Özet
Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nin son döneminde Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili olarak görev yapan Enver Paşa’nın, Birinci Dünya Savaşı sonrası Kafkasya ve Türkistan coğrafyasındaki askeri-siyasi faaliyetlerini ve "Turan" idealini incelemektedir. Enver Paşa’nın Pamir Dağları eteklerinde şehit düşmesiyle neticelenen Doğu Buhara mücadelesi, 20. yüzyıl Türk milliyetçiliğinin belirleyici dönüm noktalarından birini oluşturmuştur. Makale, bu tarihsel mirasın günümüz Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile temsil olunan bölgesel entegrasyon hareketleriyle olan fikirsel ve tarihsel bağını analiz etmektedir.
1. Giriş
20. yüzyılın başı, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma süreciyle birlikte Türk dünyasında yeni fikir akımlarının ve arayışların şekillendiği bir dönem olmuştur. Bu dönemin en tartışmalı ve sıra dışı aktörlerinden biri olan Enver Paşa (1881–1922), yalnızca Osmanlı mülkünde değil, Orta Asya (Türkistan) coğrafyasında da derin izler bırakmıştır. Enver Paşa’nın hayatının son evresinde yürüttüğü Basmacı Hareketi katılımı ve Türkistan’ın bağımsızlığı yönündeki çabaları, dönemin jeopolitik şartları içinde trajikleșen ancak fikirsel olarak kuşaktan kuşağa aktarılan bir sembole dönüşmüştür [1].
2. Kafkasya’dan Türkistan’a: Enver Paşa’nın Son Mücadelesi
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İttihat ve Terakki liderlerinin yurt dışına çıkmasıyla başlayan süreç, Enver Paşa’yı önce Berlin ve Moskova hattına, ardından Kafkasya ve Türkistan’a yönlendirmiştir. 1920 Bakü Doğu Halkları Kongresi sonrasında Sovyet idaresinin Türkistan halkları üzerindeki baskılarını gözlemleyen Paşa, Bolşeviklerle iş birliğinin imkânsızlığını kavrayarak Doğu Buhara’ya geçmiştir [2].
Türkistan’da Basmacı Hareketi olarak bilinen yerel direniş gruplarını tek bir çatı altında birleştirmeye çalışan Enver Paşa, "Lider-i Umumi" sıfatıyla Bolşevik kuvvetlerine karşı çetin bir gerilla savaşı yürütmüştür. 4 Ağustos 1922 tarihinde, Tacikistan sınırları içerisindeki Belçivan yakınlarında bulunan Çegan Tepesi’nde Sovyet birlikleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetmiştir [3].
3. Duygusal Söylemin Tarihsel Gerçeklikle Kesişimi
Sivil ve fikri hafızada "Sen hayal et Enver, biz yine ölelim" ifadesiyle simgeleşen yaklaşım, Enver Paşa’nın vizyoner ve kararlı yapısına atıfta bulunur. Akademik açıdan bakıldığında bu tutum, askeri yetersizlikler ve dönemin reel-politik koşulları sebebiyle eleştirilse de; barındırdığı Türk birliği (Turan) mefkûresi açısından Türk milliyetçiliği tarihinin en önemli simge unsurlarından biri kabul edilir [4].
Nitekim Türk mythos’unda yer alan Kürşad ve Uçmağ kavramlarıyla Enver Paşa’nın şehadetinin bağdaştırılması, Paşa’nın askeri kimliğinin ötesinde epik ve fikri bir sembole dönüştüğünü göstermektedir.
4. Geçmişten Günümüze: Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve Fikri Devamlılık
Enver Paşa ve çağdaşlarının 20. yüzyılın başlarındaki romantik ve askeri Turan idealleri, 21. yüzyılın küresel şartlarında pragmatik, kurumsal ve ekonomik iş birliğine dayalı bir yapıya evrilmiştir.
