Haber kavramı Arapçadan Türkçe’ye alınmıştır. Yeni olmuş ya da olabilecek bir durum, bir olayla ilgili olarak verilen ya da alınan bilgi anlamına gelir.
Çoktan beri görülmeyen ya da kendisinden söz edildiği duyulmayan birinin durumu ile ilgili bilgi edinince, yani haber alınca seviniriz.
Bazı maddelere zam yapılacağı haberi, bilhassa sosyal yardıma muhtaç olanlar için kötü haberdir.
Haberli gelen misafir için hazırlık yapılır. Habersiz gelen konuk bulduğuna katlanmak zorundadır.
Gökyüzüne fırlatılan uydu bir yeryüzü istasyonundan aldığı radyo dalgalarını ya da elektromanyetik işaretleri alıcılara verir. Günümüzde internet sayesinde habere ulaşmak küresel alanda kolaylaşmıştır.
Gazete aracılığıyla haber almak yazılı olarak okumak mümkündür. İşitme sorunu olanlar için sözlü, görüntülü haberler çeşitlilik sağlıyor. Bireyin ihtiyacına göre cevap veriyor.
Alman medya ve basınında az görülen, duyulan ve okunan Türk toplumunu ilgilendiren olayların haberini Türkçe okuyup yazan medya okuyuculara ulaştırıyor.
Anadili Türkçemizi unutmamıza engel oluyor. 56 yıldır Almanya’da yaşadığım halde bu satırları, makaleyi yazıyorsam, bunu Türkçe yazılı sözlü medyaya borçluyum.
Makale yazmadan önce okuyorum, araştırıyorum. Kısacası okuyucularıma, öğrencilerime layık olmaya çalışıyor, onları araştırmaya, öğrenmeye teşvik ediyorum.
Aynı amaçla yazan köşedaşlarımın makalelerini okuyarak fikir alışverişinde bulunuyoruz. Almanya, Avrupa, Türkiye dünyanın her yerine Türkçe okuyup yazan okuyuculara ulaşmak, şahane bir işlev ve duygu. Altmış yıl önce Postacı yolunu bekleyen annemi, babamı düşünüyorum.
Öğrencilerimiz, Türk gençler ikinci nesilden itibaren başaranlar Alman medyasında çok az duyulur, okunur ve görülür.
Halbuki çocuk ve torunlarımızın sosyal, siyasal ve her alanda rol model kişilere ihtiyacı vardır. Bu noksanlığı tamamlayan, Türkçe yazan gazete ve sözlü duyuran radyoya ihtiyaç vardır.
Dil moda gibi devamlı gelişir, bu nedenle Türkiye ‘de yayınlanan haber ve bilgilere ihtiyaç vardır.
Didim ‘de Yaz tatillerimi geçirmeye 1970 yılında karar vermiştim. O tarihte yalnız bir tek konaklama tesisi vardı, Altınkum’da Didim Moteli.
Almanya’da emekli yaşıma kadar çalışmamı oradaki temiz deniz havası, kum ve güneş ortamında topladığım enerjiye ve dinlenmeye borçluyum. Bu nedenle Didim / Yeşilkent sitesinde komşularımdan haber almayı ihmâl etmiyorum. Her yaz olduğu gibi bu Yaz da sorunlarını duydum, Didim Belediye Başkanlığına yazdıkları şikâyet mektuplarını okudum.
Problemleri tekrar yazmıyorum, bu makalem yayınlandığında sorunların çözülmüş olmasını diliyorum. Bütün Didim Çevre Derneklerin birlikte hareket etmeleri gerektiğine inanıyorum. Sorunları yalnız belediyenin çözmesini beklemek doğru olmaz, ama ilgili ve sorumlu makamlarla koordine etmek, birlikte çözüm üretmek için çalışmalar yapma sorumluluğu vardır. Tuvalet, duş ve diğer inşaat işleri Turizm mevsiminden önce yapılmalıdır.
Yeşilkent’te çok sayıda Avrupa’da yaşayan Türk işçilerin yazlıkları var. İlk nesilden yaşayan az kaldı, ikinci ve üçüncü kuşak bu kentte tatilini geçiriyor.
Avrupa ülkelerine gelince Türkiye‘nin tanıtımına katkı sağlıyorlar. Didim Türkiye demektir, Türkiye’nin her yöresinden yerli turist geliyor.
Avrupa’da yaşayan gençler dört beş dilde tahsil yapıyorlar. Didim’den iyi anılarla dönmezlerse, Türkiye onları turizmde kazanamaz. Diğer Akdeniz ülkelerine giderler.
Köşedaşım Hikmet Attila turizm konusunda çok değerli makaleler yazıyor. Yurtdışında yaşayan gençler konusunda bu makaleme tamamlayıcı makale yazarsa iyi olur. Yurtdışı Türklerin Belediye bütçesine katkısı orada yerinde araştırılabilir.
Bir makalesinde kıyı kentlerde yığılma, hizmet değeri kaybedilmemesi için Almanya modelini örnek olarak yazmıştı. Almanya’da on altı eyalet Yaz tatiline birer hafta arayla giriyor. Türkiye hiç değilse bunu yedi bölgeye göre ayarlayabilir, böylece hizmet kalitesi düşmez, bilhassa trafik sorunu olmaz.
Kıyı turizm kentlerine göre Didim yüzölçümü en geniş olanıdır, köşedaşlarım da Didim Altınkum’ dan ibaret değildir bilinciyle yazıyorlar. Altınkum’da otellerde barınan ecnebi turistler kriz ve savaş durumunda gelmezler, ama yurtdışı Türkleri ve yerli turistler her türlü şartta vefalıdır gelirler, kentin turizmine katkı sağlarlar. Ecnebi turistlere gösterilen konukseverlik kendi vatandaşlarından esirgenmemelidir.
Yeşilkent ve Didim’in diğer mahalle ve sitelerinde evi olan kenti, çevreyi, doğayı gönülden korur. Bu nedenle çevre dernekleri yönetim kurulu seçimlerine uzaktan mektupla seçim mümkün olmalıdır. Yeşilkent plajında koru olan ağaçları içme şişe suyuyla sulayarak büyüttük, o zaman su bağlantısı yoktu.
Almanya ‘da yaşayıp Didim’de Yaz tatili geçiren emekliler, lütfen 20 Eylül Berlin Parlamento seçimleri için mektupla seçmeyi ihmâl etmeyiniz.
Haber almak yaşamaktır, yurtdışında yaşayanlar bunun kıymetini çok daha iyi bilir ve üye oldukları derneklerde aidatlarını ilçe bütçesine emlâk vergilerini muntazam olarak öderler.
Sevgili Mavi Didim Gazetesi okuyucularım, Yaz tatili geçirenlere iyi tatiller, çalışanlara da kolaylıklar diliyorum.
Haberle hoşça kalın!