Karar verme yetkisi demokratik mi? Adına karar vermek en yaygın hastalıklardan biridir. Buna ihtiyaç duyulan anlar vardır mutlaka ve o anlar, adına karar verenleri yüceltir. Burada olması gereken; karar vericinin kendi çıkarları doğrultusunda karar vermemesi ve verilen kararın objektif olmasıdır. Ebeveynler çocukları adına karar verir, bu kararların her koşulda yeterli ve tutarlı olması söz konusu değildir. Çünkü bu amaçla verilmiş yığınla saçma sapan karar var. Bu kararlar yerinde ise, karar vericinin erdemliliğini gösterir. Aslında adına karar verme olgusunda olmazsa olmaz bazı temel kurallar var. Bu kuralların önde geleni temel hakların gözetilmesidir. Temel haklar varlık sürdürümü ile ilişkilidir. Varlık sürdürürüm ise, öteki varlıklarla olan ilişkilerin gözetilmesini gerektirir. Bu farkındalıktır. Farkındalık ayrımsız paylaşmanın, güvenceli dayanışmanın ve sürdürülebilirliğin olmazsa olmazıdır. Adına karar verme eyleminde bulunanların; namuslu, dürüst, onurlu ve her koşulda adil olmayı gerektirir. Kendisi için istediklerini, temsil ettikleri için de istemelidir… Başkaları adına karar vermek yetki ve sorumluluk sınırları içinde değerlendirilmelidir. Yetki yasalarla verilen bir güç ve eylemlilik halidir. Bu yetkiye dayalı eylem ve işlemler yasal yetkililerce denetlenir. Bu noktada demokrasinin temel gereklerini anımsamak gerek; demokrasi, adına karar vermenin sınırlarını belirler. Demokrasiden uzaklaşınca adına karar vermenin sınırları genişler ve temel hakları ihlal edebilir. Bu olumsuz olguyu en iyi adlandıran tanım, faşizmdir! Diktatör, herkes adına her türlü kararı verebilir(!)
“Adına karar vermek” eylemi, demokratik sınırlar içinde kaldığında meşru; ama bu sınırlar aşıldığında otoriterliğe, hatta faşizme dönüşüyor. Burada kritik olan, karar vericinin temel hakları gözetmesi ve kendi çıkarını değil, temsil ettiği kişinin varlık sürdürümünü esas alması.
Demokratiklik ölçütü
- Karar verme yetkisi, ancak katılım ve denetim mekanizmalarıyla demokratik olur.
- Çocuklar adına ebeveynlerin verdiği kararlar gibi örneklerde, kararın erdemli olup olmadığı, çocuğun temel haklarını gözetip gözetmediğiyle ölçülür.
- Devlet düzeyinde ise yasalarla verilen yetki, bağımsız denetimle sınırlandırılmadığında kolayca keyfiliğe kayar.
Yetki ve sorumluluk dengesi
- Yetki, her zaman sorumlulukla birlikte düşünülmelidir.
- Sorumluluk, kararın sonuçlarını üstlenmek ve hak ihlallerini önlemek demektir.
- Demokratik sistemde bu sorumluluk, halkın iradesi ve hukuk mekanizmalarıyla denetlenir. Farkındalık ve etik
Farkındalık olmadan karar verme eylemi yozlaşır.
- Farkındalık, yalnızca bireyin değil, öteki varlıkların ve doğanın da haklarını gözetmeyi içerir.
- Bu da sürdürülebilirlik, dayanışma ve adaletin temelini oluşturur.
Sonuçta, adına karar vermek kaçınılmazdır ama demokratik meşruiyetini kaybettiğinde “koruma” olmaktan çıkar, tahakküme dönüşür. İşte bu dönüşümün adı da faşizmdir.
FARKINDALIK NOKTASI BİREYİN KENDİSİNİ AŞMASI ANLAMINA GELİR. AŞKIN BİREY DÜRÜST VE ADALETLİ OLUR ZATEN.
Aşkınlık ve farkındalık ilişkisi
- Farkındalık, bireyin yalnızca kendi çıkarını değil, başkalarının varlığını ve haklarını da hesaba katmasıdır.
- Bu aşamada dürüstlük ve adalet, farkındalığın doğal sonuçlarıdır; çünkü kişi artık yalnızca “ben” değil, “biz” üzerinden düşünür.
- Aşkın birey, kendi varlığını ötekinin varlığıyla birlikte anlamlandırır. Kendisi için istedikleri, başkaları içinde isteyecekleridir. Eşitlikçi yaklaşım aynı zamanda adil paylaşımı da öngörür.
Toplumsal boyut
- Demokratik karar verme süreçlerinde farkındalık, temsil edilenlerin haklarını gözetmenin en güçlü güvencesidir.
- Farkındalık olmadan verilen karar ister ebeveyn olsun ister devlet, kolayca keyfiliğe dönüşür.
- Bu yüzden farkındalık, demokrasinin etik zemini olarak düşünülebilir.
Farkındalık, aslında bir tür birey temelli ahlaki devrim. Çünkü birey kendini aşarak ötekine açıldığında, dürüstlük ve adalet artık bir erdem değil, bir zorunluluk haline geliyor. Farklılıklar doğal, birliktelikler kaçınılmazdır. Bu birliktelik kümesi tüm varlıkları kapsar. Yani, yaşam döngüsü bu kümede yer alır.