Dayanışma gecesinde Tiyatro Arın tarafından Emekli Maden İşçisi ve Sanatçı Fahri Bozbaş’ın yazıp yönettiği “Bir işçinin karar sesi” adlı müzikli tiyatro oyunu sergilendi.

Minibüs uçuruma yuvarlandı: 1 ölü Minibüs uçuruma yuvarlandı: 1 ölü

Didim Belediyesi düğün salonunda düzenlenen tiyatro oyunu gösterimine Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan, kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda Evrensel okuru katıldı.

GERÇEĞİN YÜK OLUNCA KÜÇÜK OLMAK KORKUTUCU OLABİLİYOR

Tiyatro oyunu öncesi konuşma yapan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan, Evrensel Gazetesi muhabiri olan 8 Ocak 1996 yılında katledilen Metin Göktepe’yi anarak “Metin Göktepe'nin hayatını kaybetmesi başta olmak üzere muhabirlerinin tutuklanması, yazarların tutuklanması, cezalandırılması, binlerce, yüzlerce, binlerce dava açılması hakkında bütün bunlar aslında yalanı ortaya çıkaracak bir medya organı olmasından dolayı başına gelmiştir. Basın İlan Kurulu'nun ilan kesmesi veya işte başka baskılar gibi yasaklamalar gibi. Gerçeklerden vazgeçmeyen Evrensel Gazetesi de ilk sayısından başlayarak her sayısı otomatikman toplatılmıştır. Her gün polisler akşam saat dörtten sonra bir belge getirirler. Altında sadece toplatılacağına dair imza vardır. Neden toplatılıyor? Önceki sayıda neyse aynı şeyden dolayı. Yani maddi olarak bastırılmış. Her gün toplatılıyor. 3 kere kapatıldı ve 4 kere yeniden çıktı. Sermayenin, iktidarların, gazetelerin karşısında 12 sayfa 3-5 bin, bazen de 10 bin satan bir gazete.. Neden korkuyorlar? Çünkü arkasında gerçeğin yük olduğu zaman küçük olmak sonuçta korkutucu olabiliyor. Bu bakımdan da bugün de işte medyanın yüzde 95’ini almış Tayyip Erdoğan ve partisi şimdi hala geri kalan yüzde 5’i sindirmek için bütün enerjisini kullanıyorum. Yani mantıkla bakarsanız zaten yüzde 95’ini almışsa o 5’i alsan ne olacak? Almasan ne olacak? diyebiliriz ama o yüzde 5 nispeten gerçeği savunduğu için hep korkutucu bir güç oluyor. Bu bakımdan da evrensel çıkışından beri hiçbir taviz vermeden gerçeği yazan tek gazetedir diyebiliriz.” dedi.

fsdfsfsf-2

HALK TV, RTÜK’TEN ÖNCE DAVRANDI

Çaralan, geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Ayşenur Arslan’a en büyük cezayı çalıştığı televizyon kanalının verdiğini ifade ederek, “Geçen Halk TV'de gördük. Ayşenur Arslan'ın programında. Patron ne yazık ki RTÜK’ten önce davranarak daha ağır bir ceza verdi. Ayşenur Arslan’ın programını tümden kaldırdı. Tabii bu Ayşenur Arslan’a verilen bir ceza değildi aynı zamanda bütün basın özgürlüğü mücadelesine verilen bir cezaydı. Patronun niyetinden bağımsız olarak patron bütün bunlar böyle oluyor diyerek belki yapmıyor. Bu basit çıkarları açısından bakıyor ama şeye bakarsanız gerçeğe bugün gerçek mücadelesinden taraf olan medya organlarına yönelik saldırıdır.. Aslında bütün topluma ve onun demokratik özgürlükler meselesinde her yandan saldırısı olarak kendisini yapıyor.” dedi.

EVRENSELLE HER GÜN DAYANIŞMALIYIZ

Çaralan, konuşmasının sonunda Evrensel Gazetesiyle her gün dayanışma içerisinde olunması gerektiğini vurgulayarak, “Her gün dayanışabilmek için de aslında bir yandan gazeteyi tabii desteklemek, haberler yazmak, haber çünkü evrensel gazetesi profesyonel muhabirlerin çalıştığı bir bölümü olsa da genel olarak baktığımızda ülkenin her yanından haber topluyor. Fabrikalardaki işçilerin, köylerdeki, kentlerdeki, çevre mücadelesi, kadın mücadelesindeki bütün dinamik güçlerin muhabiri kendisiyle olan bir gazetedir ve bu bakımdan da her birimizin desteğine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı karşı elbette o zaman birleşeceğiz ve her vesileyle Bu birliği güçlendireceğiz. Çünkü evrensel ve dayanışmak demek kendimizle dayanışma demektir. Çünkü evrensel ve dayanışma demek çocuklarımızın geleceğini kurtarmak için bir mücadele demek, onlara daha yaşanır bir ülke bırakma mücadelesidir evrenselle dayanışmak demek aslında emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele de bir saf tutmak demektir. Evrenselle dayanışma demek sömürüsüz savaşsız bir dünya mücadelesinde kendimizce de olsa herkesin kendi gücünde bir katkı yapması demektir. Böyle bir mücadele içinde dayanıştığımız için hepinize teşekkür ediyorum ve Evrensel'i yaşatmak için her birimizin ilk dayanışmaya, birlik içinde olmaya ve bu mücadeleyi sürdürmeye ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından Emekli Maden İşçisi ve Sanatçı Fahri Bozbaş’ın yazıp yönettiği “Bir işçinin karar sesi” adlı müzikli tiyatro oyunu sergilendi. Sanatçı Fahri Bozbaş’a müziklerde oğlu Eren Bozbaş eşlik etti. Sanatçı Fahri Bozbaş oyunda 1 Mayıs 1977, 12 Eylül 1980 ve büyük maden yürüyüşünde yaşadığı anılarını anlatarak, bestelediği şarkıları seslendirdi.

HABER: ELİF DİKBAŞ fafasfa