​Dudak Isırtan Bir Uyanış: Siyaset Sahnesinde Yeni Bir Soluk
​Siyaset denince aklımıza onlarca yıldır aynı sahneler, aynı ezberler ve aynı yorgun yüzler gelirdi. "Bu ülkenin kaderi bu, değişmez" denilen o kalın duvarların arkasında, sıradan insanların sesinin kısılmasına alışılmıştı.

Tam da herkesin umutsuzluk denilen ağır bir battaniyenin altına sığındığı bir devirde, imkansız denilen bir şey oldu: Yeni bir parti kuruldu.

​Daha "Dur bakalım, yeni parti oldunuz, bu akınvarı tempoyu, üye krizini, bağış sıkıntısını nasıl aşacaksınız?" denmesine bile vakit kalmadan, o hareket dalga dalga büyüdü.

​Kısa Sürede Gelen "Diriliş" Hareketi

​Bir siyasi yapının kurulması, tabelanın asılması yıllar süren bir altyapı gerektirir derler. Ama bu kez kuralları baştan yazan bir irade sahneye çıktı. Kısa sürede, adeta toprağın altından fışkıran tohumlar gibi, yurdun dört bir yanından gelen inanmış insanlarla bir uyanış ve diriliş hareketi başladı.

​Kimsenin beklemediği bir hızla, mahalle mahalle, sokak sokak yayılan bu akınvarı coşku, geleneksel siyasetin tüm ezberlerini altüst etti.

Hani derler ya, bazen bazı şeyler için "dudak ısırtır" diye; işte bu partinin kısa sürede katettiği mesafe, kurulan o gönül köprüleri, tam da dudak ısırtacak cinsten bir başarı hikayesidir.

​Farklılık ve Farkındalık
​Peki, insanları bu kadar kısa sürede bu bayrağın altında buluşturan şey neydi?
Cevap çok net: Farklılık ve farkındalık.

​Eski siyasetin o gri, uzlaşmaz ve tepeden bakan dili yerine; samimi, kucaklayıcı ve halkın gerçek derdine derman olan bir vizyon konuldu ortaya.
​"Ben bilirim"ci kibir gitti, "Birlikte başaracağız" diyen o güçlü aidiyet duygusu geldi.

​Üye sayısı tablolarda birer rakamdan ibaret kalmadı; her bir üye bu dirilişin sarsılmaz birer neferi, bu hikayenin gerçek yazarı oldu.

​Evet, zorluklar bitmedi. Karşıda yılların devasa yapıları, imkanları ve kısıtlamaları var. Hazine yardımları yok belki ama inanmış kalplerin gücü var.

Üye kayıt defterleri dolup taşarken, asıl zaferin kalplerde kazanıldığı bir kez daha görüldü.

​Bu sadece bir siyasi parti kuruluşu değil; uyuşmuş, umutsuzluğa mahkum edilmiş bir toplumun silkelenip kendine gelişi, bir uyanıştır.

​Ve daha yeni yolun başlangıcıdır bu davet..
Bu coşkuyu, bu inancı ve bu dirilişi durdurmaya hiçbir hesap yetmeyecek. Çünkü bu hareket, masalarda değil, milletin vicdanında kuruldu..
Her yenilik kitlesel hareketlerin bilincinde doğar
Tarih böyle diyor tarihsel süreçler böyle işliyor.

Saygılarımla