Dora Workshop’ta gerçekleştirilen açılışta ziyaretçiler, işitme kaybı yaşayan bireylerin geçmişte dinledikleri ve hayatlarında iz bırakan şarkıların, hafızalarında bıraktığı duygu ve çağrışımlar üzerinden oluşturulan eserleri deneyimleme fırsatı buldu. Proje kapsamında katılımcılara yöneltilen sorularla; bir şarkıyı dinlerken hissettikleri duygular, akıllarında canlanan renkler ve anılar derlenerek yapay zekâ aracılığıyla soyut tablolara dönüştürüldü.

Sergide tercih edilen Wassily Kandinsky tarzı, sanatçının müzik ile renk ve biçim arasında kurduğu güçlü bağdan ilham alıyor. Kandinsky’ye göre müzik nasıl duyguları doğrudan ifade edebiliyorsa, renkler ve şekiller de benzer bir etki yaratabilir. Bu yaklaşım, işitme kaybı yaşayan bireylerin sesi duyamasa bile müziği farklı bir biçimde hissetmeye devam ettiklerini anlatmak için özellikle tercih edildi. Figüratif olmayan bu soyut anlatım dili, izleyicinin her eserde kendi duygusunu bulmasına da olanak tanıyor.

Her eserde yer alan QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, tabloların ilham kaynağı olan şarkılara ulaşarak görsel ve işitsel deneyimi bir arada yaşayabiliyor. Böylece sergi, sadece izlenen değil aynı zamanda hissedilen ve deneyimlenen bir yapıya dönüşüyor.

Açılışın ardından sergi, Mimarlar Odası Didim Temsilciliği bünyesinde bir ay boyunca sergilenecek. Projenin temel amacı toplumda işitme farkındalığını artırmak ve empati duygusunu güçlendirmek olarak öne çıkıyor. HABER : MAVİ DİDİM GAZETESİ