1992’de başlayan Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirveleri, 2009 Nahçıvan Anlaşması ile kurumsallaşmış ve nihayetinde Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) adını almıştır. Günümüzde TDT;
* Ekonomik entegrasyon,
* Ortak alfabe ve kültürel iş birliği,
* Lojistik ve enerji koridorları (Orta Koridor),
* Savunma ve güvenlik diyalogları
gibi alanlarda somut adımlar atmaktadır [5]. Enver Paşa’nın 100 yıl önce askeri yollarla başarmak istediği coğrafi ve fikri yakınlaşma, bugün uluslararası hukuk ve devletlerarası kurumsal iş birliği zemininde gerçekleşmektedir.
5. Sonuç
Enver Paşa, Türk tarihinin kırılma noktalarında cesareti ve idealleriyle ön plana çıkmış trajik bir figürdür. Pamir Dağları’nın eteklerinde son bulan yaşamı, yalnız bir komutanın vedası değil; Türkistan’ın bağımsızlık ve birlik arayışının abidelerinden biridir. Vefatının 100 yılı aşkın sürenin ardından, Türk dünyasının bürokratik, ekonomik ve kültürel boyutta TDT çatısı altında bir araya gelmesi, tarihsel sürecin geçirdiği dönüşümü ve fikri sürekliliği açıkça ortaya koymaktadır.
ENVER PAŞA Kafkasya üzerinden Türkistan’a gidelim ..Sen hayâl et Enver biz yine ölelim… Bundan 100 yıl önce Turan Birliği mücadelesini başlatarak bizlere örnek olan ve bugün Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Turan Birliğinin kurulmasına vesile olan büyük komutan Türk’çü Enver Paşa’yı Vefâtının yıldönümünde bir kez daha rahmetle, minnetle, saygıyla, özlem’le anıyoruz… RUHUN UÇAR İKEN TANRI DAĞINA KANIN DAMLAR İKEN ŞANLI TOPRAĞA ŞEHİD ENVER, YİĞİTLER YİĞİDİ ENVER VARDINMI KÜRŞAD’LA ULU UÇMAĞA.
Dipnotlar
1. Kuruç, B. (2018). İttihat ve Terakki’den Doğu’ya: Enver Paşa’nın Türkistan Serüveni. Türk Tarih Kurumu Yayınları, s. 142.
2. Yilmaz, S. (2015). Basmacı Hareketi ve Enver Paşa: Türkistan’da Bağımsızlık Mücadelesi. Avrasya İncelemeleri Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, s. 89-112.
3. Bardakçı, M. (2015). Enver. İş Bankası Kültür Yayınları, s. 420-435.
4. Aydemir, Ş. S. (1992). Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa. Remzi Kitabevi, Cilt III, s. 610.
5. Cengiz, E. (2023). 21. Yüzyılda Türk Dünyası Entegrasyonu: Nahçıvan Anlaşması’ndan Türk Devletleri Teşkilatı’na. Uluslararası İlişkiler Dergisi, Cilt 20, Sayı 78, s. 45-63.
Kaynakça
* Aydemir, Şevket Süreyya.Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa (Cilt III). İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.
* Bardakçı, Murat.Enver: Sürgün Günlükleri ve Hususî Mektuplar. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2015.
* Hayit, Baymirza.Türkistan Sovyetler İle Çin Arasında. İstanbul: Otağ Yayınları, 1975.
* Karakuş, Doğan. "Türkistan Bağımsızlık Hareketleri ve Enver Paşa'nın Rolü". Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı 210, 2014, s. 115-138.
* Togan, Zeki Velidi.Hatıralar: Türkistan ve Diğer Müslüman Doğu Türklerinin Milli Varlık ve Kültür Mücadeleleri. İstanbul: Hikmet Yayınları, 1969.
* Türk Devletleri Teşkilatı (TDT).Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi. İstanbul: TDT Genel Sekreterliği, 2021.
Değerli okuyucularımız, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla