Eğitim Sen Didim temsilciliği, Didim Eğitim Sen eski baş temsilcisi Turgay Elçi Ankara 27. İdare Mahkemesinin kararı ile haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edildiği öğretmenlik mesleğine iade edildiğini, yine aynı şeklinde SES üyesi sağlık emekçisi Müjgan Ayhan’ın da görevine iade edildiğini ifade etti. Konuyla ilgili sendika binasında yapılan basın açıklamasına üyeler ve kitle örgütü temsilcileri katıldı.

Basın açıklaması Eğitim Sen Didim Baş temsilcisi Gökhan Gök tarafından okundu. Açıklama da “15 Temmuz darbe girişimini "Allah’ın bir lütfu" olarak nitelendiren AKP-Saray rejimi, tek adam diktatörlüğünü inşa etmek için, 15 Temmuz darbe girişimi başarısız olmasına rağmen 20 Temmuz 2016'da ilan edilen OHAL ve ardından peş peşe çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile 'darbecilerle hesaplaşmak adı altında kendisine muhalif olan herkesi hedef almıştır. OHAL hukuksuzluğunun ülkede demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlük, insanca bir yaşam isteyen milyonları hedef aldığını, bu kesimlere yönelik adeta bir düşman hukuku oluşturduğunu tüm açıklığı ile ortaya koymuştur.

Mücadele tarihi boyunca darbelerin, baskıların ve anti demokratik uygulamaların hedefi olan Eğitim Sen, nereden gelirse gelsin her zaman darbelere karşı olmuş, darbelerin asıl hedefinin emek ve demokrasi mücadelesi olduğunu savunmuştur.

15 Temmuzun ardından kamuda tarihin en kapsamlı tasfiye hareketi yaşanırken, bugüne kadar iktidarın önünde engel olarak görülen Anayasal ve yasal düzenlemeler, ülkenin içinde bulunduğu "olağanüstü" koşullar gerekçe gösterilerek askıya alınmış, iktidarın çizgisinde hareket etmeyen sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kurumlar, basın ve yayın organları ağır baskı ve tehditlerle karşı karşıya kalmışlardır.

15 Temmuz askeri darbe girişiminin başarılı olması halinde darbecilerin atması beklenen adımlar bizzat sivil iktidar eliyle hayata geçirilmiştir. Üstelik yıllardır fiilen yaptıkları gibi, kendi koydukları hukuk kurallarını bile daha bir iştahla çiğneyerek, toplumdaki darbe karşıtlığını kendi baskıcı, otoriter yönetim tarzlarını meşrulaştırmak için kullanmışlardır. Kamuda yaşanan ihraçlar, muhalif gazeteler, dergiler, TV, radyo ve internet siteleri birer birer kapatılması, siyasetçi, gazeteci, yazar, öğretmen, akademisyen, sanatçı, belediye başkanı ayrımı yapmadan iktidara biat etmeyen tüm muhalif kesimlerin darbeci bir mantıkla gözaltına alınıp tutuklanması ancak darbe koşullarıyla açıklanabilecek bir durumdur.

eğitimsen (9)

Hukuken somut delillere, yargı kararlarına, mevzuata uygun yürütülen idari soruşturmalara dayanmaktan uzak bir şekilde verilen tüm ihraç kararları hukuksuzdur. Bu nedenle 15 Temmuz sonrasında kamuda başlatılan kitlesel kıyımın hukukla, adaletle evrensel hukuk ilkeleri ile açıklanacak hiçbir yanı bulunmamaktadır.

Tüm Türkiye'de olduğu gibi Didim'deki eğitim emekçileri de bundan nasibini aldı. Didim'de yükselen emek ve demokrasi mücadelesinin önünü kesmek ve geriletmek amacıyla 26 Ekim 2016 tarihinde Eğitim Senli 6 eğitim emekçisi Turgay Elçi, Gökhan Gök, Dursun Keleş, Mehmet Sarıtaş, Mustafa Dağlı ve Orhan Görü basın açıklamaları gerekçe gösterilerek açığa alınmış ve bir gün sonra da haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmıştır.

7 Şubat 2017 tarihinde yayınlanan 686 sayılı KHK ile de Turgay Elçi ve Barış Bozkır haksız, hukuksuz ve sorgusuz bir şekilde görevlerinden ihraç edilmiştir.

EŞ BAŞKANLIKTAN ÇEKİLEN DEMİREL, “KİMSEYE REST KİMSEYE DE JEST YAPMIYORUZ” EŞ BAŞKANLIKTAN ÇEKİLEN DEMİREL, “KİMSEYE REST KİMSEYE DE JEST YAPMIYORUZ”

Açığa alınan eğitim emekçileri Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinde beraat etmelerine rağmen Gökhan Gök, Dursun Keleş ve Mehmet Sarıtaş bakanlık kararı ile ihraç edilmiştir.

