Biz bir aileyiz diyerek yola çıktık. iki sene olmadan Ne aile kaldı, Ne yol kaldı.
Ne zaman kriz ile yönetilen bir şehir haline geldik. Anlaşılır gibi değil.
Didim Belediyesi’nde uzun süredir bitmeyen bir gerilim havası hâkim. Sürekli kavga iddiaları, tehdit ve hakaret söylemleri, hatta olmadığı halde fiili müdahale suçlamaları…
Ardından gelen mahkeme süreçleri…
İddialar doğru olsun ya da olmasın, kamuoyuna yansıyan tablo ilçeye zarar veriyor.
Olayların ardından “mağduriyet” söylemleri üzerinden yapılan geçmiş olsun ziyaretleri, açıklama yarışına giren bazı STK’lar ve siyasiler, hatta her dönemde olduğu gibi saf tutmakta gecikmeyenler…
Didim’de gelişen olaylara bakınca Belediyemizin hizmet anlayışından ve seçimde verdiği vaatlerden uzaklaştığını net biçimde ortadadır.
Bugün Didim’de siyaset, projelerle, yatırımlarla ya da kente katılan değerlerle değil; gerilimle ve polemiklerle anılır hale geldi. Üstelik bu algı sadece ilçe içinde değil. Söke, Kuşadası ve Aydın’daki basın mensuplarıyla yaptığım görüşmelerimde de Didim için olumlu bir tablo yok. Yani mesele artık “içerideki tartışma” olmaktan çıkmış, dışarıdan da fark edilen bir imaj problemine dönüşmüş durumda.
Didim, geçmişte de farklı belediye başkanları dönemlerinde elbette tartışmalar yaşadı. Ancak hiçbir dönem bu kadar sürekli, bu kadar yüksek tansiyonlu ve bu kadar kişiselleşmiş bir siyasi atmosfer oluşmamıştı.
Bugün gelinen noktada, farklı düşünenin kolayca hedef haline getirildiği, en küçük eleştirinin bile büyük krizlere dönüştüğü bir dönem yaşanıyor.
Didim kamuoyunda da konuşulan iddialar benzer bir noktada birleşiyor:
Eleştiriye tahammül edemeyen, farklı düşünenlere karşı sert refleks gösteren bir yönetim anlayışı…
Didim gündeminde Sokak Hayvanları Derneği Başkanı Bilal Süren ile yaşanan gerilim vardı, şimdi de iddialara göre Başkan Totik’in hedefinde Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan var. (Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan’ın da, Başkan Totik’den pek farkı yok ama neyse konumuz bu değil)
8–15 Mart tarihlerinde yapılması planlanan DİHAD Derneği Genel Kurulunun Didim Cemevi’nde yapılacaktı. İddialara göre, bunu duyan Başkan Hatice Totik’in, Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan’ın bu konu hakkında telefonla aranarak tartıştıkları iddiaları var.
Başkan Hatice Totik’in, Hüseyin İlhan’a söyledikleri duyduğum kadarı ile doğruysa. Başkan Hatice Totik’in, kişiye ederi kadar değer verdiği için tebrik ederim. Geç de olsa bazı kişilerin değerini öğrenmeye başlamış.
Bu iddiaların devamında DİHAD Derneği’nin Genel Kurulunun başka bir tarihte ve başka bir yere alındı. Yani Hüseyin İlhan U dönüşü yaptığını yazmaya gerek görmüyorum. Bu karara uyan çok güzel bir Ata sözümüz var ama bu kişinin seviyesine düşmeye gerek yok.
DİHAD Derneği Genel Kurulunun, Didim Cemevi’nde yapılmasını iptal ettiğine bakılırsa, Hatice Totik durumdan galip çıkmış görülüyor. Didim’in ilk Alevi ve Kadın Belediye Başkanı olarak kendilerini gönülden kutlarım (!)
Didim de hiç bir STK belediyenin arka bahçesi değildir.
Bir belediye başkanı, makamından aldığı güçle iki derneği karşı karşıya getirmek için mesai harcıyorsa yazık.
Belediye başkanı makamı, STK’lara ayar verme yeri de değildir.
Bir Belediye başkanı niye sürekli gerilim, sürekli kendine cephe açar, bilen var mı?
Eskiden Didim’de basının gündemi yol, su, altyapı, turizm olurdu.
Totik döneminde
Aydın Büyükşehir Belediyesi ile gerilim
Meclis üyesiyle gerilim
Sokak hayvanları derneyiğle gerilim
Kadın dernekleriyle gerilim
Didim Cemevi ile gerilim.
STK’larla sürtüşme
Basınla sürtüşme ve mahkeme süreçleri
Sokakta vatandaş soru soruyor gerilim.
Sürekli “mağdurum da mağdurum” söylemleri
Belediye başkanının yanına yaklaşmak mümkün değil.
Eleştireni karşısına alıyor,
Soru soranı tehdit olarak algılıyor.
Eleştireni saf dışı bırakıyor.
Farklı düşüneni hiçe sayıyor.
O koltuk güç gösterisi alanı değildir.
Hizmet üretmeyen siyasetçi genellikle kriz üretir.
Özetle : Krizle yönetilen Didim, iki senede yoruldu, önümüz de daha üç sene var.
Allah Didim de yaşayanlara sabır versin...