21 Şubat günü Uluslararası Anadili Günü dolayısıyla Eğitim Sen Didim ilçe temsilciliği temsilcilik binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. 21 Şubat Çarşamba günü saat 19:00’da gerçekleştirilen basın açıklamasına eğitim sen üyeleri hazır bulundu. Açıklamayı Eğitim Sen Didim yürütme kurulu üyesi Murat İlkan yaptı. İlkan yaptığı açıklamada 1999 yılında BM tarafından bugünün ilan edildiğini kaydederek “Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de 20. Yüzyıl’ın başından itibaren inşa edilen tekçi devlet anlayışı, sonuçları itibariyle Türkiye’yi Türkçe dışındaki diller için bir yasaklar ülkesine dönüştürmüştür. Türkçe dışındaki diller kamusal alandan uzak tutulmuş, sistematik asimilasyon politikası uygulanmıştır.

Eğitim Sen (2)

UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası'na göre, Türkiye'de 18 yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil vardır. Anadilinde eğitim alamamak, bir yandan akademik becerileri ve başarıyı çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun düzeyde yakalamasını güçleştirirken, özellikle ergenlik döneminde sadece dil ve ifade becerilerinde değil, duygusal ve sosyal gelişim süreçlerinde de olumsuz yansımalar yaratmaktadır. Eğitim bilimi açısından bakılacak olursa bir bireyin anadilini okul yaşamına katmamak, çocukların sağlıklı düşünmesinin ve yetişmesinin okul dışında bırakılması ve okul çağına kadar yaşadıkları, yaptıkları dilsel faaliyetin yok sayılması demektir. Kuşkusuz bu durumun birçok olumsuz sonucu vardır. Her şeyden önce anadili eğitiminin engellenmesi ve çocukların, onlar için çok yeni olan bir dilde eğitime zorlanması, çocukları çok gerilerde bıraktıkları bir yerden yeniden başlamaya mahkûm etmek anlamına gelmektedir. Eğitim hakkının yaşama geçirilmesinin en temel koşullarından biri kamu tarafından yürütülmesi ise, en az onun kadar önemli bir diğer koşul da içeriğinin demokratik, bilimsel ve laik olması, farklı dil ve kültürlerin özgürce gelişmesini sağlamayı hedeflemesidir.

Didim Belediyesi ilk meclis toplantısını gerçekleştirdi Didim Belediyesi ilk meclis toplantısını gerçekleştirdi

21 Şubat Dünya Anadili Günü, ülkemizde özellikle anadili Türkçeden farklı olan Kürtçe, Arapça, Lazca, Hemşince, Çerkezce vb. gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı bir ortamda kutlanmaktadır. Anadilinin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Eğitim biliminin temel ilkesini oluşturan ‘anadilinde eğitim’ talepleri her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılanmakta, sık sık siyasal istismar konusu yapılmaktadır. Açıktır ki, resmi dil dışındaki anadillerinin varlığına, yaşamasına ve öğrenilmesine karşı çıkmak, bir yönüyle eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkmak, bilime meydan okumak anlamına gelmektedir. Türkiye dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olmakla övünürken, milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşılması ve ‘suç’ olarak nitelendirilmesi büyük bir çelişkidir. 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk kendi anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için başta eğitim süreçleri olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında mağduriyet yaşamaktadır. Kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olan farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve bu dilde eğitim almasının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.” İfadelerine yer verdi.

HABER: ELİF DİKBAŞ 

Eğitim Sen (3)