Didim’in Akköy Mahallesi, bugün sakinleri ve tarihi dokusuyla bölgenin önemli yerleşimlerinden biri olarak bilinse de geçmişinde iz bırakan birçok önemli şahsiyete ev sahipliği yapmıştır. Bu isimlerden biri de 1930’lu yıllarda Akköy’de görev yapan ve halk arasında “Kara Müdür” lakabıyla tanınan Osman Kozan’dır.
Köşk Nahiye Müdürlüğü’nden Akköy’e atanan Osman Kozan, yalnızca görev yaptığı dönemdeki sert mizacıyla değil, Cumhuriyet’in değerlerine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığıyla da Akköy ve çevresinde derin izler bırakmıştır.
Edinilen bilgilere göre Kozan, koyu bir inkılapçı ve Atatürkçü olarak tanınıyordu. Görev yaptığı yıllarda Cumhuriyet’in yeni değerlerinin yerleşmesi için büyük bir hassasiyet gösteren Osman Kozan’ın, Akköy’de yaptırdığı Atatürk büstü de onun bu anlayışının en önemli simgelerinden biri oldu.
ATATÜRK BÜSTÜNÜN PROJESİNİ KENDİSİ ÇİZDİ
Akköy’de 1936’lı yıllarda yaptırıldığı belirtilen Atatürk anıtının hikâyesi de en az kendisi kadar dikkat çekici.
Osman Kozan’ın, Atatürk büstü ve çevre düzenlemesine ilişkin projeyi bizzat kendisinin çizdiği ifade ediliyor. O dönemin şartları düşünüldüğünde, bir nahiye müdürünün yalnızca idari görevleriyle yetinmeyip Cumhuriyet’in simgesi olacak bir anıtın tasarımında doğrudan rol üstlenmesi, Kozan’ın Atatürk’e ve Cumhuriyet’e bağlılığının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Büstün İstanbul’da yaptırıldığı ve o dönemin parasıyla 400 lira tuttuğu aktarılıyor. Büstün bedelinin ise Ak-Yeniköy-Sakızburnu Dalyanı’nın sahibi olarak bilinen Hüseyin Avni Bey tarafından karşılandığı belirtiliyor.
Bu yönüyle Akköy’deki Atatürk anıtı, yalnızca bir heykel veya anıt olmanın ötesinde, dönemin yerel yöneticileri, bölge halkı ve ekonomik gücü bulunan kişiler arasındaki dayanışmanın da bir göstergesi niteliğini taşıyor.
KAİDE VE MERMERLERİN DE DİKKAT ÇEKİCİ BİR HİKÂYESİ VAR
Anıtın yapımında kullanılan malzemelerin geçmişi de Akköy’ün çok katmanlı tarihine ışık tutuyor.
Anlatılanlara göre anıtın kaidesinde ve çevresinde kullanılan mermerler, Akköy’de bulunan Büyük Kilise’nin oval merdivenlerinden alınarak değerlendirilmiş.
Kaidenin üzerinde yer alan resimli mermerin ise Akköylü Rumlardan Periklin isimli kişinin mezar kapağından alındığı ifade ediliyor.
Bu ayrıntı, Akköy’de farklı dönemlere ait tarihsel unsurların Cumhuriyet döneminin yeni simgelerinden biri olan Atatürk anıtında bir araya geldiğini göstermesi açısından ayrıca önem taşıyor.
BÜST NEDEN EGE DENİZİ’NE BAKIYOR?
Osman Kozan’ın Atatürk büstünü konumlandırırken de bilinçli bir tercih yaptığı anlatılıyor.
Atatürk’ün yüzünün Ege Denizi’ne bakacak şekilde konumlandırılmasının özel bir anlam taşıdığı belirtiliyor.
