Gerçek öz Türkçe bir kelime olup: “ Doğru, muhakkak, sahte olmayan, hakiki, halis.” anlamlarında kullanılır.
İnsanlar acı olan gerçeklere inanmak istemezler ama tatlı olan gerçekleri her zaman ararlar ve daima ona ulaşmak isterler. Kişi daima gerçekleri aramalı, gerçekçi olmalıdır. Gerçekçi olan kişiler gerçekçi oldukları müddetçe başarılı olurlar. Hem maddi hem de manevi yönde daima yükselirler. Gerçekler acı da olsa kişi onu kabullenerek mutlu olmasını bilmelidir. Gerçeklerden kaçanlar sonunda mutlaka hüsrana uğrarlar. Hayatlarını da kendi kendilerine zehir ederler. Bu meyanda Falih Rıfkı Atay : “ Zehir kadar acı da olsa hakikat ilacını içiniz.” demiştir.
Realist olan kişiler, daima makam, mevki ve kariyer sahibi olmuşlardır. Hayalperest olanlar ise daima idare edilenler sınıfında kalmışlar; makam, mevki ve kariyer sahibi olamamışlardır. Hakikatçi olan kişiler çevrelerinde sayılan, sevilen, aranan ve saygı duyulan kişiler olmuşlardır. İnsanlar daima doğruyu söylemeli, gerçekçi olmalıdırlar. Atalarımız : “ Güneş balçıkla sıvanmaz.” demişlerdir. Gerçekleri bir yere kadar saklayabilirsiniz ama sonunda mutlaka ortaya çıkacaktır.
Gerçek olan şeyler gözle görülür, elle tutulur, kulakla duyulur ve akılla hissedilir. Yani gerçekler öyle veya böyle mutlaka idrak edilir. Gerçeklerden uzaklaşmaya, kaçmaya değil; onları yakalamaya, ulaşmaya çalışmalıyız. Kişi nasıl kendisinin gerçek olduğuna inanıyorsa; Dünyanın, diğer gezegenlerin, yıldızların, galaksilerin velhasıl Kainatın ve Onun Yaratıcısının gerçek olduğuna inanmalıdır.
Hayatta daima bilgili, başarılı ve mutlu olabilmek için; başkalarına , topluma ve millete faydalı olabilmek için gerçekçi olmamız gerekmektedir.
Satırlarımıza Gandhi’nin şu güzel sözüyle son verelim.
“ Hakikat, bir taş kadar sert, bir gonca kadar da yumuşaktır.”
---------------- ŞİİR KÖŞESİ ---------------
ERENLER DERGAHI
Dünya gark olup huzuruna varsam da
El pençe olup divanına dursam da
Hakikat hakkı sende görsem de
Hakikat dergahından ayırma beni.
Elime, belime, dilime sahip oldum
Tüm evreni hakikati sende buldum
Erenler ocağından seni sordum
Erenler dergahından ayırma beni.
Musa ile Tur dağında gezen
Hakkı haki kati özünde sezen
Yetmiş iki bin evliyadan hak bulan
Erenler dergahından ayırma beni.
Kuş misali göklerde gezerim
Kıldan ince kılıçtan keskin eserin
Erenler dergahında ben de bir neferim
Erenler dergâhından ayırma beni.
Hüseyin ZEYBEK - DİDİM
------------------------------------------------
GUMALAR YAYLASI
Gumalar yaylası bizim yaylamız
Uçun ey turnalar çöl ovasına
Gitmeyin uzağa vururlar sizi
Konmayın sakın ha el ovasına.
Zulüm dağlarında çiçekler açar
Gurbete gidenler kalıyor naçar
Eğlen İnönü’nde bu kış da geçer
Kanmayın alemin al ovasına.
Beygir kayasından süzülüp uçun
Guzeren yolundan eğlenip geçin
Soğuk sularından kanarak için
Yörük düşürünce çul ovasına.
Haşhaşlar göversin bir ovamızda
Morunan beyazı gör ovamızda
Nice sevdalılar var ovamızda
Türkmen Türkü söyler bil ovasına.
Çiçektepe olsun tünek yeriniz
Dedelere adak sunsun yarınız
Genç Aşığa haber verin biriniz
Bahar geldi düştü gül ovasına.
Savaş SARIKAYA AYDIN
-------------------------------------------
YOĞUN İSTEK ÜZERİNE
Estergon önünde bir nâra atsam
Peşim sıra gelir misin be Nilgün?
Koynundan içeri bir fare atsam
Neler olur bilir misin be Nilgün?
Derdin gamın zirvesine çıkarım,
Şıpır şıpır burnumdan su dökerim,
Bir nezlem var, yirmi yıldır çekerim;
Çaresini bulur musun be Nilgün?
Gülücüklerini saydırır mısın?
Yedi düvele baş eğdirir misin?
Dilini burnuna değdirir misin?
Enteresan olur musun be Nilgün?
Diplomayı cebimize koyalım,
Her birimiz bir diyara tüyelim.
Yıllar sonra karşılaştık diyelim
Selâmımı alır mısın be Nilgün?
Ne yamansın ben bilirim çok işte,
Kıymetini başka bilen yok işte;
Parmakların boş duruyor, bak işte;
Kınalansan ölür müsün be Nilgün?
Talihimi karartmaya hız verdim;
Düşmanın eline büyük koz verdim;
Gidersen de darılamam, söz verdim;
Biraz daha kalır mısın be Nilgün?
Levent TOPLUDAL – İNCİRLİOVA
----------------------------------------------
SENİN SEVGİN YALAN OLUR
Sevme zalim sevme beni
Senin sevgin yalan olur
Sevdim deyip yakma beni
Aşk dediğin yılan olur
Senin sevgin yalan olur.
Ölesiye sevdim seni
Ama sana açamıyom
Reddedersin diye beni
Gururdan vazgeçemiyom
Senin sevgin yalan olur.
Yürüsen de boyun görsem
Sevip sevmediğin sorsam
Kollarıma alıp sarsam
Hayallerim plan olur
Senin sevgin yalan olur.
Yakacağın kadar yaktın
Yıkacağın kadar yıktın
Silah alıp kalbe sıktın
Gör ki kalbim talan olur
Senin sevgin yalan olur.
KAHRAMAN’ın sinesine
Gelip girsen hanesine
Yalan dünya fanisine
Sözümden pay alan olur
Senin sevgin yalan olur.
Şaban KAHRAMAN - YOZGAT