Kriz çözümün anasıdır” dediğinde aslında üçlü bir döngüyü işaret etmiş oluruz: sorun → kriz → çözüm. Bu üçlü, birbirini doğuran ve dönüştüren bir zincir gibi işliyor. Şimdi bunu açalım:

Sorun

Sürüklenir yok olmanın eşiğinde,

Avuçlarında umut kırıntılarıyla.

Günbatımı soluklarıyla tıkanarak;

Sevmekle yaşamak söner gün geçtikçe!

Sorun, toplumsal ya da bireysel düzeyde bir çatışma, eksiklik, adaletsizlik olarak ortaya çıkar. Genellikle sorunlar adil olmayan paylaşımlardan çıkar. Bu nedenle sorun hak temellidir. Hak dendiği zaman hemen hukuk ve adalet de hizalanır. Yaşamın sürdürülebilirliği bu ilkelerin yaşama geçirilmesine bağlıdır.

Sorunun ortaya çıkışı; henüz yönetilebilir, tartışılabilir, ertelenebilir bir aşamadır. Sorun söz konusu olduğunda, teşhis en olmazsa olmazlardan olur. Doğru teşhis, çözümün yarısıdır

Kriz

Sorun çözülmediğinde yoğunlaşır ve kritik eşiğe ulaşır: işte bu noktada kriz doğar. Kriz, sorunun evde kalmış halidir; tükenmesi beklenirken büyümeye devam eder!

Kriz, sorunların görünür ve ertelenemez hale geldiği zaman toplumu ya da bireyi karar vermeye zorlayan bir aşamadır. Genellikle krizler, doğurdukları çözümle sonuçlanır.

Kriz, aynı zamanda bir yaratıcılık alanıdır: çünkü alışılmış yollar tıkanır, yeni yollar aramak zorunlu hale gelir.

Zamanın akarlarında ayrılıklara sönebilir birliktelikler.

Kalbimi dinlerken duyarım kalbinin sesini…

Gelecek yeşerir avuçlarımızda sarmaşık olur.

Ve sarhoş bir bulut yürürken mutluluğa yok olur!

Çözüm

Kriz, çözümün doğum sancısıdır.

Çözüm, yalnızca sorunu gidermek değil, aynı zamanda krizden öğrenilenleri yeni bir düzen, yeni bir bilinç olarak kurmaktır. Bu nokta toplumsal dönüşümün olmazsa olmaz noktasıdır. Çözüm her koşulda yaşamın yararına olur veya olmalıdır. Olmalıdır önerisi, koşulların elverdiği ölçüde çözüme katkı sunmaktır.

Çözümün kalıcı olabilmesi için, sorunun köküne inmek gerekir; aksi halde kriz tekrar doğar. Ortadan kaldırılmayan kök neden, sorun üretme döngüsüyle devam eder.

Güzelliklerin daha güzele evrilmediği zamanlar…

Yetmezliklerin yaşamaya yetmediği an vardır!

İstenen ayrılıkların eşiğinde sönen gün batar!

Geç gelen ölümlerin acısı da erken gelen kadardır…

Etkileşim

Sorun → Kriz: Sorun ertelenirse kriz doğar.

Kriz → Çözüm: Kriz, çözümü zorunlu kılar.

Çözüm → Yeni Sorun: Çözüm, yeni bir düzen kurar ama aynı zamanda yeni sorunların başlangıç olur. Bu döngü, yaşamın olmazsa olmazıdır. Sorun algısı ve çözüm, yaşamın geleceğe yönelik adımlarıdır ki; bu nedenle olmazsa olmazdır.

Bu döngü aslında yaşamın kendisi: her çözüm yeni bir sorunun tohumu, her kriz yeni bir çözümün rahmidir.

Sanıldığı kadar kolay değil insanlık.

Ben darda bir can gördüğümde;

Ağlamaklı haller çöreklenir üstüme...

Yüreğim kanar gözyaşlarımla birlikte!

Aforizma ile kapatalım

“Sorun gölgede kalırsa kriz olur; kriz ışığa çıkarsa çözüm doğar.”