Ayrımsız, eşitleyen ve eşitlikçi yaklaşım ve uygulamalara olanaklar sunan ve toplum ve hatta doğa ile yaşam yararına olan iş, eylem ve olgular kamu yararınadır. Ulus bireylerinin ortağı ve hak sahibi olduğu; birlikteliklere ve üretkenliklere olanaklar sağlayan, adil paylaşım ve yararlanma temelli mekanlar kamusal alandır. Birlikte yaşamak için irade beyanında bulunan ve bunu ortak yaşamla fiili duruma dönüştürenlerin veya bu uzlaşma ortamına sonradan katılanların tamamı kamu iradesini oluşturur. Bu nedenle kamu hem sivil hem de özgür bir oluşumu ifade eder. Devlet de kamusal alanlarda oluşan istem ve taleplerden yararlanarak hizmet üretir. Kamusal alanlar halkın özgürce yararlanabildikleri alanlardır. Bu alanların güvencesi devletin kendisidir. Kamunun olmadığı yerde devlet varlık nedenini yitirir. Bu nedenle devlet varlık nedenini görmezden gelemez.
“Kamu yararı, kamusal alan ve kamu iradesi üzerine söylediklerin aslında üç sacayağını işaret ediyor: eşitlikçi yaklaşım, ortak yaşam mekânı ve özgür irade beyanı. Bunları biraz açalım:
Kamu Yararı
- Ayrımsız, eşitleyen ve doğa ile uyumlu her iş ve eylem kamu yararına hizmet eder.
- Burada ölçüt, yalnızca insanın değil, yaşamın bütününün faydasını gözetmektir.
- Kamu yararı, bireysel çıkarı aşan, kolektif faydayı önceleyen bir etik zemindir.
Kamusal Alan
- Ulusun bireylerinin ortak mülkiyetinde olan, adil paylaşım ve yararlanma temelli mekânlardır.
- Parklar, meydanlar, kütüphaneler, okullar, hatta doğanın kendisi kamusal alanın bir parçasıdır.
- Kamusal alan, yalnızca fiziksel mekân değil; aynı zamanda eşitlikçi buluşma ve üretim zeminidir.
Kamu İradesi
- Birlikte yaşamak için irade beyanında bulunanların oluşturduğu özgür ve sivil oluşumdur.
- Devlet, bu iradeden beslenir; kamusal alanlarda doğan istem ve taleplerden hizmet üretir.
- Kamu iradesi olmadan devletin varlık nedeni ortadan kalkar; çünkü devletin meşruiyeti halkın ortak iradesine dayanır.
Devlet ve Kamu
- Devletin güvencesi, kamusal alanların özgürce kullanılabilmesidir.
- Kamunun olmadığı yerde devletin varlık nedeni yiter; bu nedenle devlet kamu yararını görmezden gelemez.
- Devlet, kamusal alanı korumakla yükümlüdür; aksi halde kendi temellerini inkâr etmiş olur.
“Kamu yararı, bireyin çıkarını aşan; kamusal alan, ortak yaşamı büyüten; kamu iradesi ise devletin varlık nedenini belirleyen özgür sözleşmedir.”
Kamu Yararı ve Kamusal Alan Manifestosu
Kamu Yararı
Kamu yararı, bireysel çıkarı aşan; eşitlikçi, doğa ile uyumlu ve yaşamın bütününe fayda sağlayan her iş ve eylemin ortak adıdır. Ayrımsızlık ve adalet, kamu yararının temel ölçütleridir.
Kamusal Alan
Kamusal alan, ulusun tüm bireylerinin ortak mülkiyetinde olan; adil paylaşım ve yararlanma temelli mekânlardır. Meydanlar, parklar, kütüphaneler, okullar ve doğa, eşitlikçi buluşma ve üretim zeminleri olarak kamusal alanın parçasıdır.
Kamu İradesi
Birlikte yaşamak için irade beyanında bulunanların oluşturduğu özgür ve sivil oluşum kamu iradesidir. Devlet, bu iradeden beslenir; kamusal alanlarda doğan istem ve taleplerden hizmet üretir. Kamu iradesi olmadan devletin meşruiyeti yoktur.
Devlet ve Kamu
Devletin varlık nedeni, kamusal alanların özgürce kullanılabilmesidir. Kamu yoksa devlet de yoktur. Devlet, kamu yararını görmezden gelemez; kamusal alanı korumakla yükümlüdür, aksi halde kendi temellerini inkâr etmiş olur.
Kamu Yararı ve Kamusal Alan – Şiirsel Akış
Kamu yararı, bireyin çıkarını aşan, yaşamın ortak nefesi, doğayla uyumlu adaletin sesi.
Kamusal alan, meydanlarda, parklarda, kütüphanelerde, eşitliğin buluştuğu, özgürlüğün mekânıdır.
Kamu iradesi, birlikte yaşamak için verilen söz, ortak yaşamın fiili dönüşü, devletin meşruiyet kaynağıdır.
Devlet, kamusal alanı korumakla yükümlü, kamu yoksa devlet de yok, varlık nedenini inkâr edemez.
Aforizma ile kapanış: “Kamu yararı yaşamın ortak nefesidir; kamusal alan özgürlüğün mekânıdır, kamu iradesi ise devletin varlık nedenidir.”