SÖYLEM EYLEM ÇELİŞKİSİ

Söylem ile eylem arasındaki mesafe büyüdükçe, insanın iç sesiyle dış dünyadaki izi arasındaki uyumsuzluk da büyür.

Söylem, niyetin ilanıdır. Eylem ise niyetin sınavı.

Söylemle kurduğumuz dünya zihinsel bir tasarımdır; eylemle inşa ettiğimiz dünya ise, somut ve geri dönülmezdir.

Ortada somut bir gerçek varsa: Örneğin bir derneğin, bir topluluğun, bir platformun yaptığı/ulaştığı bir başarıyı kendisine ait[miş] gibi yapmak, söylemle eylem tutarsızlığının en açık sonuçlarından birisidir.

Oysa, söylem ve eylem arasındaki tutarlılık, insanın kendisiyle yaptığı en derin anlaşmadır.

Kişi bir şeyi [örneğin erdemi, birleşmeyi ve kamu yararını] savunur, ama bu önemli değerlerin karşı kaldırımında koşturursa… Önce başkalarının gözünde, ama hemen bunun yanı başında da kendi içinde aşınır.

İç aşınma görünmezdir; fakat zamanla karakteri oyup, boşaltır.

Bu nedenle tutarlılık yalnızca ahlaki bir erdem değil, psikolojik bir ihtiyaçtır. İnsan, kendi sözünü çiğnediğinde manevi kimliğinin içindeki değerleri de çiğnemiş olur.

Toplumsal düzlemde ise söylem-eylem tutarlılığı güvenin temelidir.

Siyasette, hukukta, eğitimde, aile içinde… Her yerde, bir kişi, özgürlükten ve dürüstlükten bahsedip bu değerleri eylemlerine ve yaşamının temel eksenine taşıyamıyorsa… Yandı gülüm keten helva!

Aslında tutarlılık, yalnızca etik bir mesele değil, bir karakter meselesidir. İnsan kendi söylemlerine yapıştırdığı erdem yüklü ilkelerin arkasında durmuyorsa… Bir yukarı satırda sözünü ettiğimiz “helva” dip tutar, yanar, hatta kavrulur.

Belki de özgürlük dediğimiz şey biraz da budur: İç sesin dürüstlüğünü dış hayata taşıyabilen insan, kendi söylemlerine uygun yaşadığında bütünleşir.

Parçalanmışlık azalır. İçeride ve dışarıda aynı kişi olmak, insanı hafifletir.

Çünkü sonunda geriye kalan, ne söylediğimiz değil; nasıl yaşadığımız, neler yaptığımız ve özellikle de, neler yapmadığımızdır!..

Ne demiş atalarımız:

- Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!..

İşte bu “ayine” öylesine gerçekçi bir aynadır.

Mesele ona tüm sahici kimliğimiz ve gerçekliklerimizle top yekûn bakabilmektedir…