34 sene önce Didim’de kurulan ve şuan 260 üyeye sahip olan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Didim Şubesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerini Didimlilere aktarmaya devam ediyor. ADD Didim şubesi, yaptığı faaliyetler ile adından sıkça söz ettirerek, sadece milli bayramlarda değil, her günde kendini hatırlatıyor. Konu ile alakalı, ADD Didim Şube Başkanı Belgin Ece Eskinat, derneğini tanıtarak, faaliyetlerinden bahsetti.

Didim'deki derneğimiz ne zaman kuruldu? Ne zamandır faaliyettesiniz?

ADD Didim Şube Başkanı Eskinat, ilk olarak derneğinin Didim’de ki şubesinin kuruluşunu ve şuan ki üyelerinden bahsederek, “Didim'deki derneğimiz benim bildiğim kadarıyla 1989 kurulmuş. İlk kurucu başkanımız başkanlarımızdan bir tanesi Nursen Hanım, Nursen Orçunsel, yine bir kadın. Ve biz bayrağı ondan teslim aldık. Bakalım bundan sonra da yine bir üç senemiz var. Üç sene sonra bir genç arkadaşımızı yetiştirip hem Atatürkçülük adına hem dernekçilik adına, Atatürkçü Düşünce Derneği adına yetiştirip bayrağı ona teslim etmeyi düşünüyoruz.

Şu an son gönderdiklerimizle birlikte 260 civarı gibi üyemiz var. İnşallah iki üç ay içerisinde bunu üç yüze tamamlamayı düşünüyoruz. Yani hedefimiz 300 ancak bu yılsonuna kadar daha fazla, 400 düşünüyoruz ama önümüzde ki iki üç aylık süreç içerisinde 300 tamamlayalım istiyoruz.” dedi.  

Ga­ze­te­ci Dur­muş Tuna’ya Si­lah­lı Sal­dı­rı
Ga­ze­te­ci Dur­muş Tuna’ya Si­lah­lı Sal­dı­rı
İçeriği Görüntüle

“Eğitim sisteminde Atatürk doğru anlatılmıyor”

Başkan Eskinat, derneklerinin amacının Atatürk’ü Didimlilere doğru anlatmak olduğuna değinerek, “Derneğimizin amacı aslında isminden de belli, Atatürkçü Düşünce Derneği. Bizler Atatürkçüyüz diyoruz. Ben şu son günlerde bir haber okudum, çok beğendim, Hollanda'ydı galiba. Orada ümitsizliğe kapılan gençlere, aileleri şunu söylüyorlarmış. ‘Git ve Atatürk gibi düşün.’ Yani ailelerin gençlere, çocuklarına vermiş olduğu şey bu, Atatürk gibi düşünmek. Atatürkçü Düşünce Sistemini yaymamız gerekiyor bizim. Sınırlarımız bizim nasıl ne zorluklarla, ne şartlarda çizildi. Bunu hepimiz savaşları ile birlikte biliyoruz. Ama devrimlerini, yaptığı inkılapları, bunları insanlara doğru olarak anlatmamız gerekiyor. Özellikle de bunu çocuklarımızdan başlamamız gerekiyor. Çünkü artık eğitim sistemimizde Atatürk doğru anlatılmıyor.

Şimdi deniyor ki işte bir araba yaptık. Türkiye'ye mal ediliyor. Fakat fabrikası nerede diyorsunuz? Kimse cevap veremiyor. Fakat Atatürk'ün döneminde o fabrikalar vardı. Var olan o fabrikalar satıldı, kapatıldı. Bunları insanlara anlatmak gerekiyor. Belgelerle anlatmak gerekiyor. Ama onların dilinde anlatmak gerekiyor. Mesela, bir İstanbul Sözleşmesi anlatılır. İstanbul Sözleşmesi'ni okuduğunuz zaman bir hukuk dilidir. Bunu biz anlayamıyoruz ki, insanlara anlatalım. Hukuk dili yani onu sadeleştirmek ve insanların anlayabileceği dile çevirip o şekilde insanlara anlatmak gerekiyor. Şöyle düşünün, Adıyaman'a gidin ve orada bir vatandaşla İngilizce konuşun. Ne kadar anlayabilir? Aynı şey ve aynı mantık.” sözlerine yer verdi.

