Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Komutanlığında Conkbayırı’nda Kazanılan Büyük Zafer
ÖZ
Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri olan Çanakkale Cephesi, 1915 yılında Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleşen ve sonuçları itibarıyla yalnızca Türk harp tarihini değil, Birinci Dünya Savaşı’nın genel seyrini de etkileyen büyük bir mücadele alanıdır. İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı ele geçirerek İstanbul’a ulaşmayı, Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmayı ve Rusya’ya güvenli bir ikmal yolu açmayı hedeflemiştir. Ancak Türk ordusunun kararlı savunması bu stratejiyi başarısızlığa uğratmıştır.
Çanakkale kara muharebelerinin en kritik safhalarından biri Ağustos 1915’te Anafartalar bölgesinde yaşanmıştır. İtilaf kuvvetlerinin Suvla çıkarması ve Conkbayırı-Kocaçimentepe hattını ele geçirme teşebbüsü karşısında, Anafartalar Grup Komutanlığına getirilen Albay Mustafa Kemal’in sevk ve idaresi belirleyici olmuştur. 9 Ağustos 1915 tarihindeki I. Anafartalar Muharebesi ile başlayan karşı taarruzlar, 10 Ağustos’ta Conkbayırı’nda gerçekleştirilen süngü hücumu ile stratejik bir başarıya dönüşmüştür.
Bu çalışma, 10 Ağustos 1915 Anafartalar Zaferi’nin tarihî gelişimini, askerî önemini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu zaferdeki rolünü ele almaktadır.
Anahtar Kelimeler: Çanakkale Savaşları, Anafartalar, Conkbayırı, Mustafa Kemal Atatürk, Suvla Çıkarması, 10 Ağustos 1915.
1. GİRİŞ
Çanakkale Muharebeleri, Birinci Dünya Savaşı'nın en çetin ve stratejik mücadelelerinden biri olarak Türk tarihinin hafızasında müstesna bir yere sahiptir. İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul'a ulaşmayı ve Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmayı amaçlamış; aynı zamanda Rusya'ya deniz yoluyla yardım ulaştırarak Doğu Cephesi'ndeki müttefiklerini desteklemek istemiştir.[1]
18 Mart 1915 tarihinde deniz yoluyla gerçekleştirilen büyük saldırının başarısızlığa uğramasının ardından İtilaf Devletleri, Gelibolu Yarımadası'na kara kuvvetleri çıkarmaya karar vermiştir. 25 Nisan 1915'te başlayan kara harekâtında Arıburnu, Seddülbahir ve daha sonra Anafartalar bölgesi savaşın başlıca cepheleri hâline gelmiştir.[2]
Çanakkale kara muharebelerinin kaderini etkileyen isimlerin başında ise Mustafa Kemal gelmektedir. 25 Nisan'da Arıburnu'nda gösterdiği inisiyatif ve 57. Alay ile gerçekleştirdiği karşı taarruz, Çanakkale savunmasının ilk büyük dönüm noktalarından birini oluşturmuştur.[3]
Ancak Ağustos 1915'te İtilaf kuvvetlerinin yeni bir saldırı planını uygulamaya koyması, Çanakkale Cephesi'ni yeniden kritik bir safhaya taşımıştır.
2. İTİLAF DEVLETLERİ'NİN YENİ SALDIRI PLANI
Temmuz 1915'e gelindiğinde İtilaf kuvvetleri, Gelibolu Yarımadası'nın güneyindeki Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinde bekledikleri ilerlemeyi sağlayamamışlardı. Bunun üzerine General Ian Hamilton komutasındaki İtilaf kuvvetleri yeni bir harekât planı hazırladı.
Planın temel amacı, Suvla Körfezi'ne kuvvetli bir çıkarma yaparak Anafartalar bölgesini ele geçirmek, ardından Kocaçimentepe ve Conkbayırı üzerinden ilerleyerek Arıburnu'ndaki Türk kuvvetlerini kuşatmak ve Çanakkale Boğazı'na ulaşmaktı.[4]
Bu plan kapsamında İngiliz 9. Kolordusu, 6-7 Ağustos 1915 gecesi Suvla bölgesine çıkarma yapmaya başladı. Aynı günlerde Arıburnu ve Conkbayırı yönünde de şiddetli çatışmalar meydana geldi.
