak ve ezberci sistemler içe doğru çökecek.

* 2035-2045 yılları ile beraber (bazı insanların!) ömrü hayal edilemeyecek kadar uzayacak.

* Enerji üretiminde devrim niteliğinde gelişmeler olacak.

* Yapay zekâyı kullanmayan gruplar kademeli ve yavaş bir şekilde elenecek.

* İnsan vücudu mekanik ve robotik bileşenler birleşecek ve kişiye özel tedaviler artacak

* Uzay çalışmaları daha önceden hayal edilemeyecek bir ivmeyle ilerleyecek.

* İnanç ve yönetim sistemleri derinden sarsılacak.

* Yapay zekâ önce işsizliğe yol açmak yerine, mevcut işlerde bir "çarpan" görevi görecek. Son aşamaya doğru bazı meslekler tamamen silinecek.

* Muazzam bir verimlilik artışı yaşanacak. Bazı ülkelerin milli gelirlerindeki artış hızlanacak.

* Toplumun çok küçük bir kısmı muazzam bir güç ve zenginliğe ulaşıp geri kalanlardan tamamen kopacak.

*Klasik paraların yerini tamamen dijital sistemler alacak.

* Bazı insanların ömrü ciddi şekilde uzadığında doğum oranları daha da düşecek. Bu düşüş, verimli ekonomi kuramayan; sadece "insana" ihtiyaç duyan ülkelerin ekonomik çöküşünü hızlandıracak.

* Binlerce yıl sonrasında ise geride kalan insanlık, gerçeğinden ayırt edilemeyecek bilgisayar simülasyonları ile bizzat atalarının simülasyonunu yapabilecek.

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }