Ailede, okulda ve toplumda fikirler tartışırsa en iyi, en doğru ve haklı fikir kazanır. Şahıslar tartışırsa tartışma kavgaya dönüşür.
Şahsın gücü ön planda olursa sebep olan sorun veya problem çözülmez, taraflar düşünce, duygu ve enerjilerini boşuna harcamış olurlar.
Münakaşa eden karşıtlar konu hakkında etraflı bilgi, deneyim ve gözlem sahibi değilse, nesnel olmadığı görülür. Duygusal, hakaret ederek şahsa zekâsı, karakterini aşağılayıcı değerlendirme, karşı tarafı incitir, üzer ve rencide eder.
Konuşmacı politikacı ise seçmeni utanır.
Almanya’da basın ve medya çok iyi işleyen dördüncü kuvvettir. Her şey çok tartışıldıktan sonra nokta konur. Bazen bıktırıcı olur, vatandaş dinlemez ve okumaz.
Federal Almanya Meclisi Milletvekilleri üniversite veya dengi yüksek okul mezunudur. Bu nedenle siyasî edep sınırını aşmaz, mecliste konuşmaları yazılı hazırlanır, konuşmanın bir örneği de gazetecilere verilir.
Avrupa’da ve tüm dünyada aşırı sağ partilerin güç kazanması siyaset dilini zor duruma düşürdü. Almanya için Alternatif parti (AfD) üyelerin konuşmalarına cevap veren, demokrasi bekçiliği yapan diğer parti temsilci ve yöneticilerin konuşmaları tarihe geçecek nitelikte, polemik yapmadan, konuyu dağıtmadan konuşma, karşılık verme becerisini gösteriyorlar.
Tartışılan konular, ön sırada Ukrayna-Rusya savaşı, iklimin yer kürenin ısınmasına karşı çareler, pandemi yıllarında fark edilen eleman eksikliği. Gelecek yıllarda emekliye ayrılacak yaşlı nesli hesaba katarak, çare bulmada geçmiş yıllarda hükümetler bu sorunu ihmâl etmiştir.
Almanya’da eleman açığı olmayan hiçbir iş yeri, firma yok. Bu nedenle kaliteli göçmen getirmeden başka yol kalmadı. Trafik lâmbası üç partili hükümet, seçimden önce verdiği sözü tutmak için harekete geçti.
Kanada ve Amerika Birleşik Devleti göç politikasının daha yenilikçi, insanî olduğu görülüyor, örnek alınarak ülkenin şartlarına, kültürüne uygun olarak vatandaşlık kanunun reform edilmesi şartı görülüyor.
Bu yeni yasa uzun yıllar önce gelen konuk işçi ve çocuklarını ve sığınmacı olarak gelenlerin oturum hak ve kurallarını da içine alıyor.
Siyasi nedenlerle iltica eden veya başka nedenlerle sığınan insanlar, Almanca öğrenmesi işi ve kirada oturacağı bir evi varsa oturma izni uzatılacak, gerekirse süresiz izin verilecek.
Bu şartları yerine getiren konuk işçi olarak gelen ilk nesil çocukları ve torunları için sahip oldukları vatandaşlığı kaybetmeden, Alman vatandaşı olma imkânı verilecek.
Alman hükümeti ÇİFTE değil, tek bir vatandaşlık verecek. Diğer Avrupa Birliği (AB) üye ülke vatandaşlarına tanınan hak ile eşit duruma gelecek.
Nerede okuduğumu bulamadım, diğer gazeteci ve politikacılar sayıyı araştırıp bulabilirler. 27 Avrupa Birliği üye ülke sayısı içinde, toplam 52 ülke vatandaşına bu izin veriliyor.
Bir İngiliz veya Amerika vatandaşı, kendi vatandaşlığından vazgeçmeden Alman vatandaşı olabiliyor.
Sorun, kökenleri Uzak ve Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’dan gelenler olunca, başlıyor. Bilhassa önünde C harfi (Hristiyan, CDU,CSU) olan partiler zorluk çıkarıyor, işi çıkmaza götürüyorlar.
AB üye ülkelerin hepsinde yaşlı sayısı çalışan sayısından fazla ve eleman eksik. O halde üye olmayan ülkelerden kaliteli eleman getirilmesinden başka çare yok.
Altmış yıl önce zor işler için getirilen işçilerin aile birleşiminde kalite aranmadı. Çalışacak işçi istendi, insanın
Geldiği altmış yıl sonra anlaşıldı.
Yeni Vatandaşlık Yasası Taslağında Alman vatandaşlığına geçme kolaylığı gösterilirse, istenen uyum mümkün olur. Gelecek göçmen ilerisi için ailesi ve kendisine plan yapabilir.
Tartışma, münakaşa ayrımcılığa, bazı ülke vatandaşlarını küçük düşürme olunca duygusal olmadan, argüman ileri sürmek dil sanatı ister. Politika dilini seviyesinde tutmak konuyu iyi bilmeye bağlıdır.
DIE ZEIT gazetesinde tüm bir sayfa böyle bir tartışma okuyunca, bu makaleyi yazmaya karar verdim.
Münakaşa, Bavyera Eyaleti Hristiyan Sosyal Birlik Parti (CSU) üyesi İç İşleri Bakanı Joachim Herrmann ile Almanya Ayrımcılığa karşı Daire Müdiresi Ferda Ataman, arasında geçiyor. Okudukça içim ferahladı, Ferda Ataman bu göreve seçilmeden önce neden tartışma ateşli olduğunu okur daha iyi anlıyor. Cevapları akıllı, keskin ve bilgili. Tartışma yazısı oldukça uzun, ama birkaç örnek anlaşılmasına yardım eder.
İç İşleri Bakanı, Alman vatandaşlığı değerlidir. Mevcut yasa iyi ve reformu gerektirmez. Almanca bilmeyene verilmemeli. Göçmen hangi ülkeye bağlı olduğunu ancak getirdiği vatandaşlıktan ayrılır ve Alman vatandaşı olursa gösterebilir, diyor.
Ferda Ataman ise, mevcut yasada zaman ve ihtiyaca cevap verilen paragraflar değişmiyor. Reformda noksanlar tamamlanıyor. Gelecek göçmenler kaliteli tahsilli olduğuna göre, daha çabuk Almanca öğrenecekler. Bu nedenle vatandaşlığa
Geçme süresi sekiz yıldan beş yıla indirmekle vatandaşlığın değeri düşmez. Siz genelliyorsunuz, yalnız altmış yıl önce gelen 65 yaş üstü konuk işçilere bir vefa borcumuz var. Neden Almanca öğrenmedikleri değil, neden öğretilmediğini anlatmak çok zaman alır. Sadece bu gruba Almanca test, sınav uygulaması kaldırılacak, diyor.
Çalışanlara işçi gözüyle bakılır ve onların insan olduğu kabul görmezse, yıllar önce göç politikasında yapılan hatalar tekrarlanmış olur.
Almanya göç ülkesi olarak kabul etmesi için altmış yıl geçti, bir o kadar daha zaman kaybetmemeli.
Önünde C harfi (Hristiyan) olan partiler yalnız Ukrayna’dan gelen sığınmacılara iyi davranıyor, hoş geldin kültürünü uyguluyorlar. Küreyi sınıflara ayıran BATI, kendileri gelişmiş sınıfında olmak üzere, gelişmekte ve yoksul ülkeler, diye üç sınıfa ayırıyor.
Ayrıca Almanya’da doğduğu halde, ana babasının hiçbir ülkeye ait vatandaşlığı olmadığı için, vatandaşlığı olmadan yaşayan çocuk ve öğrenciler var. Çoğu Sinti ve Roma kökenli bu aile ve çocuklar yok, gölge sayılıyor. Kimliklerinde XXX ile işaretli olan bu insanlar ülkenin sosyal, sağlık sisteminden faydalanmıyor. Bu dram, diğer Asya Afrika ülkelerini baş öğretmen edası ile eleştiren yaşlı kıtaya yakışmıyor.
Kanunları yapan insan olduğuna göre, yasa ve kurallar da ırkçı düşünce ve uygulama içerebilir.
Türk basını ve medyası, 40 yıllık bekleyiş rüya gerçek oluyor, ÇİFTE vatandaşlık geliyor, gibi başlıklardan kaçınmalı. Konu Türkiye’den gelenlerin sorunu olarak gösterilirse, Türk ve Türkiye karşıtları kışkırtılmış olur. Buna fırsat verilmemelidir. Zaten kanun da yalnız Türkleri ilgilendirmiyor.
Tartışma, münakaşa nesnel olursa birleştirir. Fikirler mücadele ederse en iyi fikir bulunur ve uygulamaya konur. Konunun içeriği yerine şahıslar mücadele ederse iş kavgaya döner ve böylece olumlu bir neticeye varılmaz.
Hoşça kalın!
Bu konuda bilgilerim, üyesi olduğum Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD)’den
Okuduğum ve mutlaka okunmasını tavsiye ettiğim tartışma yazısı:
Jana Hensel, Martin Machowecs, STREIT, İst es schwer, Deutscher zu werden ?, DIE ZEIT Nr. 51 vom 8.12.2022, sayfa 12
RBB, Abendschau vom 14.12.2022, 19:30
https://www.rbb-online.de/abendschau/videos/20221214_1930.html