İtilaf kuvvetleri böylece Türk savunmasının kuzey kanadını yararak Gelibolu Yarımadası'nın merkezine ulaşmayı hedefliyordu.[5]
3. MUSTAFA KEMAL’İN ANAFARTALAR GRUP KOMUTANLIĞINA GETİRİLMESİ
Suvla çıkarmasının başlaması ve Conkbayırı-Kocaçimentepe hattındaki gelişmeler üzerine Türk komuta kademesi açısından son derece kritik bir dönem başlamıştır.
Liman von Sanders, 8 Ağustos 1915 günü saat 21.45'te Albay Mustafa Kemal'i Anafartalar Grup Komutanlığına tayin etmiştir.[6]
Mustafa Kemal, bu görevi devraldığında karşısında hem Anafartalar bölgesinde ilerlemeye çalışan İngiliz kuvvetleri hem de Conkbayırı-Kocaçimentepe hattını ele geçirmeye çalışan Anzak birlikleri bulunmaktaydı.
Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan araştırmalarda da Mustafa Kemal'in 25 Nisan'dan 10 Aralık 1915'e kadar Çanakkale Cephesi'nde kesintisiz görev yaptığı; 8 Ağustos'tan itibaren ise Anafartalar Grup Komutanı olarak ordu seviyesinde bir komutanlık görevini üstlendiği belirtilmektedir.[7]
Bu görevlendirme, Çanakkale Muharebeleri'nin en kritik kararlarından biri olmuştur.
4. 9 AĞUSTOS 1915: I. ANAFARTALAR MUHAREBESİ
Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığını devraldıktan hemen sonra birliklerin durumunu değerlendirerek karşı taarruz hazırlıklarına başladı.
9 Ağustos sabahı Türk birlikleri Anafartalar bölgesinde İngiliz kuvvetlerine karşı taarruza geçti. 12. Tümen Anafartalar yönündeki İngiliz kuvvetlerine, 7. Tümen ise Damakçılık Bayırı istikametinde ilerleyerek Anzak birlikleri ile İngiliz birliklerinin birleşmesini önlemeye yönelik harekâta girişti.[8]
Damakçılık Bayırı'nın kontrolü özellikle önemliydi. Çünkü bu bölgenin elde tutulması, İtilaf kuvvetlerinin Kocaçimentepe'ye doğru ilerleyişini ve Anafartalar ile Arıburnu arasındaki bağlantıyı güçlendirmesini engellemek açısından stratejik önem taşıyordu.[9]
9 Ağustos'taki Türk karşı taarruzları sonucunda İngilizlerin ilerleyişi durduruldu. İtilaf kuvvetleri önemli kayıplar verirken Türk birlikleri Anafartalar bölgesindeki kritik hattı korumayı başardı.
Bu gelişme, 10 Ağustos'ta gerçekleşecek Conkbayırı taarruzunun da zeminini hazırladı.
5. 10 AĞUSTOS 1915: CONKBAYIRI TAARRUZU
10 Ağustos 1915 sabahı Çanakkale Cephesi'nin en kritik askerî harekâtlarından biri başladı.
İtilaf kuvvetleri Conkbayırı'nın önemli bölümünü ele geçirmiş ve Kocaçimentepe yönünde ilerleme imkânı kazanmıştı. Conkbayırı'nın kaybedilmesi hâlinde Türk savunma sisteminin ciddi biçimde tehlikeye girmesi söz konusuydu.[10]
Mustafa Kemal, bu stratejik tehlikeyi görerek 10 Ağustos sabahı saat 04.30 civarında baskın niteliğinde bir karşı taarruz başlatmaya karar verdi. Taarruz, topçu hazırlığı yapılmadan ve büyük ölçüde süngü hücumu şeklinde gerçekleştirildi.[11]
Türk birlikleri, yoğun düşman ateşi altında Conkbayırı'na doğru ilerledi.
Çanakkale Valiliğinin tarihî alana ilişkin kayıtlarında da 10 Ağustos'taki taarruzun Mustafa Kemal tarafından yönetildiği ve yaklaşık dört saat süren mücadele sonucunda İngiliz birliklerinin Conkbayırı'ndan geri çekildiği belirtilmektedir.[12]
Bu taarruz, Çanakkale kara muharebelerinin en kritik anlarından birini oluşturmuştur.