Kozan’ın, o dönemde 12 Ada’nın İtalya’nın elinde bulunması ve İtalya’nın faşist lideri Benito Mussolini yönetimindeki dönemde Türkiye’ye yönelik tehditkâr politikalar izlemesi nedeniyle büstün denize dönük olarak tasarlandığını Akköylülere anlattığı aktarılıyor.
Bu anlatıma göre Osman Kozan, Atatürk’ün Ege’ye bakan yüzünü yalnızca sembolik bir tercih olarak değil, dönemin siyasi şartlarına verilen bir mesaj olarak görüyordu.
Dolayısıyla Akköy’deki büst, yapıldığı dönemin siyasi atmosferini de yansıtan önemli bir Cumhuriyet sembolü olarak karşımıza çıkıyor.
“KARA MÜDÜR” OLARAK ANILDI
Osman Kozan’ın Akköy’deki görev yıllarında sert mizacı nedeniyle halk arasında “Kara Müdür” lakabıyla anıldığı belirtiliyor.
Ancak bu lakabın yalnızca kişiliğinden kaynaklanmadığı, görev anlayışı ve devlet otoritesini uygulama biçimiyle de özdeşleştiği anlatılıyor.
Kozan’ın görev alanının yalnızca Akköy ile sınırlı kalmadığı; Serçin, Sarıkemer hattına kadar uzanan köylerde nahiye müdürlüğü yaptığı ve görev yaptığı geniş bölgede etkili bir yönetici olarak tanındığı aktarılıyor.
Bugünkü Didim ve çevresindeki köylerde “Kara Müdür” adıyla anılması da onun bölgede bıraktığı etkinin yıllar boyunca sözlü tarih yoluyla yaşatıldığını gösteriyor.
GÖREVİ BAŞINDA ŞEHİT OLDU
Osman Kozan’ın hayatındaki en önemli ve acı olaylardan biri ise görev başında hayatını kaybetmesi oldu.
Edinilen anlatımlara göre Osman Kozan, dönemin Söke Kaymakamı Yahya Ertekin ile birlikte Yoran Köyü’nde (Didim) gerçekleştirdikleri bir teftişin ardından dönüş yolunda kaza geçirdi.
15 Ağustos 1940 tarihinde, Taşburun civarında meydana gelen kazada, içinde bulundukları Jeep’in uçuruma yuvarlanması sonucu Osman Kozan hayatını kaybetti.
Görev başında hayatını kaybeden Kozan için devlet töreni düzenlendi. Cenazesi ise görev yaptığı ve hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği Akköy’e getirilerek Akköy Mezarlığı’na defnedildi.
Böylece “Kara Müdür” Osman Kozan, yalnızca görev yaptığı dönemde değil, ölümünden sonra da Akköy’ün tarihinde kalıcı bir iz bıraktı.
10 YILLIK ARAŞTIRMA SONUCUNDA KAYIP FOTOĞRAFI BULUNDU
Osman Kozan’ın hayatıyla ilgili en dikkat çekici gelişmelerden biri ise yıllardır hiçbir yerde bulunmayan fotoğrafının ortaya çıkarılması oldu.
Yaklaşık 10 yıl süren titiz bir araştırma sonucunda, “Kara Müdür” olarak tanınan Osman Kozan’ın fotoğrafına ulaşıldığı belirtiliyor.
Bu araştırmada, kendisi de Yoranlı (Didimli) olan Yüksek Mimar Muharrem Çetinel ile birlikte çalışma yürütüldüğü ifade ediliyor.
Bugüne kadar Osman Kozan’ın fotoğrafına hiçbir yerde rastlanmadığı, bu nedenle bulunan fotoğrafın bölgenin yakın tarihi açısından önemli bir belge niteliğinde olduğu belirtiliyor.
Fotoğrafın ortaya çıkarılması, yalnızca bir kişinin görüntüsünün bulunması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Didim ve çevresinin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki idari, sosyal ve siyasi geçmişine ışık tutacak önemli bir tarihsel malzemenin gün yüzüne çıkarılması anlamına geliyor.