Gün ışığı ağaçların arasında hiç görülmemiş bir şekilde sızmaya çalışıyordu. Güneş ise tepeden bakıyor, bazen kara bulutlar çökse de güneşin hep orada olduğunu biliyorduk. Bir kayboluyor, bir gözüküyordu.
 Sonra hava iyiden iyiye ısındı.
Hani yağmur yağacak diyorlardı?
Erken uyanmamıza rağmen müthiş bir gündü ya da aslında erken uyandığımız için mi müthişti?
Havadaki kuşlar kocaman bir aile gibi havalanıyorlardı, şehir ise sessizliğe bürünmüştü. Sadece kuşların sesleri geliyordu.Bizse yavaş yavaş ilerliyorduk, yemyeşil ağaçların arasından mavi sonsuzluğun olduğu yere varmak üzere..  Sonra insanlar gelmeye başladı, ama insanların yüzleri öylesine aydınlıktı ki gözlerinden ışıklar saçıyorlardı adeta. Bodrum’un merkezine yaklaşık 8 km uzaktaki Bitez’de denize girmenin tadı da bir başkadır.  Dondurmacısı ve portakal bahçeleriyle çevrili plajıyla ünlü olan Bitez, Bodrum Yarımadası'nın güneyinde yer alıyor ve merkezden şehiriçi ulaşım seçenekleriyle kısa sürede beldeye ulaşmak mümkün. 
Bir türküde de geçer bilirsiniz belki;”Bitez de yalısına varmadan Halilim
Aman koptu kıyamet
Bitez de yalısına varmadan Halilim
Aman koptu kıyamet”
Yazın gezmekten keyif alamayacağınız kadar kalabalık oluyor ne yazık ki, biz sonbaharda gitmeyi tercih ettik. Deniz hala sıcacıktı ve aracımıza da rahatlıkla yer bulabildik. Tavsiye ediyorum, sevgiyle kalın..

d0373863-6113-4e53-b5cc-135d052476d7

b7357c94-b686-4046-b482-e0c366a9c166

79e5a0b4-e2bc-4807-825b-b2fb843cc96b

958db295-d2e4-4fed-8ef0-bfbee5905ff7

6e21c3dc-cef2-4fc7-98e2-9764967d419d