6. MUSTAFA KEMAL’İN HAYATINI KURTARAN SAAT
10 Ağustos Conkbayırı taarruzu sırasında Mustafa Kemal, savaşın en ön saflarında birliklerini yönetiyordu.
Bu sırada bir şarapnel parçası göğsüne isabet etti. Ancak sağ göğüs cebinde bulunan cep saati, şarapnelin doğrudan vücuduna ulaşmasını engelledi ve Mustafa Kemal ölümden kurtuldu.[13]
Olayın gerçekleştiği yer bugün Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı içerisinde korunmaktadır.
Bu olay, Mustafa Kemal'in savaşın en kritik anlarında birliklerinin başında ve ateş hattının içerisinde bulunduğunu göstermesi bakımından da önemlidir.
7. ANAFARTALAR ZAFERİ’NİN ASKERÎ ÖNEMİ
10 Ağustos 1915'te kazanılan başarı, yalnızca belirli bir tepenin veya mevzinin geri alınmasından ibaret değildir.
Conkbayırı'nın kontrol altında tutulması, İtilaf kuvvetlerinin Kocaçimentepe üzerinden Gelibolu Yarımadası'nın iç kesimlerine ilerlemesini engellemiştir. Böylece Suvla çıkarması ile Arıburnu bölgesindeki İtilaf kuvvetlerinin birleşerek Türk savunmasını kuşatma planı başarısızlığa uğratılmıştır.[14]
Türk Tarih Kurumu'nun Çanakkale Savaşları kronolojisine göre, 10 Ağustos'taki karşı taarruz sonrasında İtilaf kuvvetlerinin bölgedeki ileri harekâtı durdurulmuş ve savaş giderek siper ve mevzi mücadelesine dönüşmüştür.[15]
21 Ağustos 1915'te gerçekleşen II. Anafartalar Muharebesi'nde de İtilaf kuvvetleri yeniden saldırıya geçmiş; ancak Türk savunmasını aşamamıştır.[16]
Böylece Anafartalar bölgesindeki İtilaf saldırıları kesin biçimde başarısızlığa uğratılmıştır.
8. ANAFARTALAR ZAFERİ VE MUSTAFA KEMAL’İN KOMUTANLIK DEHASI
Anafartalar Muharebeleri, Mustafa Kemal'in askerî yeteneklerinin en açık biçimde ortaya çıktığı savaşlardan biridir.
Mustafa Kemal'in başarısının temelinde yalnızca cesareti değil; araziyi doğru değerlendirme, zamanında karar verme, birliklerin moral gücünü yükseltme ve mevcut kuvvetleri doğru zamanda doğru noktada kullanma kabiliyeti bulunmaktadır.
Çanakkale Valiliğinin tarihî değerlendirmesinde Mustafa Kemal'in Arıburnu, Anafartalar ve Kireçtepe bölgelerindeki müdahalelerinin Çanakkale Savaşları'nın kaderi üzerinde belirleyici olduğu ifade edilmektedir.[17]
Türk Tarih Kurumu da Anafartalar Zaferi'nin ardından Mustafa Kemal'in Çanakkale Cephesi'ndeki başarısının Türk harp tarihindeki önemine dikkat çekmektedir.[18]
Bu bakımdan Anafartalar, Mustafa Kemal'in yalnızca kahraman bir subay değil, aynı zamanda büyük bir askerî stratejist olarak öne çıktığı tarihî bir dönüm noktasıdır.
9. ÇANAKKALE SAVAŞLARI'NIN GENEL SONUCU
Anafartalar'daki Türk savunmasının başarıya ulaşması, İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası'nı ele geçirme planlarının başarısızlığa uğramasında önemli bir rol oynamıştır.
