İkinci baharımız için; Bursa'yı, İstanbul'u bırakıp, Didim'e geldik. Pek sevdik; doğasını, havasını ki havasının aynısı Bursa Mudanya'da var, üstelik doktorlar reçetelerine yazıyor astım, bronşit hastalarının ama ne yazık ki oraları Suriyeli işgali altında... Biz de gelelim dedik Didim'e...
Dolayısıyla genel olarak mutluyuz Didimli olmaktan... Ama yakınacaklarımız da oluyor, sakınacaklarımız da oluyor yaşarken Didim'de...
Elbette ki yazıyoruz ara, sıra dilimizin döndüğünce, elimizin yazdığınca...
*Hijyenik kent Didim
Koah hastası bir kentdaşımız; yanından geçerken sinek ilaçlama aracı, hiç etkilenmemiş. Çünkü püskürtülen sıvı eğer kimyasal böcek öldürücü olsaydı, rahatsızlanır, hastaneye giderdim diye yazmış sosyal medyada... Denebilir ki bir bakıma kentdaşımız; püskürtülen sıvının kimyasal böcek ilacı olmadığını test edip onaylamış.
Bu durumda diyebiliriz ki:
Didim'de her akşam "sözde" ilaçlama yapıyormuş gibi gezen araçlar; eyleminiz boşuna benzin, mazot israfı...
Belli ki ilaç değil su sıkıyor araçlar çevreye; böcekleri öldürmüyorlar, sanki besliyorlar.
Ne diyelim? Kurnaz zekası; ama çok sürmez sefası...
Geçen yıl da su sıkıyorlardı, bu yıl da aynısı; kandırmasınlar şapşal yerine koydukları halkı!
Eğer gerçekten de ilaçlama yapılıyorsa; öyleyse nedir bu böcek istilası?
*Festivaller kenti Didim...
20-21 Haziran 2026 "Düşünce-Yaratı-Demokrasi" içerikli
V. Uluslararası Akdeniz Edebiyat Günleri Festivali
Ne güzel değil mi?
Oldukça entelektüel bir girişim
Sizlere afferim ama ya da acaba...
Sırada Toplanmayan ÇÖPLER Festivali de olabilir mi şekerim?
*Yapılaşma için bakir alan Didim
Bodrum, Marmaris, Kuşadası; dağ tepe konutlarla doldu taştı. Şimdi gözde talan alanı Didim...
Bilin ya da bulun bakalım; yapılaşma onaylarına izin veren kim?
Aslan Sosyal Demokrat Belediyemiz değil mi çarpık kentleşmeye karşı çıkan dostlarım?
*Mülteciler için gözde kent Didim
Suriyeliler, Afganlılar, Ruslar derken...
Şimdi de Ukraynalılar bizimkilerin beğenmediği işlere balıklama atlıyorlar.
Bugün havuz sonrası Latte istediğim kız İngilizce "Türkçe bilmiyorum" dedi. Ben de İngilizce konuşunca, kulağımı tırmalayan İngilizcesi nedeniyle; nerelisin diye sordum ve onunla neden Türkçe konuştuğumu açıkladım.
Seninle Türkçe konuştum; çünkü benden daha çok Türk'e benziyorsun. Ama İngilizce aksanın da İngiliz olmadığının göstergesi...
Dolayısıyla ben de...
Kız sen neredensin, nerelisin diye sordum; Ukraynalı demez mi, içimden şimdi oldu, bir sizler eksiktiniz, Turizm Sektörü de "bir lokma, bir hırka" karşılığı işgücünü buldu, aman müjdeler olsun dedim.
Ne yazık ki bizim işsiz, güçsüz taifesi asgari ücret karşılığı çalışmak istemiyormuş.
Ne diyelim? Hayırlı kazançlar!
Bu arada iki aile Ukraynalı komşumuz da var (ama Ruslar'dan nefret ediyorlar, asla Rusça konuşmuyorlar)
Sizler de Didim'e hoşgeldiniz Ukraynalılar !