Aday adaylığı süreciyle ilgili de konuşan CHP Didim Belediye Başkan aday adayı Mustafa Bekar ilk olarak kendini tanıttı. Bekar, “Ben Mustafa Bekar. 1962 yılında Rize'de doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Rize'de okudum. Rize'de yaşadım. Daha sonra biraz İstanbul hayatım oldu. 1988 yılında Didim'e tatile geldim ve burayı çok sevdim. 1989 yılında Didim'e yerleştim ve bu süreç içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi daha çok devrimci gelenekten gelen bir partiliyim. Didim'de de Cumhuriyet Halk Partisi çeşitli kademelerinde görev yaptım.  1994 seçimlerinde sevgili başkanımız Mehmet Soysalın ilçe Belediye Başkanı olduğu dönemde ben de ilçe sekreteri olarak görev yaptım da. Sonra Partimizin barajın altında kaldığı zamanlar belediyeyi kaybetmiştik, parlamento dışında kalmıştık ve o süreçte Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanına talip oldum, aday oldum, yarıştık. Mümin Kamacı arkadaşlığımızla yarıştık. O kongreyi ben kazandım ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde yeni bir süreç başlattık. Yani zor zamanlarda partinin yanında olduk. Partiyle beraber yürüdük. Ve 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa Aydın'da birinci parti oldu. 2004-2009 arasında gerçekten Didim'de çok iyi bir kadromuz, çok iyi bir ekibimiz vardı. Başarılı işler yaptık, doğru işler yaptık ve hatta bütünleştik. 2004 seçimlerini yüzde 24 ile 2009 seçimlerini  ise yüzde 51 ile kazandık. 2009 seçimlerinden sonra 2012 yılına kadar ilçe başkanlığına devam ettim. 2012’de ben milletvekili aday adayı oldum ve bir daha partiye başkanlık olarak dönmedim.” dedi.

mustafa bekar (6)

AYRIŞMALARI BİTİRECEĞİM

Bekar, açıklamasında partililerde ya da yerel iktidarda performans eksikliği olduğunu ifade ederek, “Didim’de Cumhuriyet Halk partililerde ya da Cumhuriyet Halk Partisi yerel iktidarında bir performans eksikliği var. Toplumla belediyenin bütünleşmesi konusunda eksiklik var. Bizler bu işe talip olurken şöyle düşünüyoruz. bu sıkıntıyı ortadan nasıl giderebiliriz.  Partililer, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarını hissettirmek istiyoruz. Bir de Cumhuriyet Halk partili olup bizim partimizin çeşitli kademelerinde çalışmış arkadaşlar farklı farklı partilerde farklı farklı noktalarda farklı farklı küskünlüklerdeler bu tarz ayrışmalar var. Bunların hepsini abilik yapıp bir araya toplamak istiyorum. Yani benim kimseyle kavgam yok. Yani herkese herkesle yani konuşabilecek noktadayım. Ben buna inanıyorum. Ben bunları bir araya getirip bütünleştireceğim. Bunu sağlarsak Cumhuriyet Halk Partisi olarak burada biz iyi noktalarda iyi sonuçlar elde edebileceğimize inanıyorum.” dedi.

YENİ YÖNETİMİ KUTLUYORUM

Bekar, yeni ilçe yönetimi kutlayarak, “Parti yönetimi yeni seçilmiş bir parti yönetimi var. Parti ben 12 yıl ilçe Başkanlığı yapmış bir insan olarak. Partinin nerede olması gerektiğini, parti başkanının bir Grup Başkanı olarak nasıl saygı duyulması gerektiğini, partinin arkasından giden bir Belediye Başkanı olması gerektiğini bilen bir insanım ve böyle davranacağım. Yani bizim partimizin grup toplantıları bu partide olacak. Bizim partimizin Grup Başkanı olarak aynı zamanda belediye meclisi, Grup Başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanıdır. Bunlarla beraber birlikte karar alıp birlikte yürüyeceğiz. Biz eleştirilmekten ya da eleştiriye uğramaktan korkmuyoruz, çekinmiyoruz.”dedi.

Bekar, açıklamasına şu ifadelerle devam etti:

Böyle her şeyi bilen bir Belediye Başkanı olmayacağım.  Her şeyi bilen değil, ekibiyle beraber ekibin de çeşitli arkadaşlarımın çeşitli görevlerinde çeşitli alanlarda görev yapacak arkadaşlarımla beraber yetkiyi paylaşarak onlara sorumluluk vererek ve onların hepsini bu anlamda çalıştırarak bir ekip kurmak istiyorum. Ekibin bir parçası olmak istiyorum. Halkın gündeminden uzak olmamak adına, şu belediyenin arkasında küçük bir halk meclisi kuracağız. Hani buralarda da 3-4 bin yıldır halk meclisleri vardır ya yöneticiler hesap verir. Halk meclisinde çeşitli meslek gruplarını belirli zamanlarda çağırıp onların sorunlarını dinleyeceğiz. Biz onlara ders vermeyeceğiz. Onlar bize verecekler, ne yapacağımızı, neleri nasıl yapacağımızı ve sorunun ne olduğunu ve çözümün ne olduğunu, onlar bize anlatacak. Biz bunları değerlendireceğiz. Sıfır egoyla böyle toplum içerisinde toplum içerisinde herkesle konuşan gezen, dolaşan öyle arkasında ordu filan ya da başka şeyler olmayacak. Benim etrafımı da hiçbir halka sarmayacak.

Türkiye'yi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetmesi gerektiğine inanıyorum, AKP'nin yıllardır Türkiye'ye dayattığı çürüme, soygun düzenine son vermek adına Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadrolarının bu ülkeyi rayına oturtması gerekiyor. Bizler yerelde başarılı, doğru ve ahlaklı işler yaparak biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin gelecek iktidarına katkı vermek adına yola çıkmalıyız. Yol yürümeliyiz. Bunu hep böyle düşünmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne olumlu bakmayan insanların da olumlu bakmasını sağlamak adına doğru şeyler, güzel şeyler, ahlaklı şeyler yapacağız.  Bizim yönetim anlayışımız da şöyle olacak; belediye meclis grubu olarak partide toplandığımızda STK temsilcilerini de katılacak, kararları almadan önce onlara da soracağız. Bu kesimlerle birlikte hareket edeceğiz. Yarın öbür gün biz o kararı aldıktan sonra hem bize muhalefet etmeyecekler hem de onlar da o kararlara en azından oy kullanma hakkı olmasa da görüş bildirerek katılacaklar.

mustafa bekar (1)

Jandarma ekipleri tanıtım faaliyetlerine devam ediyor Jandarma ekipleri tanıtım faaliyetlerine devam ediyor

BİRLİKTE ÇALIŞAN, BİRLİKTE ÜRETEN

Gayri resmi ya da gayrimeşru hiçbir ilişkinin içerisinde olmadım. Beni siyasette herkes sevmeyebilir ama ben şunu söylüyorum, o bireysel talepleri olan arkadaşlarım benden böyle talepleri olmuştur. Ben karşılamamıştım, bundan sonra da böyle devam edeceğim. Samimiyetimle söz veriyorum ki Didim’de Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu şaibeleri ortadan kaldıracak. Bireysel çıkarları parti tanımaz insanları, partinin gücünü kabul etmeyen, partiyi yönetmeye çalışan Belediye Başkanı başkanları ya da belediye yönetimleri değil, partiyle birlikte çalışan, birlikte üreten bir Didim yaratmak istiyoruz.

HEM ÜRETECEĞİZ HEM TÜKETECEĞİZ

Didim’in en büyük sorunu nedir derseniz bana göre istihdamdır. Çünkü Didim’de belki 20 sene sonra burası 300 bin nüfusa ulaşacaktır. 300 bin nüfusa ulaşacak Didim'de hiç bu planlama yok şu anda. Oysa burada istihdamı yaratmak adına şunu yapabiliriz. Burada tarım alanlarımız var. Ayrıca devletin el koyduğu turizm alanı diye ayırdığı asla turizm alanı olmayacak alanlarımız var. Biz bu alanlara dav belediye olarak el koyabiliriz. Bunları üretici, üretim yapacak arkadaşlara dağıtabiliriz. Buralarda kooperatifler olabiliriz. Üretim kooperatifi ve tüketim kooperatifi satış kooperatifleri oluşturabiliriz. Didim’e gelen misafirlerin önüne koyduğumuz tabakta bize ait hiçbir şey yok. Yani kahvaltı tabağında bizim ürettiğimiz hiçbir şey yok. Akşam yemeğinde ne etinden, sebzesinden hiçbir şey yok. Biz bunların hepsini burada başarabiliriz. Yeter ki biz inanalım samimi olalım. Yani gerekirse yargılanmayı da göze alalım yani biz. Size komünist belediyecilik yapacağım demiyorum ama onun içerisinden de ufak tefek alıntılar yapacağız. Bazı belediyelerin yaptığı üretime dönük şeyleri biz burada yapabiliriz, hayata geçirebiliriz. Didim arkada üreten hem de tüketen bir Didim olabilir. Biz bunu başarabiliriz.

HABER: ELİF DİKBAŞ 

mustafa bekar (2)