Başkan Eskinat, yaptıkları ve yapacakları faaliyetlerden bahsederek, sözlerine devam etti. Eskinat, “Önümüzdeki hafta biz derneğimizde perşembe günü saat 14.00’da minik 6 yaş grubu öğrencilerimizi derneğimizde misafir edip, onlarla sohbet edeceğiz. Onlar bize resimler yapacaklar. O resimleri sergileyecekler. Bizde kalacak. Onlar bize hediye edecekler. Onlarla sohbet edeceğiz, Atatürk hakkında. Ama biz konuşmayacağız, onlar konuşacaklar. Atatürk'ü ne kadar tanıyorlar? Ne biliyorlar onlarla ilgili? Sonrasında tabii bunları değerlendirip biz onlara Atatürk nasıl anlatabiliriz? Onların dilinde Bunun çalışmalarını yapacağız. Şu an gelecek olan Eda Hoca’nın Okulu. Bunu diğer kreşlerle de görüşüp yapacağız. Sonrasında bu ilkokul öğrencilerine gidecek, ortaokul öğrencileri lise öğrencileri ve Didim'de çok fazla üniversite öğrencisi yok belki ama gençlere ulaşıp onlara daha böyle bir kamp gibi o biraz daha uzun vadeli, Eylül-Ekim döneminde orman kampında bir gece konaklamalı düşünüyoruz. Bunun için de Genel merkez örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcımız Özgür Bey var. Ondan yardım isteyerek, destek isteyerek onlar da gelecekler. Örgütlenmeyi öğretmemiz gerekiyor, bizim de öğrenmemiz gerekiyor. Örgütlenme nasıl olmalı? Artık herkes siyasi kimliğini, egosunu her şeyini bir kenara bırakacak ve elini taşın altına sokması gerektiğini düşünüyoruz. Evet, bir seçimi yaşadık Bu seçim bitti. Önümüze bakmamız ve bundan sonrası için ne yapmamız gerekiyor? Buna yönelik çalışmalar yapılmalı.

Depremzedeler için nokta atışı yaptık

Sonrasında biliyorsunuz biz bir Hatay'a gittik, depremzedeler için, nokta atışlar yaptık. Samandağ, Defne ilçelerinde, orada profesyonelce çekilen fotoğraflarınız var. Önümüzde bir iki hafta içerisinde konu ile alakalı bir sergi olacak. Fotoğraf sergisi bunu yapmayı düşünüyoruz. Biz şey değiliz. Şu an seçimlerden dolayı herkes tabii ki kızgın. Ama ben hep söylüyorum. Bu bir deprem ve biz oraya yardımlarımızı, siyasi kimliklerimizle götürmedik. Vicdanımızla götürdük. Tabii ki yanlış tercihler yapmış olabilirler. Bizim şansımız daha batıda doğmak. Daha farklı ortamlarda yaşamak, daha Atatürk'e yakın yaşamak. Ama orada da doğabilirdik. Biraz empati kurmak gerekiyor. Kimseyi savunmuyorum, kimse yanlış anlamasın bu sözümü. Ama orada da doğup onlar gibi yaşayabilirdik. Biraz düşünürsek onlar gibi yaşayabilirdik.

Deprem konusunda biraz daha hassas olunmalı

Sadece deprem konusunda biraz daha hassas olunması gerektiğini düşünüyorum. Biz oraya o yardımları bize oy versinler diye gitmedik. Bunun için giden varsa herhalde en büyük yanlışı orada yapmışlardır. Biz ADD olarak genel merkezimiz de dahil olmak üzere oraya aş evleri kurduk. Biz burada da yaşadık bunu. Buraya gelen depremzedeler bize biz Atatürk'ü biz bu derneği böyle bilmiyorduk. Bize böyle anlatılmadı deyip boynumuza sarılanlar oldu. Bunları da göz ardı etmemek lazım. Belki onlar da farklı oy kullandılar ama biz oy olarak yaklaşmadık. Dediğim gibi biz parti değiliz. Biz partiler üstü kamu yararına kurulmuş bir derneğiz. Ve Atatürk gibi düşünüp, Atatürk gibi hareket etmek ve onu yaymak istiyoruz. O da tek başına çıktı. Yanında iki üç arkadaşıyla beraber. Ve çok büyük zorluklarla çıktı. Cebinde idam fermanıyla gezdi, bunu hepimiz biliyoruz ve başardı. Pes etmedi. Biz de pes etmeyeceğiz, pes etmesek de başarırız diye düşünüyorum.

Gençlerimizle birlikte bir tiyatral bir şiir dinletisi düzenlemeyi düşünüyoruz. Kuvayi Milliye’yi görsel ve dansla harmanlayarak yüzüncü yıl için bir burada söylemek belirtmek istiyorum, halk danslarıyla beraber bir sunum hazırlamak istiyoruz. Ciddi anlamda büyük projelerimiz var. Dışarı çıkıp insanlara dokunmak istiyoruz. Dokunup iki kitap vereceğiz kendilerine. Bir tanesi Nutuk, diğeri ise meal dağıtacağız insanlara. Herhalde okurlar diye düşünüyoruz. En azından şöyle bir sayfa açarlar diye düşünüyoruz. Ama amacımız aslında tabii ki ilk başta Nutuk vermek fakat okurlar mı? Kısmında takılıyoruz fakat biz en azından bunu yapalım.

Didim’de bir kıvılcım olmak istiyoruz

Okuma günleri yapacağız burada, Nutuk okuma günleri. Söyleşi günleri ama bu tartışmasız olacak yani çünkü Nutuk eleştirilmesi gereken bir kitap değil bir eser değil. Eğer dönemi denk gelirse fotoğraf sergimize Genel Başkanımız Hüsnü Bozkurt ve Başkan Yardımcımız Ayhan Yalçınkaya gelecek. Didim'de bir ateş yakalım istiyoruz. Atatürk sevdalılarıyla ve artık herkesin elini taşın altına sokması gerektiğini düşünüyoruz. Gençlerle özellikle burada oturup sohbet etmek, onları dinlemek istiyoruz. Ne istiyor gençlik bizden? İlk önce dinleyeceğiz. Anlayacağız ve ondan sonra çözümü hep beraber çözüm üreteceğiz. Atatürk'ün yaptığı gibi. Atatürk'ün nasıl gidip de bir çiftçiyi dinleyip de ona göre çözüm ürettiyse aynı mantık.” dedi.

O kıvılcımı neden biz oluşturmayalım?

Eskinat son olarak, “Bizim gençlere her zaman kapımız açık. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Didim Şubesi olarak da bizim de küskünlerimiz, kızgınlarımız, kırgınlarımız var. Amaç olarak biz bunları ilk başta bunları tekrar geri çevirmek için uğraştık. Hala da uğraşıyoruz, şu an bütün sivil toplum kuruluşlarıyla her türlü proje yapma ya da bir şekilde karşı karşıya gelme, sohbet etme durumlarınız söz konusu. Didim Belediyesi ve başkanı Deniz Bey ve odalarla da iyi bir iletişimimiz var. İletişim çok önemli kurduğunuz cümleler, konuşma dili çok önemli ve biz bunları aşacağız. Herkes söyler, küçük bir kıvılcım lazım, diye. Oysa herkes onu harlar gider. O kıvılcımı neden biz oluşturmayalım? O kıvılcımı biz Didim'de başlatalım. O büyüsün ve biz başlatalım.” ifadelerine yer verdi. HABER : EBRU GÖRMEZ