İnsa­nın sahip ol­du­ğu en de­ğer­li şey sağ­lık­tır. Bugün ve ge­lecek için sağ­lık­lı ya­şa­mı ko­ru­mak her­ke­sin he­de­fi ol­ma­lı­dır. Hasta ol­ma­dan kont­ro­le git­mek en doğru yol­dur. Ni­te­kim ha­yat­ta çoğu kez sahip olu­nan iyi, fay­da­lı şey­le­ri kay­be­din­ce kıy­me­ti an­la­şı­lır.
28 Şubat 2026 ta­ri­hin­de ARTE TV’de Unu­tu­lan Arap Te­da­vi Sa­na­tı, Das ver­ges­se­ne Erbe der ara­bisc­hen He­il­kunst, baş­lı­ğıy­la bir bel­ge­sel film ya­yın­lan­dı. Bir ekip genç dok­tor­lar Straßburg’dan ha­re­ket ede­rek Fes, Rabat ve İstan­bul ar­şiv­le­ri­ni ta­ra­ya­rak tıp ilmin te­me­li­ni araş­tır­dı­lar.
Al-Kin­di, Al-Ra­zi ve İbni Sina gibi bilim adam­la­rı­nın bu­gün­kü
mo­dern tıp dün­ya­sı­na et­ki­le­ri­ni açık­la­ma­ya ça­lış­tı­lar. Ar­şiv­ler­de bul­duk­la­rı el ya­zı­lı re­çe­te­le­ri çözme, an­la­ma ama­cıy­la git­tik­le­ri şe­hir­ler­de yerli bilim in­san­la­rıy­la bilgi alış­ve­ri­şin­de bu­lun­du­lar.
Re­çe­te­ler­de ya­zı­lı ağaç ve bit­ki­ler­den bugün hâlâ te­da­vi­de kul­la­nı­lan­lar ol­du­ğu hay­ret­le gö­rü­lü­yor.
Bilim ta­ri­hin­de Arap, Müs­lü­man bilim in­san­la­rı­nın te­da­vi, tıp bi­li­mi­ne hiz­met ve kat­kı­la­rı yok sa­yı­lı­yor. Av­ru­pa üni­ver­si­te­le­rin­de oku­tu­lan ders ki­tap­la­rın­da ad­la­rı na­di­ren ge­çi­yor. En ta­nın­mış olan İbni-Si­na La­tin­ce adıy­la Avi­cen­na ola­rak anı­lı­yor. Adın as­lı­nı yal­nız tıp ilmi oku­yan­lar bi­li­yor.
Tarih ya­pa­nın değil, ya­za­nın­dır. Batı’da ya­pıl­ma­yan ilim, icat ve ke­şif­ler kü­çüm­se­nir çoğu kez. Bi­linç­li unu­tul­muş ola­bi­lir. John Fre­ely (1926- 2013) (Pla­ton in Bag­dad) Pla­ton Bağ­dat’ta bilim ta­ri­hi­ni mi­lat­tan sonra ye­din­ce yüz­yıl­dan baş­lı­yor. Bilim mer­ke­zi Batı Ana­do­lu’dan Milet gibi şe­hir­ler­den Atina, Roma, Bi­zans ve daha bir­çok şehre ya­yı­lı­yor.
Orta çağda Av­ru­pa ka­ran­lı­ğın­da bu bilim ve sa­yı­sız dal­la­rı kay­bo­lu­yor. Ama Arap dün­ya­sın­da antik Yu­nan­ca­dan Arap­ça’ya çev­ri­li­yor. Bilim Bağ­dat, Ka­hi­re ve Şam’da mu­ha­fa­za edi­li­yor, ge­liş­ti­ri­li­yor, uy­gu­la­nı­yor.
O zaman ay­dın­la­rın dili olan Arap­ça ko­nu­şan bilim in­san­la­rı ve dok­tor­lar ta­ra­fın­dan İslâm dev­le­ti­ne dahil olan İspan­ya/En­dü­lüs üze­rin­den Av­ru­pa’ya geri ge­ti­ri­li­yor.
Böy­le­ce Paris ve Ox­ford gibi şe­hir­ler­de dünya bilim mer­ke­zi te­me­li atıl­mış olu­yor. Bilim zaman ve kül­tü­re pa­ra­lel ola­rak ay­dın­la­rın ve bilim dili antik Yu­nan­ca, Arap­ça ve Fran­sız­ca ko­nu­şu­lup, ya­zı­lı­yor. Yir­min­ci yüz­yıl iti­ba­riy­le İngi­liz­ce değer ka­za­nı­yor.
Has­ta­lık teş­his­le­ri, te­ra­pi yön­tem­le­ri, ilaç ya­pı­mı ve kul­la­nı­mı ta­rih­te ül­ke­den ül­ke­ye, kül­tür­den kül­tü­re, ne­sil­den nesle ta­şın­ma­say­dı, tıp dün­ya­sı ve far­ma­ko­lo­ji bu­gün­kü du­ru­mu­na, ka­li­te­si­ne ula­şa­maz­dı.

Her­kes, her ülke ve her bilim in­sa­nı sı­fır­dan baş­la­mak zo­run­da ka­lır­dı. Bağ­dat’ta antik Yu­nan­ca eser­ler Arap­ça­ya çev­ril­me­sey­di on al­tın­cı on ye­di­ci yüz­yıl­da Av­ru­pa’da ya­şa­nan re­form, rö­ne­sans müm­kün ol­maz­dı.
İbni Sina (980-1037) Öz­be­kis­tan-Bu­ha­ra’da dün­ya­ya ge­li­yor ve tah­si­li­ni de aynı şe­hir­de bi­ti­ri­yor. 200 ya­zı­lı eseri var. Av­ru­pa üni­ver­si­te­le­rin­de en çok oku­nan iki ki­ta­bı var, Tıp Bi­li­min Ka­no­nu, Kanon der Me­di­zin, Te­da­vi ki­ta­bı, Buch des He­ilens.
Ko­nu­la­rı hay­ret edi­lecek ni­te­lik­te, kan­ser, çev­re­nin sağ­lı­ğa et­ki­le­ri ve ruh­sal sağ­lı­ğı ile et­ki­leş­me­si, fizik te­da­vi­si­nin kırık çı­kık­tan son­ra­ki önemi. Kral­la­rın dok­to­ru un­va­nı­nı al­dı­ğı gibi öğ­ren­ci ye­tiş­tir­me­ye çok ama çok önem ve­ri­yor.
Al-Ra­zi (854-930) İran/Ray ken­tin­de dün­ya­ya ge­li­yor. Ken­di­si­ne Arap Galen’i un­va­nı ve­ri­li­yor. Yük­sek tah­si­lin­den sonra doğ­du­ğu şe­hir­de bir has­ta­ne­de baş hekim olu­yor. Çiçek, kı­za­mık gibi bu­la­şı­cı has­ta­lık­la­ra teş­his, önlem ve te­ra­pi yön­tem­le­ri gibi ko­nu­la­rı iş­li­yor. 232 ya­zıl­mış eser­le­ri­nin çoğu kay­bol­muş, ar­şiv­ler­de ara­nı­yor. Al­ko­lün vü­cu­da za­ra­rı­nı an­la­tı­yor, öğ­ren­ci ye­tiş­tir­me­ye önem ve­ri­yor.
Al-Kin­di (801-866) Arap­la­rın fi­lo­zo­fu ola­rak anı­lır. Var­lık­lı bir aile­nin ço­cu­ğu ola­rak Irak/Kufa ken­tin­de dün­ya­ya gelir. Bilim mer­ke­zi olan Bağ­dat’ta yük­sek tah­si­li­ni ta­mam­lar. Ken­di­si ter­cü­me yap­maz, ama Bağ­dat‘ta çe­vi­ri oku­lu­nu açar, her din­den bilim in­san­la­rı­nı bu­luş­tu­rur. Eser­le­rin­de fizik, göz, ast­ro­no­mi, din, kimya ve müzik dal­la­rı­nı işler. Burç, yıl­dız, sanat dal­la­rı­nı da ihmal etmez. Öğ­ren­ci ye­tiş­tir­me­ye önem verir, ki­tap­la­rı Av­ru­pa üni­ver­si­te­le­rin­de de ders ki­ta­bı ola­rak kul­la­nı­lır.
Kay­nak ola­rak kul­lan­dı­ğım bel­ge­sel film yal­nız tıp ala­nı­nı konu edi­yor. Ama ki­tap­ta bütün diğer bilim dal­la­rın­da sa­yı­sız bilim in­san­la­rın bi­yog­ra­fi­si ya­zı­lı.
Yazar John Fre­ely Ame­ri­ka/Bro­oklyn’de (1926-2017) dün­ya­ya ge­li­yor. İstan­bul Bo­ğa­zi­çi Üni­ver­si­te’sinde Fizik ve Bilim Ta­ri­hi ders­le­ri­ni ver­miş­tir. Çok sa­yı­da se­ya­hat ve bilim ta­ri­hi hak­kın­da ki­tap­la­rı var.
Ma­ka­le­mi ha­zır­lar­ken Yayın Yö­net­me­ni Rüştü Kam’dan Mocca Der­gi­si­ni aldım, ken­di­si­ne te­şek­kür edi­yor, iki dilde ya­zı­lan ka­li­te­li dergi için eki­biy­le bir­lik­te kut­lu­yor, ba­şa­rı­la­rı­nın de­va­mı­nı di­li­yo­rum.
Ak­şem­sed­din: Unut­tu­ru­lan bir Bilim Ger­çe­ği baş­lık­lı ma­ka­le­yi Ra­ma­zan Gezer yaz­mış. Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu’nda tıp ayrı bir ma­ka­le ko­nu­su­dur.
Ak­şem­sed­din Fatih Sul­tan Meh­med’in ho­ca­sı­dır. 1389 yı­lın­da Şam’da dün­ya­ya geldi. Os­man­lı Alim­le­rin­den biri ola­rak ilim ile ir­fa­nı aynı ki­şi­lik­te bu­luş­tu­rur. Av­ru­pa’da bilim adam­la­rı An­to­nie van Le­e­uwen­ho­ek (1676) ve Louis Pas­te­ur’den (1882) çok önce, 1430-1440 yıl­la­rı ara­sın­da mik­ros­kop kul­lan­ma­dı­ğı halde akıl, ilim ve göz­le­me da­ya­na­rak mik­rop te­ori­si­ni sis­tem­li bir bi­lim­sel çer­çe­ve­ye otur­ma­sı­na ve mo­dern tıb­bın te­me­li­ne yer­leş­me­si­ne katkı sağ­la­mış­tır. Buna rağ­men adı bilim dün­ya­sın­da, çev­re­sin­de hiç geç­mez, unut­tu­rul­muş­tur.

