Sağlıklı uzun ömür yaşamak için ilk tavsiye edilen beslenme Akdeniz
Mutfağı olarak verilir. Televizyon yayınlarında veya dergi, gazete
makalelerde zeytin, zeytinyağı ve faydalı otlar övülür.
Akdeniz ülkelerinde zaman yavaş ilerler. Deniz, kum ve güneş sofralarda
oturulan zamanı uzatır. İnsan zamanın nasıl geçtiğini unutur. Kuzey
Avrupa’da yaşanan soğuk İnsan ilişkileri orada iklimin etkisiyle sıcak
olur.
Yaşamak çalışmak demektir, prensibi olan ülkelerden tatil amacıyla
giden gezginci, bir yıl o yaşamın verdiği enerji ve hayali ile çalışma
gücü bulur.
Lezzet, zevk ve ağız tadı ile sağlık birbirini tamamlar. Orada
yaşayanlar gezgincilere bakarak sahip oldukları doğa verilerinin
farkına varırlar. Yerli halk, zeytinyağlı yiyemem, basma da fistan
giyemem, türkülerin tarihte hangi kötü amaçla söylendiğinin
farkındadır.
Vücutta bulunan şikâyetler, ağrılar yorgunluklar, kronik olan
hastalıklar yok olur veya ilerlemez.
Deniz kenarında Didim’de karşılaştığım bir İngiliz dört ay burada
tatilini geçirdiğini, Londra’ya gittiğinde kanser hastalığının
ilerlemediğini, hatta iyileşme yolunda olduğunu söylemişti. Tekrar
gelmeyi planlıyordu.
Bu konuyu esinlenerek yazdığım, kaynak olarak kullandığım dergide
Akdeniz Mutfağı ve sağlığa faydaları yazılıyor. Beşinci sayfada
Yunanistan, İtalya ve İspanya misal olarak veriliyor. Ama en uzun
kıyısı olan Türkiye’nin adı yok.
Eşim hemen dergiye mektup yazmalıyım, dedi. Alman akrabalarımız
farkında. Olumlu bir bilgi, haber olursa Türkiye yok sayılır. Ama
olumsuz durumlarda hemen konu ele alınır. Neyse Türkiye sığınmacıları
Avrupa’ya gönderir korkusu biraz rahatlattı, yok sayılması işlerine
geliyor.
Cilde dokunan güneş, zeytinyağı ve faydalı otların mis gibi kokusuyla
Akdeniz Mutfağı yemek listesi değil yaşam sevgisi, beslenme ve
felsefesi sarımsakla tamamlanır.
Türkleri aşağılamak niyetiyle küfreder gibi sarımsak yiyenler,
Knoblauchfressser denir. İyi aşçılar ise mutfağın parfümü derler.
Sarımsak vücuda giren mikrop ve bakterilere karşı mücadele etmeyi
sağlıyor, kan dolaşımını kolaylaştırıyor.
“Gıda maddeleriniz iyileştiren ilacınız olsun.”
Hippokrates (M.Ö. 460–370)
Hippokrates’in bugünkü Yunanistan Kos adasında doğduğu sanılıyor.
Babası bugünkü Türkiye/Bodrumlu. Anadolu ve Yunanistan’da gezici doktor
olarak çalışıyor. Hastalığı değil, insanı bütün olarak ele alıyor.
Doğal beslenme, doğru ve huzurlu yaşam tarzıyla hastalıklardan
korunmayı amaç ediyor. Köylerde karı koca ilaçlarını derliyor,
geliştiriyor. İlk doktor okulunu açan, ideal doktor olarak adı geçiyor.
İki oğlu ve bir damadı da doktor mesleğini seçiyorlar. Yazılı tedavi
notlarını daha sonra filozof Platon (M.Ö. 427 – 347) derliyor.
Doktorlar mezun olurken Hippokrates yemini ederler. Tedavi hastayı
iyileştirme amacı gütmeli. İlaç yerine iyi beslenmeli.
Akdeniz Mutfağı bu amaca ulaşmayı kolaylaştırır. Taze sebze, meyve,
fındık, fıstık, ceviz, sütlü tatlılar, doğal ekmek, balık, faydalı
otlar.
Bugün 2026 yılı itibariyle marketlerde Akdeniz yiyeceklerin hepsi
bulunuyor. Ama 1960-1970 yıllarında bulgur, salça, beyaz peynir, turşu,
hatta patlıcan gibi sebzeleri konuk Türk işçileri Türkiye’den bavulda
getirmek zorunda kalırlardı. Çocuk ve torunlarımıza bunu anlatmalıyız.
Şimdi yalnız Almanya’da yaşayan Türk toplumu değil, Almanlar da
zeytinyağı kullanımında Avrupa’da ön sıralarda.
Akdeniz Mutfağı ile beslenen insanların kalp hastalıklarından
korunduğunu, daha sağlıklı uzun ömür yaşadıkları bilimsel olarak
ispatlanmıştır. Beyin sağlığı, hafıza yeteneği gelişiyor.
Elbette beslenmeyle birlikte hareket etme, uzun süre oturmamak
gerektiği tüm sağlık yayın ve medyada tekrar tekrar açıklanıyor.
Akdeniz Mutfağı faydalı beslenmeye Almanya’ya gelen konuk Türk
işçilerin çok büyük katkısı vardır. İlk nesil Pazar yerlerinde küçük
çapta sebze, meyve satarak başladı.
Yüksel tahsil yapmış, ikinci nesil çocukları ise fabrikalar kurarak
işlerini bilinçli yapıyor, Almanya ekonomisine çok büyük katkı
sağlıyor, binlerce işçiye iş kapısı açıyorlar.
İlk kez ressam Hanefi Yeter’in yaptığı sebze ve meyve resimleriyle
Almanya market önlerinde rengarenk sergilemeyi öğrendi.
Küçük yaşta çocuklar sağlıklı beslenirse, yetişkin olunca etkisi
görülüyor. Bu nedenle reklâmlara kanarak yanlış beslenme, fazla şeker,
tuz ve hazır yiyecekler çocuğa zarar veriyor.
Benim yaşımda ilâç kullanmayana pek rastlanmıyor. Eşim Diplom Kimyacı
çok bilinçli alışveriş yapıyor. İçeriğinde neler olduğuna bakıyor ve
daha önemlisi Yaz tatillerini yıllarca Türkiye’de geçirdiği için
Akdeniz Mutfağı beslenmenin kıymetini biliyor. Sağlıklı beslenme
bilinçli alışverişle başlıyor.
Hoşça ve sağlıkla kalın!
Kaynak:
Natur und Medizin e.V., Karen Schmidt, Gesund schlemmen wie am
Mittelmeer, Dergi 03/2026, Sayfa 4-11
www.naturundmedizin.de