TALAN(!)…

NURDAN GÖK_BİRGÜN-(27.04.2026)

“Dağlarımızın vahşi madencilikle parçalanmasına, derelerimizin HES’lerle kurutulmasına, topraklarımızın JES’lerle zehirlenmesine ve yaşam alanlarımızın RES projeleriyle kuşatılmasına izin vermeyeceğiz.” Yurdun her köşesinde bu girişimlerin durdurulması için çaba harcanmakta ve talan önlenmeye çalışılmaktadır.” Eskiden bu işleri devlet yapardı, şimdi devlete karşın halk yapmaya çalışarak haklarına sahip çıkmaya çalışıyor. Soru şu; madencilik hangi koşullarda ve nasıl yapılmalı? Talan nedir?

Talan Nedir?

Talan, doğal varlıkların ve yaşam alanlarının kısa vadeli çıkarlar uğruna geri dönüşsüz biçimde yok edilmesidir.

Halkın ortak mülkü olan dağ, dere, toprak ve ormanların özel çıkar için parçalanmasıdır.

Eskiden devlet eliyle yürütülen bu süreç, bugün sermaye-devlet iş birliğiyle sürüyor; buna karşı halk kendi yaşam hakkını savunuyor. Ortaya çıkan sonuçlara bakınca; devletin kimden yana olduğu da ortaya çıkıyor(!)…

Madencilik Nasıl Olmalı?

Ekolojik dengeyi gözeterek: Her kazı, doğanın kendini yenileme kapasitesini aşmamalı.

Yerel halkın rızasıyla: Karar süreçlerine doğrudan katılım sağlanmalı.

Adil paylaşım: Çıkarılan madenin getirisi yalnızca şirketlere değil, topluma dönmeli.

Bağımsız denetim: Bilimsel ve hukuki denetim mekanizmaları işletilmeli, “amasız fakatsız” uygulanmalı.

Alternatif enerji ve üretim: Doğayı yok eden yöntemler yerine sürdürülebilir teknolojiler tercih edilmeli.

Halkın Mücadelesi

Bugün talana karşı duran halk, aslında yaşam hakkını savunuyor. Dağını, deresini, toprağını korumak, yalnızca çevrecilik değil; aynı zamanda varlık sürdürümünün sigortasıdır.

“Talan, doğanın çığlığıdır; madencilik ancak yaşamı büyütüyorsa meşrudur.” Maden doğanın bağrından koparıldığında, onun yerine onun yararlarını aşan bir şey konmadığı zaman; kamu yararından söz edilemez!...

Kamu Yararı ve Talan

Kamu yararı: Bir uygulamanın toplumun bütününe fayda sağlaması, yaşam kalitesini artırması, doğayı ve insanı korumasıdır.

Talan: Kamu yararını gözetmeyen, kısa vadeli çıkar uğruna doğayı ve toplumu zarara uğratan her girişimdir.

Eğer bir maden projesi, enerji yatırımı ya da sanayi girişimi topluma verdiği zararı sağladığı faydadan fazla ise, bu artık kalkınma değil, talandır.

Vazgeçilmesi Gereken Uygulamalar

Ekosistemi geri dönüşsüz biçimde yok eden projeler.

Yerel halkın yaşam alanlarını gasp eden girişimler.

Sağlık ve güvenliği tehdit eden üretim biçimleri.

Kamuya ait değerleri özel çıkar için tüketen politikalar.

Alternatif Yol

Sürdürülebilir üretim: Doğayı tüketmeden, yenilenebilir kaynaklarla üretim.

Toplumsal denetim: Halkın karar süreçlerine katılımı.

Adil paylaşım: Getirinin eşit dağılımı.

Aforizma ile kapanış: “Getirisi yaşamı büyütmeyen her kazanç, götürüsüyle birlikte talandır.”

Talan ve Kamu Yararı Manifestosu

Talan, doğanın ve toplumun ortak varlıklarının kısa vadeli çıkar uğruna geri dönüşsüz biçimde yok edilmesidir.

Kamu açısından götürüsü, getirisinden fazla olan her uygulama kalkınma değil, talandır. Dağlarımızın vahşi madencilikle parçalanmasına, derelerimizin kurutulmasına, topraklarımızın zehirlenmesine ve yaşam alanlarımızın kuşatılmasına izin verilemez.

Madencilik ve enerji üretimi, ancak ekolojik dengeyi gözettiğinde, yerel halkın rızasıyla yürütüldüğünde ve adil paylaşım sağladığında meşrudur.

Halkın yaşam hakkı, sermayenin çıkarından üstün tutulmalıdır; kamu yararı, her kararın ölçütü olmalıdır.

Kamuya ait değerler özel çıkar için tüketilemez; üretim, yaşamı büyütmeli, yok etmemelidir.

Bağımsız denetim mekanizmaları işletilmeli, doğa ve toplumun sesi karar süreçlerinde duyulmalıdır.

Sürdürülebilir üretim, toplumsal denetim ve adil paylaşım, geleceğin temel ilkeleridir.

Aforizma ile Kapanış: “Getirisi yaşamı büyütmeyen her kazanç, götürüsüyle birlikte talandır.”

Talan ve Kamu Yararı.

Talan değil, yaşam! Götürüsü fazla olan, kalkınma değildir! Dağlarımızı parçalatmayacağız, Dereler kurutulamaz, toprak zehirlenemez!

Yaşam alanlarımız kuşatılamaz, Madencilik ancak halkın rızasıyla meşrudur! Kamu yararı, sermaye çıkarından üstündür, Kamu değerleri özel çıkar için tüketilemez!

Kullanılan ve tüketilen kaynak, daha yararlı bir kaynak yarattığı zaman anlamlı olur. Kullanılan kaynak, yeni kaynak yaratır olmalıdır. Aksi takdirde kaynak tüketimi doğaya ve geleceğe ihanet olur!...

Üretim yaşamı büyütmeli, yok etmemeli! Bağımsız denetim, halkın sesi olmalı! Sürdürülebilir üretim, adil paylaşım, özgür gelecek! “Getirisi yaşamı büyütmeyen her kazanç, götürüsüyle birlikte talandır!”

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }