Didim Yazın Bir Milyon, Peki Kentin Taşıma Kapasitesi Ne Kadar?

Ama bir milyonluk kent olamıyor.

Seçim öncesinde verilen sözleri kim tutar?

Seçim öncesinde bol keseden dağıtılan sözler; seçim sonrasında suya yazılan yazılar gibi yok hükmündedir.

u işleyiş bir kısır döngüdür; yerel siyasette sürer gider.

Çünkü çeşmelerinden akan su içilemiyor. Yaz aylarında denizlere koşanların yıkanabileceği su bile çoğunlukla bulunamıyor.

O çukurlar dolduğunda, temizlenmediğinde, taşma tehlikesi oluşturduğunda; o yapılarda yaşayanların yaşamı da, çevredeki halkın sağlığı da tehdit altında kalıyor. Üstelik bu yalnızca birkaç yapının sorunu değildir.

Didim'de yaşayanlar olarak çok iyi bildiğimiz ve sürekli yakındığımız bu sorunlar nedeniyle kış aylarında üç yüz bin kişiye bile yetersiz altyapısıyla Didim; Bodrum, Çeşme, Marmaris gibi diğer turizm kentlerinin arasına adını nasıl yazdırabilir?

Türk lirasının Euro karşısındaki değer kaybı nedeniyle Didim’in yurtdışında yaşayan yurttaşlar açısından ekonomik olarak çekici konuma gelmesi; tek başına bir turizm başarısı değildir.

Ortada yalnızca dövizin sağladığı geçici bir hareketlilik vardır.

Çünkü yaşamdan keyif almak, denizin ve güneşin tadını çıkarmak için Didim’e yerleşenler; altyapı sorunlarının yanı sıra sağlık hizmetlerindeki yetersizlik nedeniyle kentten kaçmayı düşünüyorlar.

üm siyasal partilerin yöneticileri, yerel temsilcileri, milletvekilleri, belediye yöneticileri bu sorunları biliyorlar. Biliyorlar ama Didim’e donanımlı ve nitelikli bir hastane kazandırılması için gereken ortak iradeyi gösteremiyorlar. Didim'de yaşayanlar sağlık sorunu yaşadığında, Aydın'a, İzmir'e gitmek zorunda kalıyor.

Oysa genç, yaşlı ayrımı yapılmaksızın her insan, her an sağlık sorunuyla karşılaşabilir.

Hastalık, insanları oy verdikleri partiye göre ayırmaz.

Kalp krizi, ambulans gelmeden önce parti rozetine bakmaz.

Kazalar, acil servis yetersizliğini görmezden gelmez.

İşte bu nedenle Didim’in sağlık sorunu partiler üstüdür.

Ancak sağlık yalnızca hastane demek de değildir. İçilebilir su sağlıktır. Arıtılmış kanalizasyon sistemi sağlıktır. Temiz deniz demektir. Çöp toplama hizmeti de sağlıktır. Plansız yapılaşmanın önlenmesi sağlıktır. İnsan onuruna yaraşır bir kentte yaşamak sağlıktır.

Didim için oldukça donanımlı bir hastane, içilebilir nitelikte su, yeterli su depolama ve dağıtım sistemi, kanalizasyon altyapısı ve nüfus artışını karşılayabilecek kapasitede biyolojik ve ileri arıtma tesisi istenmelidir. Atık suyun yeterince arıtılmadan denize bırakılmasına izin vermeyen, denetlenebilir ve şeffaf bir altyapı sistemi kurulmalıdır.

Elbette ki bu istekler yalnızca ilçe belediyesine yöneltilecek ve yerine getirilmesi onlardan beklenecek istekler değildir.

Çünkü Didim’in sorunları tek bir kurumun görev alanıyla sınırlı değildir.

İlçe belediyesi imar, temizlik, yerel denetim ve kent düzeni konusunda sorumludur.

Büyükşehir belediyesi su, kanalizasyon ve ulaşım hizmetleri bakımından sorumludur.

Merkezi yönetim ve Sağlık Bakanlığı, hastane ve uzman sağlık hizmetleri bakımından sorumludur.

İlgili bakanlıklar çevre, turizm, altyapı ve yatırım planlaması bakımından sorumludur.

Hiç kimse “Bu bizim görevimiz değil.” diyerek sorumluluğunu bir başka kuruma devredemez.

Çünkü bir kentte sorunlar kurum kurum yaşanmaz.

Musluktan su akmadığında halk, bunun hangi kurumun sorumluluğunda olduğunu düşünmez.

Hastane yetersiz kaldığında hasta, yetki paylaşımını araştırmaz.

Kanalizasyon taştığında koku, belediyeler arasındaki görev ayrımını tanımaz.

Deniz kirlendiğinde balıklar, bürokratik sorumluluk çizelgesini bilmez.

Bu nedenle Didim’de örgütlenmiş olan tüm siyasal partiler bir araya gelmeli, birlikte hareket etmeli, Didim için seslerini yükseltmelidir.

Yerel yönetimler, yerel demokrasi ve yerel hizmet konusunda deneyimsiz ya da yetersiz yöneticilerin kişisel becerilerine terk edilemeyecek kadar önemli konulardır.

Kent yönetmek; kurdele kesmek, kamera karşısında gülümsemek, sosyal medyada fotoğraf paylaşmak değildir.

Kent yönetmek; nüfusu öngörmek, kaynakları planlamak, altyapıyı hazırlamak, halkı dinlemek ve seçim öncesinde yemin billah and içilen sözlerin hesabını vermektir.

Didim’deki sorunlar çözülmedikçe; kente gelenler her geçen gün kentten biraz daha uzaklaşacaktır. Yerleşenler kaçmayı düşünecek, turistler yeniden gelmek istemeyecek, emekliler başka kentlere yönelecek, gençler geleceklerini başka yerlerde arayacaktır.

Çünkü kentler yalnızca gelen insanlarla büyümez. Sundukları yaşamla kent olurlar.

Didim yaz aylarında bir milyon olabilir. Ama suyuyla, kanalizasyonuyla, arıtma tesisiyle, hastanesiyle, ulaşımıyla ve yönetim anlayışıyla bir milyonluk kent olamadığı sürece; gelenlerin kalabalığıyla değil, giderek uzaklaşanların olumsuz izlenimleriyle tanınacaktır.

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }