Maliye Bakanlığı’nın akaryakıt fiyatlarını Avrupa (örneğin Almanya) ile kıyaslarken "lojistik ve mesafe maliyetlerini" göz ardı ediyor.
Türkiye'nin Orta Doğu'daki petrol üreticilerine komşu olmasına rağmen taşımacılık avantajının pompa fiyatlarına yansıtılmasını unutuyor.
Ülkemize sınır komşu ve 5 Saatlik Petrol Komşuluğunda Avrupa Fiyatı Ödemek
Kamuoyunda akaryakıt zamları açıklanırken sıkça başvurulan bir kıyaslama yöntemi vardır:
"Bakın, Almanya’da benzin 2,5 Euro!"
İlk bakışta doğrudan döviz çevirisiyle sunulan bu argüman, ekonomi yönetiminin en sık sığındığı limanlardan biridir.
Ancak bu kıyaslama, ekonomi biliminin ve ticari coğrafyanın temel kuralı olan lojistik ve yakınlık avantajını tamamen taca atmaktadır.
Sormak gerekir: Türkiye, petrol deniziyle çevrili bir coğrafyada yer alırken neden lojistik olarak binlerce kilometre uzaktaki bir Orta Avrupa ülkesiyle aynı maliyet mantığı üzerinden değerlendirilmektedir?
Coğrafi Avantaj Var, Fiyat Avantajı Yok
Türkiye’nin güneyi ve doğusu, dünyanın en büyük petrol rezervlerine ve üretim tesislerine ev sahipliği yapmaktadır.
Irak, İran ve Azerbaycan gibi dev üreticilerle doğrudan sınırımız veya boru hattı bağlantılarımız mevcuttur.
Ham petrolün sınır komşumuzdan çıkıp Türkiye’deki rafinere ulaşması ve işlenmesi saatlerle ifade edilebilir bir lojistik süreçtir.
Almanya ise petrolünün çok büyük bir kısmını binlerce deniz mili uzaktan, küresel navlun ve sigorta maliyetlerini sırtlayarak ithal etmektedir.
Deniz yoluyla günlerce süren sevkiyatlar, liman elleçleme ücretleri ve uzun transit süreleri Almanya’nın maliyet kalemine eklenmektedir.
Türkiye’nin kapı komşusundan boru hattı veya kısa mesafe nakliyatla temin ettiği petrol ile Almanya’nın lojistik operasyonu aynı kefeye koyulamaz.
"2,5 Euro" Kıyaslamasının Analiz Kusurları
Ekonomi yönetimi ve Maliye Bakanlığı, fiyat karşılaştırması yaparken coğrafi ve yapısal parametreleri bilinçli ya da bilinçsiz olarak denklemin dışında tutmaktadır.
Mesafe ve Lojistik Maliyet: Petrolün çıkarıldığı kuyudan depoya ulaşma süresi Türkiye için saatlerle ölçülürken, Orta Avrupa için günler almaktadır.
Lojistik yakınlık bir ülkeye rekabetçi fiyat avantajı sağlamıyorsa, coğrafi konumun ne anlamı kalır?
Alım Gücü ve Gelir Rasyosu: Almanya’daki 2,5 Euro’luk fiyat, ortalama bir Alman vatandaşının saatlik asgari ücretinin (yaklaşık 12,40 Euro) beş katı bile değildir.
Türkiye’de ise bir depo benzin, asgari ücretlinin aylık gelirinin önemli bir yüzdesini yutmaktadır.
Vergi Yükü ve Kolay Yoldan Gelir: Türkiye’deki yüksek pompa fiyatlarının temel sebebi lojistik maliyetler değil, akaryakıttan alınan yüksek ÖTV ve KDV’dir.
Bütçe açıklarını kapatmak için akaryakıtı "tahsilatı en kolay vergi kapısı" olarak görmek, lojistik avantajımızı vatandaş lehine kullanmamızı engellemektedir.
Sonuç: Kıyaslama Değil, Yerel Gerçeklik
Türkiye’nin yanı başındaki petrol varlığına rağmen Batı Avrupa fiyatlarıyla yüzleşmesi, uygulanan maliye politikalarının ve vergi mimarisinin bir sonucudur. "Almanya’da daha pahalı" söylemi, lojistik gerçekliği unutturmaya çalışan bir algı yönetiminden ibarettir.
Maliye Bakanlığı’nın hesaba katması gereken şey, Almanya’nın uzaklığı değil; Türkiye’nin petrol üreticilerine olan 5 saatlik mesafesidir.
Coğrafya bir kaderse, bu coğrafyanın sunduğu lojistik avantaj vatandaşın deposuna zam olarak değil, indirim olarak yansımalıdır.
AYDIN NİKBAY