Bazı gö­rev­le­rin baş­lan­gıç ta­ri­hi var­dır, ama bi­ti­şi in­san­da fark­lı bir duygu bı­ra­kır.
2009 yı­lın­da Didim Ti­ca­ret Odası Tu­rizm Grubu Mec­lis Üye­li­ği gö­re­vi­ne baş­la­dı­ğım­da, önüm­de bugün ge­ri­ye dönüp bak­tı­ğım­da gör­dü­ğüm kadar uzun bir yol ol­du­ğu­nu el­bet­te bil­mi­yor­dum.
Bu hafta ya­pı­lan son mec­lis top­lan­tı­sı­na ka­tıl­dım.
Böy­le­ce 2009 yı­lın­da baş­la­yan gö­re­vi­min son top­lan­tı­sı­na da ka­tıl­mış oldum.
Uzun bir süre görev yap­tım ve tabi ki bu gö­re­vi bı­ra­kır­ken ar­ka­ma ba­kı­yo­rum, neler bu süreç içe­ri­sin­de ya­pa­bil­mi­şik? Bu süre içe­ri­sin­de Didim için ye­te­rin­ce şey ya­pa­bil­dim mi?”
Bunun ce­va­bı­nı el­bet­te baş­ka­la­rı ve­recek.
Ama ben kendi adıma şunu ra­hat­lık­la söy­le­ye­bi­li­rim:
Elim­den ge­le­ni yap­tım.
Bana des­tek veren, gir­di­ğim her se­çim­de ye­ni­den se­çil­me­mi sağ­la­yan Didim tu­rizm ca­mi­ası­na ön­ce­lik­le te­şek­kür etmek is­ti­yo­rum.
Bana duy­du­ğu­nuz güven, benim için yal­nız­ca bir seçim so­nu­cu de­ğil­di. Aynı za­man­da büyük bir so­rum­lu­luk­tu.
Bu ne­den­le görev yap­tı­ğım her dö­nem­de, üze­rim­de­ki so­rum­lu­lu­ğun bi­lin­cin­de ol­ma­ya ça­lış­tım.
El­bet­te her şey her zaman is­te­di­ği­miz gibi ol­ma­dı.
Zaman zaman eli­miz­de ol­ma­yan ne­den­ler­den do­la­yı ça­lış­ma­la­rı­mız ak­sa­dı. Bazı pro­je­ler is­te­di­ği­miz hızda iler­le­me­di, ba­zı­la­rı ise çe­şit­li ne­den­ler­le ger­çek­le­şe­me­di.
Ama neyi ele al­dıy­sak, Didim’e ve tu­riz­me bir kat­kı­sı olsun dü­şün­ce­siy­le ha­re­ket ettik.

DİDİMİ SA­DE­CE DİDİM DE AN­LAT­MA­DIK
Ben tu­riz­mi hiç­bir zaman yal­nız­ca Didim sı­nır­la­rı içe­ri­sin­de dü­şün­me­dim.
Çünkü tu­rizm, sı­nır­la­rı olan ama sı­nır­la­rın içe­ri­sin­de kal­ma­yan bir sek­tör.
Bu ne­den­le Didim’i Tür­ki­ye’de ve dün­ya­da daha fazla an­lat­ma­ya ça­lış­tık.
Tür­ki­ye’ye en fazla tu­rist gön­de­ren ül­ke­ler­den Al­man­ya’nın Se­ya­hat Acen­te­le­ri Bir­li­ği’nde (DRV) sekiz yıl Yurt Dışı Ko­mis­yo­nu’nda görev yap­tım.
Her top­lan­tı­yı Tür­ki­ye tu­riz­mi­ni an­lat­mak ve Didim’i gün­de­me ge­tir­mek için bir fır­sat ola­rak de­ğer­len­dir­dim.
“Tür­ki­ye” ko­nu­şu­lur­ken “Didim” de ko­nu­şul­sun is­te­dim.
Bunun so­nu­cun­da Didim’in Al­man­ya pa­za­rın­da­ki bi­li­nir­li­ği­nin yıl­lar içe­ri­sin­de art­ma­sı­na katkı sun­du­ğu­mu­za ina­nı­yo­rum.
Bugün Al­man­ya’dan Didim’e gelen mi­sa­fir­le­rin sa­yı­sı­na bak­tı­ğım­da, o yıl­lar­da ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rın ne kadar önem­li ol­du­ğu­nu daha iyi gö­rü­yo­rum.

KOM­ŞU­LA­RI­MI­ZI DA UNUT­MA­DIK
Karşı kı­yı­da kom­şu­la­rı­mız vardı. On­la­rın da ana sek­tö­rü tu­rizm, bun­dan do­la­yı da ada­lar­la iliş­ki­le­ri­mi­zin ge­liş­me­si­ne önem ver­dik. Leros’un Didim’in kar­deş şehri ol­ma­sı­na katkı sun­duk.
Ada­la­rın Ti­ca­ret Oda­la­rı ve Tu­rizm Bir­lik­le­ri ile Didim Ti­ca­ret Odası’nı bir araya ge­tir­dik.
Ortak tu­rizm yap­ma­nın öne­mi­ne hep işa­ret ettik, kar­şı­lık­lı iş bir­li­ği ya­pa­bi­le­ce­ği­mi­zin işa­re­ti­ni ver­dik.


FU­AR­LAR BİZİM İÇİN SA­DE­CE FU­AR­LAR DEĞİLDİ
Didim’i yurt içi ve yurt dı­şın­da­ki tu­rizm fu­ar­la­rın­da büt­çe­mi­zin el­ver­di­ği öl­çü­de en iyi şe­kil­de tem­sil et­me­ye ça­lış­tık.
Ama fu­ar­la­rı hiç­bir zaman sa­de­ce bir stant açmak ola­rak gör­me­dik.
Her fu­ar­da mut­la­ka fark­lı gö­rüş­me­ler yap­tık.
Yurt dışı tu­rizm ba­sı­nı ile gö­rüş­tük.
Ti­ca­ret oda­la­rıy­la gö­rüş­tük.
Tur ope­ra­tör­le­riy­le gö­rüş­tük.
Sek­tör tem­sil­ci­le­riy­le bir araya gel­dik.
Didim’i an­lat­tık, so­run­la­rı­mı­zı an­lat­tık, ya­tı­rım ola­nak­la­rı­mı­zı an­lat­tık.
Yurt dı­şın­dan bir­lik baş­kan­la­rı­nı, tur ope­ra­tör­le­ri­ni, ya­ban­cı basın men­sup­la­rı­nı Didim’e ge­tir­dik.
On­la­rı otel­le­ri­miz­de ağır­la­dık, böl­ge­mi­zi gez­dir­dik.
Sonra da on­la­rın ül­ke­le­rin­de top­lan­tı­lar yap­tık.
Kı­sa­ca­sı Didim’i yal­nız­ca Didim’de an­lat­ma­dık.

FESTİVAL­LER­DEN TURİZME
Didim’de dü­zen­le­nen fes­ti­val­le­rin ge­liş­me­si­ne de katkı ver­me­ye ça­lış­tım.
Bir fes­ti­va­lin yal­nız­ca yerel bir et­kin­lik ola­rak kal­ma­sı­nı değil, müm­kün ol­du­ğun­ca ulus­la­ra­ra­sı bir boyut ka­zan­ma­sı­nı is­te­dik.
Bu ne­den­le yurt dı­şın­dan basın men­sup­la­rı­nı, tur ope­ra­tör­le­ri­ni, se­ya­hat acen­te­le­ri­ni ve iş in­san­la­rı­nı Didim de ger­çek­le­şen fes­ti­val­le­re ge­tir­dik.

DİDİM’İN TARİHİ DE TURİZMİN BİR PAR­ÇA­SI
Didim'i sa­de­ce deniz, kum ve gü­neş­ten iba­ret gör­me­dik.
Apol­lon Ta­pı­na­ğı ve Milet Antik Kenti’nin UNES­CO Ge­çi­ci Lis­te­si’ne gir­me­si için ça­lış­ma­lar yü­rüt­tük.
Çünkü Didim’in ge­le­ce­ğin­de tarih ve kül­tür tu­riz­mi­nin de önem­li bir yeri ol­du­ğu­na inan­dık.
Tu­rizm çe­şit­le­nir­se Didim’in se­zo­nu da uzar, eko­no­mi­si de güç­le­nir.

YEDİ YIL, YEDİ ZİRVE
Belki de ge­ri­ye dönüp bak­tı­ğım­da en çok ha­tır­la­ya­ca­ğım ça­lış­ma­lar­dan biri Didim Tu­rizm ve Ya­tı­rım Zir­ve­le­ri ola­cak.
Bu zir­ve­le­ri yedi yıl arka ar­ka­ya ger­çek­leş­tir­dik.
Ba­kan­la­rı, üst düzey bü­rok­rat­la­rı, tur ope­ra­tör­le­ri­ni, otel tem­sil­ci­le­ri­ni ve sek­tö­rün fark­lı ke­sim­le­ri­ni Didim’de bir araya ge­tir­dik.
Ama­cı­mız sa­de­ce top­lan­tı yap­mak de­ğil­di.
Didim’in ya­tı­rım po­tan­si­ye­li­ni an­lat­mak, so­run­la­rı­nı gün­de­me ge­tir­mek ve ken­tin ge­le­ce­ği­ni ko­nuş­mak­tı.

PAN­DEMİ DÖNEMİ
Pan­de­mi dö­ne­min­de (11 Mart 2020, 05 Mayıs 2023) Dünya durdu, biz dur­ma­dık, yurt içi ve bil­has­sa yurt dışı ça­lış­ma­la­rı­mı­zı sür­dür­dük, DRV ça­tı­sı al­tın­da pan­de­mi ko­mis­yo­nu­nu kur­duk, Tür­ki­ye’yi an­lat­tık, Tür­ki­ye de alı­nan ön­lem­le­ri an­lat­tık, örnek ça­lış­ma­lar­dan bahs ettik. Zoom üze­rin­den top­lan­tı­lar dü­zen­le­dik, de­ği­şik ül­ke­ler de olan ça­lış­ma­la­rı sek­tör tem­sil­ci­le­ri Didim Ti­ca­ret Odası üye­le­ri­ne ak­tar­dı­lar.
Bil­has­sa ye­me-iç­me sek­tö­rü pan­de­mi­den et­ki­len­di, on­la­rın bu dö­ne­mi daha rahat ge­çir­me­si için des­tek­le­me çağ­rı­sı yap­tık.
Pan­de­mi dö­ne­min de uçak­la­rın uçuşu da ya­sak­tı. Kısmi nor­ma­le dön­dük­ten sonra uçak­lar uçma de­ne­me­si­ne baş­la­dı­lar, ilk uçan uçak­ta ben var­dım, bam­baş­ka bir duygu. Ha­be­ri Tu­rizm ca­mi­ası­na ben ver­dim.

BİRLİKTE ÇA­LIŞ­MA­NIN GÜCÜ
Görev yap­tı­ğım yıl­lar bo­yun­ca Ti­ca­ret Odası Baş­kan­la­rı ve Be­le­di­ye Baş­kan­la­rı ile müm­kün ol­du­ğun­ca uyum içe­ri­sin­de ça­lış­ma­ya gay­ret ettim.
Fark­lı dö­nem­ler­de fark­lı baş­kan­lar­la ça­lış­tım.
Her dö­ne­min ken­di­ne göre şart­la­rı, ön­ce­lik­le­ri ve so­run­la­rı oldu.
Ama ortak nok­ta­mız Didim oldu.
Bana ih­ti­yaç du­yul­du­ğun­da elim­den gel­di­ğin­ce katkı ver­me­ye ça­lış­tım.
Bir­lik­te top­lan­tı­lar yap­tık, et­kin­lik­ler dü­zen­le­dik, yurt dışı bağ­lan­tı­la­rı kur­duk.
Ben hiç­bir zaman “Bu benim pro­jem” an­la­yı­şın­da ol­ma­dım.
Çünkü Didim için ya­pı­lan hiç­bir şey bir ki­şi­nin pro­je­si de­ğil­dir.
Didim için ya­pı­lan her ça­lış­ma, Didim’in ortak ça­lış­ma­sı­dır.
Şimdi görev bi­ti­yor, ama mü­ca­de­le bit­mi­yor
17 yıl uzun bir zaman.
Bu süre içe­ri­sin­de çok insan ta­nı­dım, çok top­lan­tı­ya ka­tıl­dım, çok ül­ke­ye git­tim, çok fark­lı in­san­lar­la aynı ma­sa­da otur­dum.
Kimi zaman çok güzel so­nuç­lar aldık.
Kimi zaman is­te­di­ği­miz so­nu­cu ala­ma­dık.
Kimi zaman yo­rul­duk.
Ama hiç­bir zaman Didim için ça­lış­mak­tan vaz­geç­me­dik.
Bugün gö­re­vim sona erer­ken ge­ri­ye dönüp bak­tı­ğım­da, ak­lım­da ya­pı­lan­lar­dan çok, Didim için bir şey­ler yap­ma­ya ça­lış­mış ol­ma­nın hu­zu­ru var.
Bana gü­ve­nen Didim tu­rizm ca­mi­ası­na…
Bir­lik­te ça­lış­tı­ğım Ti­ca­ret Odası Baş­kan­la­rı­na, Be­le­di­ye Baş­kan­la­rı­na, mec­lis üye­le­ri­ne…
Oda ça­lı­şan­la­rı­na…
Kamu ku­rum­la­rı­na…
Tu­rizm sek­tö­rü­nün de­ğer­li tem­sil­ci­le­ri­ne…
Yurt için­de ve yurt dı­şın­da Didim’i an­la­tır­ken ya­nı­mız­da olan her­ke­se…
Ve bu yol­cu­luk­ta emeği geçen bütün dost­la­rı­ma te­şek­kür edi­yo­rum.
2009 yı­lın­da bir gö­rev­le baş­la­yan bu yol­cu­luk, bugün bir görev de­ği­şik­li­ğiy­le sona eri­yor.
Ama benim için Didim sev­gi­si ve Didim tu­riz­mi için ça­lış­ma is­te­ği sona er­mi­yor.
Gö­rev­ler de­ği­şir, in­san­lar de­ği­şir, dö­nem­ler de­ği­şir.
Ama ya­şa­dı­ğı­nız şehre ve mes­le­ği­ni­ze duy­du­ğu­nuz so­rum­lu­luk de­ğiş­me­me­li.
Ben bun­dan sonra da gücüm yet­ti­ğin­ce Didim’i an­lat­ma­ya, Türk tu­riz­mi­ne katkı ver­me­ye ve ih­ti­yaç du­yul­du­ğun­da bil­dik­le­ri­mi pay­laş­ma­ya devam ede­ce­ğim.
Çünkü bazı gö­rev­le­rin sü­re­si var­dır.
Ama sev­da­la­rın sü­re­si yok­tur.
Didim de benim için on­lar­dan bi­ri­dir.
Te­şek­kür­ler Didim…