Arap dün­ya­sın­dan tüm ge­ze­ge­ne ya­yı­lan kahve ve kah­ve­ha­ne kül­tü­rü ayrı bir ma­ka­le ko­nu­su­dur.
Batı, Asya ve Af­ri­ka kı­ta­la­rı­nı sö­mü­rür­ken bilim dal­la­rı­nı da ihmal et­me­miş­tir. Bugün göç­men kö­ken­li in­san­la­rın ba­şa­rı­la­rı yok sa­yıl­ma­sıy­la bir bağ­lan­tı ku­ru­la­bi­lir, bu ne­den­le Etik özel­lik­ler sor­gu­lan­ma­lı­dır.
Tarih ge­le­ce­ğe pu­su­la gibi yol gös­te­rir.

Hoşça kalın!

Kay­nak­lar:

John Fre­ely, Pla­ton in Bag­dad, Cotta’sche Buch­hand­lung 2012, sayfa: 106-107, 122-123, 116-117
ISBN 978-3-608-94766-3.

Ra­ma­zan Gezer, MOCCA Dergi, Ocak 2026, sayı:46, sayfa 98,100,101.

Merak eden­ler, ama bil­has­sa tıp tah­si­li yapan öğ­ren­ci­ler bu filmi mut­la­ka iz­le­me­li­dir.

https://​www.​arte.​tv/​de/​vi­de­os/​120955-000-A/​die-bes­ten-ide­en-der-welt/​