İtilaf kuvvetleri, Çanakkale Boğazı'nı geçememiş ve kara harekâtında da hedeflerine ulaşamamıştır. Arıburnu ve Anafartalar bölgeleri 19-20 Aralık 1915 gecesinde tahliye edilmiş; Seddülbahir bölgesindeki son birlikler ise 8-9 Ocak 1916 gecesinde Gelibolu Yarımadası'ndan çekilmiştir.[19]
Böylece Çanakkale Cephesi, İtilaf Devletleri açısından büyük bir stratejik başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Türk Tarih Kurumunun değerlendirmesine göre Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti'nin savaş dışı bırakılması ve Rusya'ya yardım ulaştırılması yönündeki İtilaf stratejisini başarısızlığa uğratmış; savaşın genel seyri üzerinde önemli sonuçlar doğurmuştur.[20]
10. ANAFARTALAR ZAFERİ’NİN TÜRK TARİHİNDEKİ YERİ
10 Ağustos 1915 Anafartalar Zaferi, Türk milletinin vatan savunmasındaki kararlılığının en önemli sembollerinden biridir.
Bu zafer, yalnızca askerî bir başarı değil; aynı zamanda Türk askerinin fedakârlığının, disiplininin, cesaretinin ve vatan sevgisinin tarihî bir göstergesidir.
Anafartalar'da Mehmetçik, dünyanın en güçlü ordularından birinin desteklediği büyük bir saldırı karşısında geri adım atmamış; Çanakkale'nin geçilemeyeceğini bir kez daha göstermiştir.
10 Ağustos 1915'te Conkbayırı'nda kazanılan başarı, Çanakkale savunmasının devamlılığını sağlamış ve İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası'ndaki stratejik hedeflerine ulaşmasını engellemiştir.
Bu zafer aynı zamanda Mustafa Kemal'in askerî kariyerinde de çok önemli bir dönüm noktası olmuş; onun "Anafartalar Kahramanı" olarak tanınmasını sağlamıştır.[21]
SONUÇ
Anafartalar Zaferi, Çanakkale Destanı'nın en önemli dönüm noktalarından biridir.
6-7 Ağustos 1915'te başlayan İtilaf saldırıları karşısında Türk ordusu son derece kritik bir süreçten geçmiştir. Suvla çıkarması, Anafartalar bölgesindeki ilerleme ve Conkbayırı'nın ele geçirilmesi teşebbüsü, Çanakkale savunmasını ciddi bir tehdit altına sokmuştur.
Ancak 8 Ağustos gecesi Anafartalar Grup Komutanlığına getirilen Albay Mustafa Kemal, 9 Ağustos'taki I. Anafartalar Muharebesi ve özellikle 10 Ağustos'taki Conkbayırı karşı taarruzu ile İtilaf kuvvetlerinin planlarını boşa çıkarmıştır.
10 Ağustos 1915 sabahı Conkbayırı'nda gerçekleştirilen süngü hücumu, Çanakkale Cephesi'nin kaderini etkileyen askerî başarılardan biri olmuştur. İtilaf kuvvetleri geri püskürtülmüş; Conkbayırı ve çevresindeki stratejik hâkimiyet yeniden Türk birliklerinin eline geçmiştir.
Anafartalar Zaferi'nin tarihî anlamı, yalnızca bir muharebenin kazanılmasından ibaret değildir. Bu zafer, vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna gerektiğinde canını ortaya koyan Türk askerinin iradesinin tarihî bir tezahürüdür.
Bu büyük zaferin başkomutanı ve Türk milletinin ebedî Başöğretmeni Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Çanakkale'de vatan uğruna mücadele eden bütün silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, saygı, şükran ve minnetle yâd ediyoruz.
"Onlar Çanakkale'de yalnızca bir cepheyi değil, Türk milletinin istiklal iradesini savundular.
Çanakkale geçilmedi, Anafartalar geçilmedi, Türk vatanı geçilmedi."
DİPNOTLAR
[1] Türk Tarih Kurumu, 100. Yılında Birinci Dünya Savaşı: Çanakkale Savaşları, “Anafartalar Zaferi”, İtilaf Devletleri'nin Çanakkale'ye yönelik stratejik hedefleri ve Ağustos 1915 harekâtı.
[2] Türk Tarih Kurumu, 100. Yılında Birinci Dünya Savaşı: Çanakkale Savaşları, “Arıburnu Muharebeleri” ve “Seddülbahir Muharebeleri”.
[3] Türk Tarih Kurumu, “Arıburnu Muharebeleri”, Mustafa Kemal'in 25 Nisan 1915'teki müdahalesi ve 57. Alay'ın karşı taarruzu.