İHRAÇ TÜM ARKADAŞLARIMIZ MUTLAKA GÖREVLERİNE DÖNECEKLERDİR

Bugün itibariyle Türkiye'de bine yakın üyemiz halen ihraç durumundayken Didim'de Dursun Keleş, Mehmet Sarıtaş ve Barış Bozkır arkadaşlarımız haksız hukuksuz bir şekilde mesleklerinden ve öğrencilerinden koparılmış durumdadır.

İhraç tüm arkadaşlarımız mutlaka görevlerine döneceklerdir. Son arkadaşımız görevine iade edilinceye kadar mücadelemiz devam edecektir.

Emek, demokrasi, hak, özgürlük ve barış talebini örgütlü mücadelesinin olmazsa olmazı olarak gören Eğitim Sen'li eğitim ve bilim emekçileri, darbe girişimine karşı dik duruşlarını her dönem ortaya koymuştur. Örgütlü mücadelesi boyunca laik, bilimsel ve anadilinde eğitimi savunan, her fırsatta demokrasiye, temek hak ve özgürlüklere sahip çıkan eğitim ve bilim emekçilerinin darbeci zihniyetle mücadelesi kesintisiz sürecektir.

SENDİKAL MÜCADELESİNİN YÜZ AKI KESK'LİLERİZ

KHK'ler ile ülkenin üzerine çöken karanlık daha zifiri hale getirilse de umutsuzluğa, yılgınlığa kapılmamızı bekleyenleri yanıltmaya devam edeceğiz.

Çünkü bizler her kışın bir baharı olduğuna, karanlığın en koyu olduğu anın aydınlığa en yakın on an olduğuna inancını korumakla kalmayıp özlenen baharı, beklenen aydınlığı getirmek için her türlü baskıya direnen, acıyı bal eyleyen fiili meşru mücadele geleneğinin mirasçılarıyız.

Demokratik, laik bir ülkede, barış ve kardeşlik içinde, insanca bir yaşam mücadelesi veren, Türkiye kamu emekçileri sendikal mücadelesinin yüz akı KESK'lileriz.

Ana sütümüz kadar helal olan işimizi, ekmeğimizi hep beraber geri alacağız. O zamana kadar yarının aydınlığa daha fazla yakınlaştığımız bir gün olacağına olan inancımızı koruyarak birbirimizle daha fazla kenetlenmeye devam edeceğiz.

Er ya da geç, Emek kazanacak. Demokrasi kazanacak, Laiklik kazanacak. Barış ve kardeşlik kazanacak, İnsanca Bir Yaşam Mücadelesi Kazanacak, haklı olanlar kazanacak, biz kazanacağız!

Sözlerimizi tamamlarken emekten, demokrasiden, barıştan, insanca bir yaşamdan yana olan herkesi haksız-hukuksuz ihraçlara, açığa almalara, sürgünlere ve OHAL/KHK rejimi ile örülen açık faşizme karşı emek, demokrasi ve barış mücadelesinde tek ses, tek yürek olmaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

4-80

TÜM KHK’LİLER DÖNENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

Açıklamanın ardından konuşma yapan Turgay Elçi, “Sevincimiz eksik. Tüm arkadaşlarımız görevlerine iade edilene kadar mücadele edeceğiz. Bu süreçte bizlere destek olan KESK, Eğitim Sen, demokratik kitle örgütü temsilcilerine dernekler ve sendikalara çok teşekkür ediyorum. her zaman yanımızda oldular. Biz kendimizi hiç yalnız hissetmedik. Bu desteği ve dayanışmayı her zaman yanımızda gördük ve hissettik. Biz bu süreci dirençle umutla ve dayanışmayla atlatacağız dedik. Evet, bu süreç dirençle umutla ve dayanışmayla atlatıyor ve tüm arkadaşlarımız bu süreç mutlaka görevlerine geri döneceklerdir. O gün bizim en büyük düğünümüz en büyük günümüz olacaktır. Siyasal iktidar, emek ve demokrasi mücadelesinde herkese bir şekilde bunun bedelini ödetti. Mücadelesinin bedelini ödetti. Nasıl bir çok arkadaşımız 10 Ekim’de Ankara'da hayatını ortaya koyarak hayatını yitirerek bunun bedelini ödedi. Bizim gibi kamu emekçileri ihraç edilerek bunun bedelini ödedi. Bir çok arkadaş binlerce arkadaşımız açığa alınarak bunun bedelini ödedi. Burada Didim’de bizim yönetici arkadaşlarımız Didim Eğitim Sen’de yöneticisi arkadaşlarımız sürgün edilerek bunun bedelini ödedi. Birçok arkadaşımız bulunduğu kurumda mobbinge maruz kalarak bunun bedelini ödüyor. İş bulamayarak çocuğuna iş bulamayarak bunun bedelini ödüyor. Bu bedel çok büyük bir bedel ama bu bedelin sonunda mutlaka bir zaferle taçlanacaktır.” dedi.

HABER: ELİF DİKBAŞ 

eğitimsen (8)