Hürriyet : “ Düşünce ve davranışlarında herhangi bir kısıtlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest; bağımsız, hür; kendi kararlarını kendisi verme hakkına sahip olan; tutuklu, esir ve köle olmayan.” anlamlarında kullanılır. Tarih boyunca hürriyet için çok mücadeleler verilmiş, uğruna nice kanlar dökülmüştür.
    Milletler başkalarına karşı özgürlüklerini kazanmak veya korumak; kişiler ise serbestçe düşünebilmek ve düşüncelerini özgürce yayınlayabilmek için çağlar boyunca mücadele vermişlerdir. Baştaki krallara ve totaliter idareye karşı ihtilaller düzenlenmiştir. Bunlardan Fransız İhtilali düşünce özgürlüğünü kazanabilmek için verilen en büyük uğraştır. Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında da düşünce özgürlüğünü kazanabilmek için istibdat yönetimine karşı çetin mücadeleler verilmiş 1.ve 2. Meşrutiyet ilanlarıyla bir hayli mesafe kat edilmiştir. Namık Kemal Hürriyet için yazdığı şiirinde :
        “Ne efsûnkar imişsin ah ey didar-ı hürriyet
        Esirin aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten.” diyerek hürriyetle mutlu sona varıldığını dile getirmiştir.
    Hürriyet uçsuz, bucaksız olamaz. Başkalarının hürriyetinin başladığı yerde kişinin hürriyeti biter. Aksi takdirde özgürlükten bahsedilemez. Kişi ne başkasının kölesi, ne de efendisi olmamalıdır. Herkes kendi kendine yeterli olmalıdır. Kendine yeterliğin en güzel meyvesi ise hürriyettir. En hür olan şey ise sadece insanın hayal gücüdür.
    Hürriyetler Milletlerin Anayasalarıyla teminat altına alınmağa çalışılmaktadır. Bizim Anayasamızda da : Basın Hürriyeti, Düşünce Hürriyeti, Din ve Vicdan Hürriyeti gibi kısımlarla koruma altına alınmış bulunmaktadır.
    Hürriyet dinimizce de önem verilen çok önemli bir mefhumdur. Bu meyanda : “ Hür olmayanlara Cuma Namazı farz değildir.” denilmektedir. Kişi gerçekten hür olmalı, başkalarının hürriyetine tecavüz etmeden istediğini yapabilmeli, söyleyebilmeli, hiçbir kurum, kuruluş veya fert tarafından baskı yapılmamalıdır.
    Satırlarımıza Montesquieu’nun şu güzel sözüyle son verelim.
    “ Hürriyet, kanunların müsaade ettiği her şeyi yapma hakkıdır.”

------------------- ŞİİR KÖŞESİ ------------------------- 

 TİMSAL OLMUŞ MİLLETİZ 

Yüzlerce devlet kurdu çağlar boyu Yüce Türk
Oğuzhan’dan bu yana sonsuza dek Devletiz
Bak bakalım ne diyor Ulu Önder Atatürk:
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

“Hak verilmez alınır” rızasıyla veren yok
Çalışmadan oturup muradına eren yok
Türk Milletinin esir olduğunu gören yok
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Düşmanların üstüne bomba olup yağarız
Yedi düvel saldırsa denizlerde boğarız
Tarih boyu böyledir “Bir ölür, bin doğarız”
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Yirmi dört Oğuz boyu kenetlenip bağ oldu
İstanbul’u fethettik yepyeni bir çağ oldu
Haçlı ordularının kemikleri dağ oldu
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Anadolu kapısı Malazgirt’le açıldı
Kafa, kol, gövde, bacak ovasına saçıldı
Aman dileyenlerden öldürmekten kaçıldı
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Hak yolundan çıkanlar tez zamanda azmıştır    
İşgale gelen düşman kuyusunu kazmıştır
Son İstiklâl Marşını Türk Milleti yazmıştır
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Mete torunlarını Avrupa’ya yolladı
Nice ülke geçerek milletleri solladı
Kızıl Elma’ya doğru Hunlar kılıç salladı
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Zaferler kazanmanın anlatılmaz tarifi 
Ordusuyla birliktir evliyası, arifi
Şanlı Türk Milletinin zafer dolu tarihi
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Türk’ün ayak sesleri üç kıta bir arada
Bilinmezdi seneye kimler vardı sırada
Destan yazdık çağlarca denizde ve karada
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”

Turan Milli Ülkümüz değişmeyen sabittir
Vatan için çarpıştık Allah buna şahittir
Toprak altında yatan milyonlarca şehittir
“Hürriyet, İstiklâle timsal olmuş milletiz.”
                 Şükrü ÖKSÜZ

-----------------------------------------------

BİR HİÇ UĞRUNA 

Bu kadar saçımı ağarttı yoldu
Gençliğim tükendi bir hiç uğruna
Ümidim kırıldı gözlerim doldu
Baharım kış oldu bir hiç uğruna.

Bilmem ki ne zaman dolar bu çile
Seneler geçtikçe bitmez nafile
Beklemek zor imiş hep bile bile
Baharım kış oldu bir hiç uğruna.

Yüzüme gülünce aşina sandım
Meğerse yalanmış nasıl da kandım    
Düştüm dilden dile bıkıp usandım
Baharım kış oldu bir hiç uğruna.

Ne suçum vardı ki düşürdün derde
Yaktığın ateşler sönmüyor serde
O zaman anlarsın bir kere gör de
Baharım kış oldu bir hiç uğruna.

Ayrılığın yanık olur çağrısı
Çekilmez bin dertmiş gönül ağrısı
Bir ömür boyunca tükenmez yası
Baharım kış oldu bir hiç uğruna.

  Melahat ÖZÇOBAN - ISPARTA 

-----------------------------------------

HİÇ Mİ HATIRI YOK? 

Ellerimi bomboş bırakıp gitme
Hiç mi hatırı yok sana sevdamın
Goncamı dalında soldurup gitme
Hiç mi hatırı yok sana aşkımın?

Sensiz ne yaparım nasıl yaşarım
Bu derin acıyı nasıl taşırım
Bir başka birine nasıl koşarım
Hiç mi hatırı yok sana aşkımın?

Sana olan aşkım heves değildi
Seninle her günüm ömre bedeldi
Sebepsiz böyle bir sona gelindi
Hiç mi hatırı yok sana aşkımın?

Kışlarım bahara eremez artık
Gözlerim bir daha gülemez artık
Ellerim gülleri deremez artık
Hiç mi hatırı yok sana aşkımın?

Beni dertlerimle yalnız bıraktın
Mutluluk yerine kâbusa attın
Sen benim en güzel pembe rüyamdın
Hiç mi hatırı yok sana aşkımın?
              
    Emin ÇELİMLİ -AYDIN