[4] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi”, Suvla çıkarmasının amacı ve Conkbayırı-Kocaçimentepe hattının stratejik önemi.
[5] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, Ağustos 1915 harekâtının genel seyri.
[6] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi”, Mustafa Kemal'in 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanlığına atanması.
[7] Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, “Atatürk'ün ‘Arıburnu Muharebeleri Raporu’ ve ‘Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe’ Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlarından Bir Demet”.
[8] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi”, 9 Ağustos 1915 I. Anafartalar Muharebesi.
[9] T.C. Çanakkale Valiliği, “Damakçılık Bayırı Kitabesi”, 9 Ağustos 1915 harekâtının askerî amacı.
[10] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, Conkbayırı-Kocaçimentepe hattının stratejik durumu.
[11] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi”, 10 Ağustos 1915 Conkbayırı taarruzu.
[12] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, 10 Ağustos Conkbayırı taarruzunun gelişimi.
[13] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk'ün Saatinin Parçalandığı Yer”, 10 Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in cep saatinin şarapnel parçasıyla parçalanması.
[14] T.C. Çanakkale Valiliği, “Conkbayırı Atatürk Zafer Anıtı”.
[15] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi”, 10 Ağustos sonrasında cephenin savunma ve mevzi savaşına dönüşmesi.
[16] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, 21 Ağustos 1915 II. Anafartalar Muharebesi.
[17] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, Mustafa Kemal'in Arıburnu, Anafartalar ve Kireçtepe'deki müdahaleleri.
[18] Türk Tarih Kurumu, “Anafartalar Zaferi'nin 105'inci Yıl Dönümü”.
[19] T.C. Çanakkale Valiliği, “Atatürk ve Çanakkale”, Arıburnu-Anafartalar ve Seddülbahir tahliyeleri.
[20] Türk Tarih Kurumu, “Savaşın Sonuçları”, Çanakkale Zaferi'nin Birinci Dünya Savaşı üzerindeki etkileri.
[21]Çanakkale Savaşı Özel Sayısı, Çanakkale Araştırmaları ve Mustafa Kemal'in Anafartalar Grup Komutanlığı sürecindeki askerî başarısı.
KAYNAKÇA
Birincil Kaynaklar
Atatürk, Mustafa Kemal.Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe. Haz. Uluğ İğdemir. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2020.
Atatürk, Mustafa Kemal.Arıburnu Muharebeleri Raporu. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
Kurumsal ve Akademik Kaynaklar
Atatürk Araştırma Merkezi. “Atatürk'ün ‘Arıburnu Muharebeleri Raporu’ ve ‘Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe’ Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlarından Bir Demet.” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.
Türk Tarih Kurumu.100. Yılında Birinci Dünya Savaşı: Çanakkale Savaşları – Anafartalar Zaferi.
Türk Tarih Kurumu.100. Yılında Birinci Dünya Savaşı: Çanakkale Savaşları – Arıburnu Muharebeleri.
Türk Tarih Kurumu. “Savaşın Sonuçları.” 100. Yılında Birinci Dünya Savaşı.
T.C. Çanakkale Valiliği. “Atatürk ve Çanakkale.”
T.C. Çanakkale Valiliği. “Conkbayırı Atatürk Zafer Anıtı.”
T.C. Çanakkale Valiliği. “Atatürk'ün Saatinin Parçalandığı Yer.”
T.C. Çanakkale Valiliği. “Damakçılık Bayırı Kitabesi.”
SON SÖZ
10 Ağustos 1915...
Çanakkale'nin kavurucu sıcağında, Conkbayırı'nın kanla sulanan topraklarında bir milletin kaderi yeniden yazıldı.
O gün Albay Mustafa Kemal'in komutasındaki Mehmetçik, yalnızca bir tepeyi savunmadı; Türk vatanının geleceğini savundu.
Aradan geçen yıllara rağmen Anafartalar'ın sesi hâlâ duyulmaktadır:
Vatan için can verenler unutulmaz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Anafartalar'da ve bütün Çanakkale Cephesi'nde mücadele eden kahraman silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, saygı, şükran ve minnetle yâd ediyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
10 Ağustos Anafartalar Zaferi'miz kutlu olsun.
Değerli okuyucularımız, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla