DEPREM

Ülkemizde ben bu işi biliyorum hesabıyla yalnızca maddi çıkarlarını düşünüp insanları hiç umursamadan; zemin etüdü veya hangi malzemeyi kullanacağını bilmeden yap-sat mantığıyla hareket eden bir toplum olduk. Her yerde rantçılar, tefeciler, aracılar vasıtasıyla satışlar dahi yapılıyor. Bu kimseler için binanın sağlamlığı önemli değil, önemli olan kandırmak. Bina müteahhitleri, insanları bir binaya tıkalım da isterse mezar yeri alsınlar; biz kârımıza bakarız diye düşünüyorlar. Bakınız Avrupa ülkelerinin genelinde, 50.000 civarında müteahhit var. Oralarda önce insana önem veriliyor. Yerel yönetim denetimi söz konusu. Türkiye’de ise ne kârım olur veya kimi dolandırırım mantığıyla hareket alanını geniş tutuyorlar. Mesela bizim ülkemizde 453, 497 bin müteahhit varsa 145 bini geçici belgeyle çalışıyor. Siz hiç geçici Jeoloji mühendisi veya geçici Üroloji uzmanı gördünüz mü? Buna pes denir doğrusu! Vatandaş kendisine, ailesine ev aldığını düşünürken mezar alıyor! Hepimiz gördük, Dünya’nın çeşitli ülkelerinden gelenlerin arama kurtarma çalışmalarında kullandıkları teknolojik cihazları.  Biz hal sesimi duyan var mı diyoruz. İnsan toprak alma derdinde. Toprak insan alma derdinde. Ne toprağın gözü doyuyor, ne de insanların. Depremde biz ölüyoruz kimin umurunda..